Eclectic türkçesi Eclectic nedir
- Seçen.
- Derleme.
- Seçme.
- Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş.
- Seçmeli.
- Eklektik.
- Dermeci.
- Derleyen.
- Çeşitli kaynaklardan derlenmiş.
- İktitafçı.
- Seçmeci.
Eclectic ile ilgili cümleler
English: Tom has an eclectic taste in music.
Turkish: Tom'un eklektik bir müzik zevki var.
Eclectic ingilizcede ne demek, Eclectic nerede nasıl kullanılır?
Eclectic method : Seçmeci yöntem. Elementleri birkaç yaklaşıma göre birleştiren metot. Türlü yöntemlerden yararlanma düşüncesine dayanan ve birleştirici bir anlayışı yansıtan yöntem. gerekseme ve zorunluklar karşısında çoğunlukla yabancı dil öğretiminde baş vurulan, türlü yöntemlerin özelliklerini taşıyan karma yönteme verilen ad. resim-iş eğitiminde hem yol göstermeye hem de serbest anlatıma eşit derecede önem veren öğretim yöntemi. Seçmeli yöntem.
Eclectic reasoning : Seçmeci usavurma. Birbirlerine karşıt iki ya da daha çok yöntem, öğreti ya da kuram ile ilgili düşünce ya da görüşlerden seçilen öğelere dayanan usavurma.
Eclectically : Eklektik olarak. Kapsamlı bir şekilde. Ayrıntılı bir şekilde. Bağımsız ve özgür düşünemeden. Eklektik bir şekilde. Çeşitli bir şekilde.
Eclecticism : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birbirlerine karşıt olan türlü öğretilerden seçilen düşüncelerden yararlanarak tek ve uyumlu bir inanç ya da düşünme dizgesi oluşturmaya çalışan felsefe görüşü. Aktarmacılık. Seçmecilik. Eklektizm. Uzlaştırma. Değişik ve çoğu kez birbirinin tam karşıtı olan felsefe dizgelerinin, görüş açılarının, kuramsal öncüllerin vb. bağdaşmaz yanlarını görmezlikten gelerek, bağdaşabilir yanlarını düzenli bir bütün oluşturmadan bir araya getirme tutumu. Seçip toplamak eğilimi.
Eclectics : Seçen. İktitafçı. Seçme. Derleme. Seçmeci. Eklektik. Seçmeli. Dermeci. Derleyen. Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş.
Declensions : Aşağıya doğru hareket eden. Aşağıya doğru eğilen. Bozulma. Çekim. Sapma. Çökme. Tasrif. Olumlu cevap. Gerileme.
Housecleaned : Temizlemek. Ev temizlemek. İstenmeyen kişileri atmak. Tasfiye etmek.
Declension : Bozulma. Tasrif. Olumlu cevap. Cümlenin çeşitli ögeleri arasında geçici anlam ilişkileri kurmak üzere ad veya ad soylu kelimelerin durum ekleri alarak girdikleri çekim. türkiye türkçesinde başlıca ad çekimi ekleri şunlardır: yalın durum (eksiz, yükleme durumu eki +ı, +u, nı, nu; yönelme durumu eki +a, +na, bulunma durumu eki +da, çıkma durumu eki +dan, ilgi durumu eki: +ın, +un, +nın, +nun. örnekler: iş, iş+i, iş+e, iş+te, iş+ten, iş+in; sen, sen+i, san+a, sen+de. sen+den, sen+in; okuduğum, okuduğum+u, okuduğum+a, okuduğum+da, okuduğum+dan, okuduğum+un vb. || eski türkçede ve bugünkü bazı yazı dilleriyle lehçelerde bunlara +ça eşitlik durumu, +ın/ +un vasıta durumu, -garu yön gösterme durumları eklerini de eklemek gerekir. || dilimizde bazı durumlarda bir kalıntı biçiminde +ça eki yine süregelmektedir: ben+ce, gönlüm+ce gibi. ile edatından ekleşen +la eki de yavaş yavaş birliktelik gösteren bir ad çekimi ekine dönüşme durumundadır: çocuk+la, annen+le, baban+la vb. iyelik ve çokluk ekleri için bk. işletme ekleri. Sapma. Ad çekimi. Gerileme. Çekim. Aşağıya doğru hareket eden.
Eclectisism : Seçmecilik. Yararlılık, sempatiklik, bilişsel ve duyusal farklılıklar vb. nedenlerden dolayı hayvanları kendi içlerinde sınıflandırmaya tabi tutma anlamına gelen bir çeşit basit türcülük.
Chantecler hen : Chantecler tavuğu. Beyaz ve keklik rengi olarak iki varyetesi olan, kanadada kombine verimli çiftlik tavuğu olarak geliştirilmiş, kaslı vücut formuna sahip, yumurta kabuğu rengi kahverengi olan tavuk ırkı.
İngilizce Eclectic Türkçe anlamı, Eclectic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eclectic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compilations : Derlemeler. Derleme eser.
Elective : Seçmeli ders. Seçilmiş. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçimli. Seçim. Seçilen. Elektif. İsteğe bağlı. İntihaplı.
Elisor : Belli bir duruşmada diskalifiye edilmiş bir çalışanın yerine görev yapmak üzere bir mahkeme tarafından atanmış kimse. Seçici. Jüri heyeti seçmekle görevlendirilen görevli.
Selecting : Alçaklık. Seçici. Seçiliyor. Ayıklama.
Eximious : Kusursuz. Mümtaz. Üstün. Güzide. Faziletli. Mükemmel. Seçilmiş. Seçkin.
Compositions : Nitelik. Bileştirme. Eserdeki düzeltme. Bileşim. Yapıt. Tertip. Beste. Kompozisyon. Anlaşma.
Choicer : Üstün. Güzide. Kalburüstü. Seçkin. Elit. Kaliteli.
Selective : Selektif. Seçimsel. Dikkatli. Seçici. Seçkili. Seçimli. Amaç. Ayıran.
Gleaners : Daneçin. Koleksiyoncu.
Eclectic synonyms : eclecticist, olition, choice, optional, choosing, gleaner, compilation, philosopher, analectic, electing, best of breed, opting, composition, compile, compiles, excerption, collection, collecting, collected work, collation, collations, choices, collected works, optionals, eclectics, discriminating, compiler, arbitrary, excerpting, electives, compiling, permissive, collectanea.
Eclectic zıt anlamlı kelimeler, Eclectic kelime anlamı
Undiscriminating : Görüşü olmayan. Farkı farkedemeyen.
Eclectic ingilizce tanımı, definition of Eclectic
Eclectic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Selecting. One who follows an eclectic method. As, an eclectic philosopher. Choosing (what is true or excellent in doctrines, opinions, etc.) from various sources or systems.

Bu kısımda Eclectic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eclectic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eclectic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eclectic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.