Elective türkçesi Elective nedir
- Seçmeli ders.
- Seçilmiş.
- Seçmeli.
- Seçimli.
- İntihaplı.
- Seçim.
- Seçilen.
- İsteğe bağlı.
- Seçimle elde edilen (bir makam).
- Seçimle ilgili.
- Elektif.
Elective ile ilgili cümleler
English: The way to protect yourself and your family from being adversely affected by television is to be more selective of the programmes you watch.
Turkish: Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.
English: At our high school, French is an elective.
Turkish: Bizim lisede, Framsızca seçmeli dersti.
Elective ingilizcede ne demek, Elective nerede nasıl kullanılır?
Elective course : Öğrenci tarafından tercih edilen ve zorunlu olmayan ders. Seçimlik dersi. Seçimlik ders. Seçmeli ders.
Elective franchise : Oy verme hakkı. Seçim hakkı.
Elective mutism : Tercihli sessizlik. Bir hastanın kendi isteğiyle girdiği sessizlik hali. Seçici konuşmazlık. Ruhsal kökenli nedenlerden kaynaklı konuşmama durumu. Tercihli dilsizlik. Seçici konuşmamazlık. Elektif dilsizlik.
Elective office : Görevlisi seçimle atanan memuriyet ya da mevki. Seçimli mevkii. Seçimle elde edilen görev.
Electively : İsteğe bağlı bir şekilde. Seçimle. Seçme yoluyla. Seçmeli olarak. Seçme hakkına sahip olarak. İsteğe bağlı olarak. Seçerek.
Selective advantage : Bir organizmaya yaşama ve üreme şansı veren herhangi bir karakter. Seçilme avantajı.
Selective breeding : Seçici çoğaltma. Seçmeli üretim. Yetiştirme. Seleksiyona dayalı ıslah. Seçici yetiştirme. Seçici çiftleşme. Daha iyi bir ırk yaratacak şekilde üretme. İnsanların, bitki ve hayvanlardan üretim yolu ile kendileri için faydalı (fazla meyve, süt vb.) olan genetik soyları yetiştirmeleri. Seçici üretme.
Non selective diffuser : Seçmez yayıcı. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı.
Selective : Seçimsel. Amaç. Seçmeli. Ayıran. Seçici. Selektif. Seçimli. Dikkatli. Seçkili.
Electives : İsteğe bağlı. Seçmeli ders. Seçmeli. Seçim. Elektif. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçilmiş. İntihaplı. Seçimle ilgili. Seçimli.
İngilizce Elective Türkçe anlamı, Elective eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Elective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Electees : Oy verilerek seçilen. Seçilmiş olan kimse.
Choosing : Seçi. Seçme. Seçen.
Course of study : Akademik dersler programı. Müfredat programı. Başlıca. Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu. Bir dizi derste verilen eğitim.
Arbitrary : Rastgele seçilmiş. Hakem kararı ile belirlenen. Gaddar. İhtiyari. Keyfi. Nedensiz seçilmiş. Saymaca.
Class : Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Sınıflandırmak. Kategorize etmek. Derslik. Sınıf. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Ders. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak.
Eclectics : Derleyen. Dermeci. Derleme. Seçmeci. Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş. Seçen. İktitafçı. Seçme. Eklektik.
Electee : Seçilmiş olan kimse. Oy verilerek seçilen.
Excerpted : Çıkartılmış. Seçme parça almak. Kopyası alınmış. Büyük bir eserden alınmış. Alınmış. Alıntı yapmak.
Election : Saylav. Seçimlik hakkı. Tercih. İntihap. Kabul.
Optioning : Şık. Seçme hakkı. Oy. Tercih. Tercih hakkı. Seçenek. İstem. Seçilen şey. Bekleme hakkı.
Elective synonyms : course of instruction, nonappointive, permissive, graded, polling, selection, option, culled, dilection, select, discretionary, alternative, choice, unprompted, enabled state, discretional, electorial, electoral, opted, facultative, course, selections, optional, elective course, selected, electives, facultative subject, optionals, eximious, choices, analectic, picked, the select.
Elective zıt anlamlı kelimeler, Elective kelime anlamı
Appointive : Tayine bağlı. Atama veya görevlendirme ile ilgili.
Obligatory : Mecburi. Vacip. Bağlayıcı. Zorunlu. Gerekli. Borçlandırıcı.
Elective ingilizce tanımı, definition of Elective
Elective kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exerting the power of choice. Selecting. In an American college, an optional study or course of study. As, an elective act.

Bu kısımda Elective kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Elective ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Elective anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Elective ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.