Seçim nedir, Seçim ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Biçilerek sürülmek için yere yayılan ekin, bir saçımlık ekin : Bahçede iki seçim sap oldu.

Kayırma, arkalama: Ne seçim yapuyon?

Biyoloji'deki anlamı:

Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. Seleksiyon.

Hukuki terim anlamı:

intihâ ~ hakb.kı: intihab hâkkı.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Çekimler arasından kurguda kullanılacakları ayırma.

Seçim isminin anlamı, Seçim ne demek:

Erkek ismi olarak; Seçme işi.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Karşılığı. seleksiyon) (Lat.selectio=seçim) Bazı organizmaların özellikle beliren karekterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamalariyle sonuçlanan doğal ya da yapma bir olay.

İngilizce'de Seçim ne demek? Seçim ingilizcesi nedir?:

selection, choice, selection (of takes, of shots)

Osmanlıca Seçim ne demek? Seçim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ıstıfâ'

Seçim hakkında bilgiler

 

Seçim, kendilerine memuriyet, temsil yetkisi veya bir vekalet verilecek, kanuni şartlara uygun kişilerin, bir kısım veya bütün vatandaşlar tarafından tercih ve tespit edilmesi işlemi; intihab. Toplu bir iradenin birden fazla aday arasında tercihte bulunması. Tayin etme, atama işleminin zıddı. Milletvekili, herhangi bir meclis veya encümen üyelerinin, dernek yöneticilerinin vs. seçimi. Demokratik ülkelerde çeşitli seçim sistemleri, değişik usullerle uygulanmaktadır. Seçim, yasama, yürütme ve yargı organlarının üyelerinin seçiminde de kullanılır.

Modern dünyada genel manada kabul gören bugünkü seçim anlayışı aslında antik Yunan'daki seçimlerden hayli farklıdır. Zira oligarşik nitelikler taşıyan bu sistemde siyasi pozisyonlara atamalar genellikle kura yöntemiyle yapılırdı.

Siyaset teorilerine göre devlet ve hükümetin otoritesi yönettikleri insanların ona rıza göstermesi ile ortaya çıkar ve bu durumu somutlaştırmanın temel yolu da seçimdir. Bütün dünyada genel kabul gören yaklaşımlar uyarınca tüm seçimler adil ve özgür bir ortamda yapılmalıdır.

Demokratik parlamenter rejimlere en uygun seçim sistemidir. Kuvvetli iktidarların doğması ve bir partinin tek başına iktidara gelmesine yol açar. Umumiyetle iki partili sistemleri doğurur. Kolay ve basit bir sistemdir. Oyların çoğunluğunu alan aday kazanmış olur. Liste varsa, liste kazanmış olur: a) Nispi çoğunluk, b) Mutlak çoğunluk, c) Barajlı çoğunluk olmak üzere üç çoğunluk sistemi vardır.

Seçim ile ilgili Cümleler

  • Bazı zor seçimler yapmak zorunda kalacağız.
  • Seçim size kalmış.
  • Seçim Kasım ayındaydı.
  • Ali Jackson seçimi kaybetti.
  • Seçim günü, seçmenler Nixon'u seçti.
  • O kötü bir seçimdi.
  • Daha fazla kişi oy verseydi biz seçimleri kazanmış olurduk.
  • Seçim çok yakındı.
  • Hayat seni zor seçimler yapman için zorlayabilir.
  • Bu onların seçimleriydi.
  • Yeni Papa'nın seçimi havai fişekler eşliğinde kutlandı.
  • Seçim günü soğuk ve yağışlıydı.
  • Seçim sonucu yarın ilan edilecek.
  • Seçim bölgesinde görüşürüz.
 

Seçim tanımı, anlamı:

Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

Aday : Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet. Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse.

Seçim yapmak : Seçmek.

Seçim bölgesi : Seçimlerde her muhtarlığa bağlı bölge.

Seçim çevresi : Bir milletvekilinin seçilmiş olduğu bölge.

Seçim kampanyası : Seçim öncesinde adayların seçilme şansını artırabilmek amacıyla yaptığı çalışma.

Seçim sandığı : Seçimde oyların içine atıldığı sandık.

Seçim tutanağı : Seçimlerde yetkili kurulca seçim sonuçlarının tespit edildiği resmî belge.

Seçim yasağı : Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilen ve seçim sırasında uyulması gereken yasaklar.

Ara seçim : Genel seçimler dışında yapılmış olan ara dönem seçimleri.

Kısmi seçim : 1961 Anayasasına göre Cumhuriyet Senatosu üyelerinden süresi dolanların yenilenmesi için yapılmış olan seçim.

Mahalli seçim : Belli bir bölgede yapılmış olan seçim.

Ön seçim : Genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılmasıyla yapılmış olan seçim. Bir yarışmada yarışmaya katılanlar arasında ön eleme yapma işi. Bir antenin aldığı çeşitli yayınlar arasında bir alıcının giriş devreleriyle yapılmış olan seçim.

Seçimlik : İsteğe bağlı, seçmeli olan.

Seçimlik ders : Seçmeli ders.

Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.

Kanun : Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. Yasa. Geçerli olan kural.

Yönetmelik : Bu kuralların yazılı olduğu belge, talimatname. Bir kuruluşun çalışma yöntemini belirleyen kuralların tümü. Yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, düzenleyici kuralların yazılı olduğu resmî belge.

İntihap : Seçme. Seçim.

Memuriyet : Memurluk.

Temsil : Özümleme. Oyun. Söz gelişi. Birinin veya bir topluluğun adına davranma.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Seçim katım : Ayırma, seçme : Bugün seçim katım var.

Seçim kuralları : Bir elektronun enerji seviyeleri arasında yapabileceği muhtemel geçişleri kontrol eden, dalga mekaniğinin önemli kuralları.

Seçime : Firengi, belsoğukluğu gibi hastalık.

Seçimli algılama : Toplumsal ve ruhsal koşullanma sonucu uyarıcıların kimilerinin seçilerek algılanması, kimilerinin ise görmezlik ve duymazlıktan gelinmesi.

Seçimli belgit : Çıkaran kurumca süresinden önce ödenebilen borç belgiti.

Seçimli bilgi dağıtım : Bir bilgi yayım dizgesinde, abonelerin tanımladıkları kişisel ilgi örüntülerine göre, onlara yeni yayınlanmış belgelere ilişkin sürekli biçimde bilgi göndermeyi amaçlayan kamu hizmeti.

Seçimli dikkatsizlik : Renkli olarak yazılmış sayılar ya da çizilmiş biçimleri kısa bir süre için deneğe gösterip sorguya çekince, deneğin sayı ya da biçimleri anımsamasına karşın renkler konusunda izlenimsiz kalması.

Seçimli etkilenme : (İletişim davranışı alanında) Kişilerin, türlü toplumsal-ekonomik -ruhsal koşullar içinde biçimlenen tutumlarına uygun haberleri ve yorumları, aykırı olanlara göre daha yüksek bir olasılıkla görme, duyma ya da okuma eğilimi.

Seçimli geçirgenlik : Bir akışkan karışımının birleşenlerinden bir bölüğünü sızdıran, gerisim tutan bir özdeğin seçicilik özelliği.

Seçimli kazanç : Pay iyesinin isteğine bağlı olarak pay belgiti ya da para biçiminde ödenebilen kazanç.

Diğer dillerde Seçim anlamı nedir?

İngilizce'de Seçim ne demek? : adj. polling, elective

n. election, poll, selection, choice

Fransızca'da Seçim : élection [la], sélection [la], choix [le], option [la]

Almanca'da Seçim : n. Elektion, Kür, Wahl, Wahlgang

Rusça'da Seçim : n. выбор (M), селекция (F), различение (N), перевыборы (PL)

adj. выборный, выборочный, предвыборный, избирательный