Choice türkçesi Choice nedir

  • Kalburüstü.
  • Üstün.
  • Güzide.
  • Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri.
  • Elit.
  • Kaliteli.
  • Çare.
  • Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Seçim.
  • Seçme hakkı.
  • İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih.
  • Tercih.
  • Seçenek.
  • Seçilmiş kişi veya şey.
  • Seçme.
  • Seçkinler.
  • Çekim.
  • Seçiş.
  • Seçkin.
  • Bk. yeğlenme değergesi.

Choice ile ilgili cümleler

English: Because of the storm, we had no choice but to stay at home.
Turkish: Fırtınadan dolayı, evde kalmaktan başka seçeneğimiz yoktu.

English: Ali told me that I had no choice but to do what he said I had to do.
Turkish: Ali bana yapmak zorunda olduğum şeyi yapmaktan başka seçeneğim olmadığını söyledi.

English: English is quite often the language of choice when speaking to an international audience.
Turkish: İngilizce uluslararası bir izleyici kitlesiyle konuşurken, oldukça sık tercih edilen bir dildir.

English: Ali knows there's only one choice that makes any sense.
Turkish: Ali mantıklı olan sadece bir seçeneğin olduğunu biliyor.

English: Ali felt he had no other choice than to confess to police.
Turkish: Ali polise itiraf etmekten başka bir seçeneği olmadığını hissetti.

Choice ingilizcede ne demek, Choice nerede nasıl kullanılır?

 

Choice based sampling : Seçime dayalı örnekleme.

Choice models : Seçim modelleri.

Choice of actors : Oyundaki belirli rolleri canlandırmak ya da göstermek için role en uygun oyuncuları seçme işi. Oynanacak oyundaki belirli kişileri canlandırmak için görünüş, ses ve tavır açısından oyuncu seçme işi. Oyuncu seçimi.

Choice of law : Alternatif hukuk tipleri arasında seçim yapma opsiyonu. Hukukun seçimi.

Choice of program : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oluk seçme. İstenilen izlenceyi alabilmek için almacı oluk seçici yardımıyla belirli bir oluğa ayarlama.

Binary choice models : İkili seçim modelleri.

Choice status : Yeğlenme değergesi. Kümeölçümde bir bireye yönelen çekimlerin küme birim sayısının bir eksiğine bölünmesiyle elde edilen ve bireyin başkalarına yeğlenme konumunu gösteren oransal ve ölçünlü değer.

First choice articles : Birinci kalite mallar. Birinci kalite mal.

Choice words : Dikkatle seçilmiş sözcükler. Sert ve saldırgan dil.

Choice quality : Seçkin nitelikli. Üstün kaliteli.

İngilizce Choice Türkçe anlamı, Choice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Choice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jammy : Şanslı. Ballı. Şans. Birinci sınıf.

Hightoned : Sosyetik.

Curatives : Sağlığa yararlı. Sağlığa kavuşturucu. Hastalığı iyileştirici. Şifalı. Derman. Sağaltıcı. Tedaviye ait. İlaç. Sağlık.

Braw : Yerinde. (iskoçça) gösterişli. İyi giyinmiş. İyi. Hoş. Mükemmel. Harika. Gösterişli. Gösterişli ve canlı bir şekilde renkli. Yetkin.

Declension : Aşağıya doğru eğilen. Çökme. Bozulma. Olumlu cevap. Ad çekimi. Sapma. Tasrif. Aşağıya doğru hareket eden.

Action : Aksiyon. Devinim. Askeri harekat. Yükselti. Faaliyet. Yapılan şey. Dava. Etkileme. Başla. Eylem.

Pukka : Halis. Birinci sınıf. Harika. Katıksız. Gerçek. Devamlı. Süper. Lüks.

Classic : Tipik. Klasikleşmiş. Alışılmış olan. Bilinen. Üstünlüğü kabullenilmiş olan sanatçı. Klasik yapıt. Birinci sınıf. Klasik eserler yazan yazar. Mükemmel. Değerini yitirmeyen.

Gentry : Kibar sınıf. Arkansas eyaletinde şehir. Yüksek sınıf. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Kibar tabaka. Üst tabaka. Eşraf.

Co optation : Atama. Oybirliği ile seçme.

Choice synonyms : freedom, picks, alternative, expediencies, way, electoral franchise, polling, advantageous, choices, high class, conclusion, glorified, beautiful people, corrective, high toned, first chop, predilections, conjugation, accidence, determination, camera shooting, favorite, excellent, draftings, pleasure, culled, volition, option, elective, draughting, refusals, egress, gentries.

Choice zıt anlamlı kelimeler, Choice kelime anlamı

Inferior : Ast. İkinci derecede. Kalitesiz. Alt. Aşağı derecede olan şey. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı derecede olan kimse. Bayağı. İnferiyor. Ast rütbede.

Choice antonyms : true false.

Choice ingilizce tanımı, definition of Choice

Choice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Worthly of being chosen or preferred. Precious. The determination of the mind in preferring one thing to another. Valuable. Election. Superior. Select. The voluntary act of selecting or separating from two or more things that which is preferred. Act of choosing.