Election türkçesi Election nedir

Election ile ilgili cümleler

English: After eight years of Bush the election of Obama was, for many, a breath of fresh air.
Turkish: Sekiz yıllık Bush döneminden sonra Obama'nın seçilmesi birçok kişi için bir nefes taze havaydı.

English: Coolidge won the 1924 election easily.
Turkish: Coolidge 1924 seçimini kolayca kazandı.

English: A general election will be held in May.
Turkish: Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.

English: He did not believe the election was lost.
Turkish: Seçimin kaybedildiğine inanmadı.

English: Ali won the election by just three votes.
Turkish: Ali sadece üç oyla seçimi kazandı.

Election ingilizcede ne demek, Election nerede nasıl kullanılır?

Election bribe : Seçim rüşveti. Seçimlerde seçilme şansını arttırmak amacıyla yapılan ödeme veya iyilik.

Election campaign : Seçim kampanyası. Saylav kampanyası.

Election campaign chairman : Yürütülen siyasi bir kampanyanın yetkili kişisi. Seçim kampanyası başkanı.

Election cycle : Seçim turu. Seçim sürecinde gerçekleştirilen hareketlilik ve heyecan.

Election day : Seçim günü. Saylav günü. Sandık günü.

Election pact : Bir seçimden önce yapılan anlaşma veya verilen söz. Seçim anlaşması.

 

Election gimmick : Bir seçimi kazanmak amacıyla bulunulan vaat veya dikkat çekici faaliyet. Seçim yutturmacası. Seçim zırvası.

Election pledge : Saylav propagandası. Saylav konuşması.

Election results : Seçim sonuçları.

Election propaganda : Seçilme şansını arttırabilmek amacıyla yapılan tanıtım ve promosyon. Seçim propagandası.

İngilizce Election Türkçe anlamı, Election eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Election ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vote : Bildirmek. Rey. Oy vermek. Oy kullanmak. İlan etmek. Oylayarak kararlaştırmak. Oy. Rey vermek. Oylamak. Önermek.

Co optation : Oybirliği ile seçme. Atama. Seçme.

Fondness : Şefkat. Düşkünlük. Sevgi. Yakınlık. Sıcaklık duygusu. Muhabbet. Fazla müsamaha. Meyil. Zaaf.

Cumulative vote : Birikim oyu. Birikimli oy.

Acknowledgement : Alındığını bildirme. Onay. Teslim. Tanıma. Onaylama. Alındı. Senet. Kabul etme. Alındılama.

Acception : Benimseme. Onaylama. Kabul edilmiş anlam.

Choosing : Seçme. Seçi. Seçen.

Acquiescing : Sorgusuz kabul eden. Karşı çıkmamak. Kabul etmek. Razı olmak. Sorgusuz kabul etme.

Acknowledgements : Kabul etme. Senet. Tasdik. İkrar. Onay. Alındılama. Tanıma. Teslim. Alındığını bildirme.

Predilections : Yeğ tutma. Yeğleme.

Election synonyms : co option, primary election, right of choice, general election, bye election, choices, anteriority, preference, acknowledgment, optioning, acceptance bill, acceptation, choice, acceptant, admission, acceptance, pick, acquiescence, acceptances, acceptancy, elective, polling, option, excerption, poll, selections, primary, dilection, accepting, electives, preferences, options, predilection.

Election ingilizce tanımı, definition of Election

Election kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Selection. Choice. The act of choosing.