Vote türkçesi Vote nedir

Vote ile ilgili cümleler

English: Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections.
Turkish: On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.

English: Are you going to vote for Ali Jackson?
Turkish: Ali Jackson'a oy verecek misin?

English: Ali and Mary are planning to vote for the same candidate.
Turkish: Ali ve Mary aynı adaya oy vermeyi planlıyor.

English: Ali certainly didn't vote for her.
Turkish: Ali kesinlikle ona oy vermedi.

English: Ali was unable to decide who he should vote for.
Turkish: Ali kime oy vermesi gerektiğine karar veremedi.

Vote ingilizcede ne demek, Vote nerede nasıl kullanılır?

 
 

Vote against : Muhalif oy vermek. Karşı oy kullanmak. Aleyhinde oy kullanmak. Muhalif oy. Aleyhinde oy vermek.

Vote by a show of hands : Tercih belirtmek için el kaldırarak oy kullanmak. El kaldırarak oylamak.

Vote by ballot : Belli bir seçimde görüşün yazılı olduğu kağıdı özel bir kutuya atarak fikir belirtmek. Seçim pusulasıyla oylamak. Pusulayla oy kullanmak.

Vote by proxy : Vekaleten oy kullanmak. Vekaleten oy vermek. Vekaletle oy kullanma.

Vote by show of hands : El kaldırarak oylama.

Vote of censure : Güvensizlik oyu.

Vote down : Oylayarak reddetmek. Oylama ile yenmek.

Vote contracting : Seçim rüşveti. Seçim parası. Belli bir adaya oy vermek için yapılan ödeme. Oy parası.

Vote counting : Oy sayım işlemi. Her aday için verilen oy sayısının belirlenmesi. Oy sayımı. Oy sayılması.

Vote catcher : Oy kazandıran şey.

İngilizce Vote Türkçe anlamı, Vote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Veto : Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Ret. Veto. Yasak. Reddetmek. Veto hakkı. Olmazlama. Red. Veto etmek.

Advertises : İlan vermek. Duyurmak. Reklam etmek. Reklamını yapmak. Reklam yayınlamak. Tanıtmak. Tanıtım yapmak. Reklam yapmak.

Secret ballot : Gizli oylama. Gizli oy verme usulü. Gizli oy.

Choice : Kalburüstü. Seçkin. Seçme. Seçme hakkı. Çare. Çekim. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Tercih. Kaliteli. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri.

Outvote : Oy üstünlüğü sağlamak. Daha fazla oy almak.

Voting : Oy kullanma. Oylama. Oy kullanan. Rey verme. Oy verme.

Polled : Budamak. Kesmek. Tepesini kesmek. Oy toplamak. Kel. Kamuoyu yoklaması yapmak. Boynuzunu kesmek. Boynuzu kesilmiş. Anket yapmak.

Affirms : İleri sürmek. İddia etmek. Onaylamak. Söylemek. Olumlamak. Beyan etmek. Tekrarlamak. Tasdik etmek. Doğrulamak.

Casting vote : Etkin oy. Başkanın oyu. Karar oyu. Belirleyici oy. Sonucu belirleyen oy.

Block vote : Toplu oy. Blok oy.

Vote synonyms : turn thumbs down, multiple voting, advertise, ballot vote, take, votes, counsel, cast a ballot, give vote, acquainting, hold out, positing, advertized, ballot, choose, poll, acquaints, ballots, proffers, proffered, split ticket, blaze abroad, bill, counseled, advises, hold forth, acquaint, commit, voted, announced, pick, blazon abroad, vote down.

Vote zıt anlamlı kelimeler, Vote kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Vote ingilizce tanımı, definition of Vote

Vote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to vote a candidate into office. To elec&?. To choose by suffrage. . An ardent wish or desire. A prayer. A vow. To express or signify the mind, will, or preference, either viva voce, or by ballot, or by other authorized means, as in electing persons to office, in passing laws, regulations, etc., or in deciding on any proposition in which one has an interest with others.