Olition türkçesi Olition nedir

Olition ile ilgili cümleler

English: He was not an abolitionist.
Turkish: O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.

English: This was the first time Tom had ever seen a demolition derby.
Turkish: Bu Tom'un şimdiye kadar gördüğü ilk yıkım derbiydi.

English: Well over three thousand people signed to prevent the demolition of this historic building.
Turkish: Bu tarihi binanın yıkımını önlemek için üç binin oldukça üzerinde kişi imza attı.

English: If the demolition of buildings gets out of control, the city is faced with the risk of turning into a pile of concrete.
Turkish:

Olition ingilizcede ne demek, Olition nerede nasıl kullanılır?

Abolition : Lağıv. Feshetme. Yürürlükten kaldırma. Yürürlükten kaldırılma. Ortadan kaldırma. Kaldırılma. İptal edilme. İptal. İlga. Lağvetme.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Abolition of law : Bir yasanın iptali. Bir kanunun feshedilmesi (hukuk terimi).

Abolition of restrictions : Kısıtlamaların kaldırılması.

Abolition of the caliphate : Halifeliğin kaldırılması.

Abolitionists : Köleliğin kaldırılması yanlısı. Köleliğin kaldırılması yanlıları.

Demolition of constructions : Bina yıkımı. Bina tahribi. Planlı bina yıkımı. Amaçlı bina yıkımı.

Demolition chamber : İmha çukuru. İmla haznesi. İmha boşluğu. Tahrip odası.

Demolition bomb : Parça tesirli bomba. Tahrip bombası. Tahrip gücü yüksek bomba.

Abolitionism : Köle ticaretine karşı politik hareket. Kaldırma akımı. Kölelik karşıtlığı. Köleliğin kaldırılması görüşü. Köleliğin kaldırılması akımı.

İngilizce Olition Türkçe anlamı, Olition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Olition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Back : Arka çıkmak. Önce. Alt tahta. Arkaya. Arka. Geçmişe. Geçmişte. Arkalık. Ayak arkası. Vazgeçmek.

Situation : Hal. Durum. Vazife. Ekmek kapısı. Mevki. Konum. Yer. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Görev.

Left : Sol. Sol el. Sola. Artık. Be.sola. Sola ait. Bırakılan. Kalmak. Sol kanat. Sol taraf.

Choices : Seçenek. Tercih. Seçme hakkı. Seçkinler. Seçkin sınıf. Şık. Seçim. Seçilen şey.

Station : Karakol. Makam. Yerleşme. Vaziyet. Rütbe. Kanal. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer. Bir bilişim ağında, aralarında veri iletişimi yapılabilen uçlarla donatılmış konumlardan her biri. Çıkış bölmesi. Mevki.

 

Choice : Bk. yeğlenme değergesi. Seçme hakkı. Seçilmiş kişi veya şey. Seçenek. Çare. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Kaliteli. Tercih.

Site : Mevki. Orun. Yer. Tesis. Oturtmak. Bir kentin kurulmuş olduğu yerin taşıdığı ve kentin gelişmesine olumlu ya da olumsuz etkisi olan yerbetim koşullarının tümü. bk. konum. Mekan. Yerleşim yeri. Açmak.

Pride of place : En yüksek mevki. Tepe mevki. Konumun üstünlüğü.

Juxtaposition : Dizme. Yanyana koyma. Yanyana bulunma. Birbirine yakın bulundurma. Yanyana bulundurulma. Birbirine yakın bulunma. Birbirine yakın koyma. Karşıtlık yaratma amacıyla bir araya getirme. Aralarında kimyasal bir kaynaşma olmaksızın, bilinen öğelerin yanyana konulması (bu durumda belge verilmez, çünkü bir bulgu söz konusu değildir). Yan yana koyma.

Vantage : Üstünlük. Avantajlı durum. Seyretme yeri. Bakış noktası. Avantaj.

Olition synonyms : military position, pole position, half mast, landmark, culled, rear, eximious, eclectic, polls, excerption, wing, lie, pitch, setting, front, best of breed, post, lead, stand, excerpting, place, right, analectic, line, choicer, point, choosing, half staff, electing, anomaly, eclectics, ground, opting.

Olition zıt anlamlı kelimeler, Olition kelime anlamı

Front : Önle ilgili. Önde bulunan. Karşı olmak. Örtübaşı. Yol göstermek. Öndeki. Bakmak. -e bakmak. Çehre. Ön.

Right : Gayet. Derleyip toplamak. Hak. Sağ. Haklı çıkarmak. Telafi etmek. Yolunda. Haklı. Dosdoğru. Çeki düzen vermek.

Back : Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Geçmişte. Arka. Arkalık. Ters. Art. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Savunucu. Geride. Arkasını imzalamak.

Olition antonyms : left, unbelief.