Abolition türkçesi Abolition nedir

  • Yürürlükten kaldırma.
  • İptal.
  • Lağvedilme.
  • Lağvetme.
  • İlga.
  • Fesih.
  • İptal edilme.
  • Yürürlükten kaldırılma.
  • Ortadan kaldırma.
  • Kaldırma.
  • Feshetme.
  • Lağv.
  • Kaldırılma.
  • Lağıv.

Abolition ile ilgili cümleler

English: He was not an abolitionist.
Turkish: O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.

Abolition ingilizcede ne demek, Abolition nerede nasıl kullanılır?

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abolition of law : Bir yasanın iptali. Bir kanunun feshedilmesi (hukuk terimi).

Abolition of restrictions : Kısıtlamaların kaldırılması.

Abolition of the caliphate : Halifeliğin kaldırılması.

Abolitionary : Yürürlükten kaldırma ile alakalı.

Catabolite : Herhangi bir katabolizma ürünü. Yıkıt. Katabolit. Katabolik faaliyetin ürünü (biyoloji terimi). Yıkım ürünü.

Antimetabolite : Metabolizmayı engelleyen madde. Karşıt etkin. Antimetabolit. Karşı-metabolit.

 

Catabolite gene activator protein : Katabolit gen aktivatör proteini. Camp almaç proteini. Cap.

Abolitionists : Köleliğin kaldırılması yanlısı. Köleliğin kaldırılması yanlıları.

Antimetabolit : Antimetabolit. Enzim molekülünde koenzim veya substrat durumundaki esas metabolitin yerini alarak enzimin bloke olmasına neden olan ilaç veya zehir.

İngilizce Abolition Türkçe anlamı, Abolition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abolition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wipeouts : Sörf tahtasından düşme. (spor) ikna edici yenilgi. Yok etme. Katliam. Başarısızlık. (argo terim) yenilgi. İmha etme. Sonunu getirme.

Ending : Sonek. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Çekim eki. Bir filmin sona erişini gösteren, filmin sonunda yer alan görüntüler; bu görüntülerin ortaya koyduğu belirli durum. Ölüm. Çözüm sahnesi. Baş. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Çözüm. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim.

Removal : Uzaklaştırma. İhraç. Sökme. Nakil. Taşınma. Halletme. Kovulma. Giderme. Görevden alınma.

Avoidances : Uzak durma. Sakınma. Kaçınma. İmtina. Kurtulma.

Nullification : Sıfırlama. Etkisiz hale getirme. Hükümsüz kılma. Etkisiz bırakma. Geçersiz kılma. İptal etme.

 

Avoidance : Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. Kurtulma. Sakınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. İmtina. Uzak durma. Çekinme.

Nullifications : Etkisiz hale getirme. Sıfırlama. Geçersiz kılma. İptal etme. Hükümsüz kılma.

Disposals : Kullanım. Yok etme. Emir. Düzen. Satış. Devir.

Extinction : Kararma. Yok etme. Nesli tükenme. Fizik, kimya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Soy tükenmesi. Yeryüzünden silinme. Söndürme. Körlenme.

Extinguishment : Borcu ödeme. Yokedilme. Bastırılma. Tamamen yıkım. Bitirme. Üzerine su dökme. Tamamen yokolma. Nesli tükenme. Feshedilme. Ortadan kaldırılma.

Abolition synonyms : cancelling, elevations, conclusion, repeals, abrogation, desuetude, dissolutions, abrogative, canceling, cancelation, abrogating, removals, abatement, desuetudes, abeyance, blotting, lifting, rescission, defeasance, abatements, exterminations, abolishment, eloignment, heaving, dissolution, eradicating, annihilation, proscription, annulments, abrogations, abolishing, cancel, killing.

Abolition ingilizce tanımı, definition of Abolition

Abolition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Abrogation. The act of abolishing, or the state of being abolished. An annulling. Utter destruction. As, the abolition of slavery or the slave trade. The abolition of laws, decrees, ordinances, customs, taxes, debts, etc.