Pollutions türkçesi Pollutions nedir

Pollutions ingilizcede ne demek, Pollutions nerede nasıl kullanılır?

Pollution control : Kirlilik denetimi. Kirlenme kontrolü. Kirlenmenin denetimi. Kirlilik kontrolü. Kirlenme denetimi. Hava, su ve toprak gibi çevre değerlerinin kirlenmesini önlemek üzere, kamu kuruluşlarınca önlem alınması ve bu önlemlerin yürürlüğe konması.

Air pollution : Hava kirlenmesi. Hava kirliliği. Doğal olarak havada bulunmayan gaz ve parçacıkların havanın bileşimine katılması sonucu havanın yapısının bozulması. hava pollüsyonu. Kentleşme ve işleyimselleşme sonucunda, insanların ısınma, taşınma ve öteki etkinleri yüzünden, havadaki, insan sağlığı için çekinceli özdekler oranının yükselmesi. Tenek kirliliği. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır.

Atmospheric pollution : Atmosferik kirlilik. Atmosfer kirliliği. Tenek kirlenmesi. Hava kirliliği. Atmosfer kirlenmesi.

Bacterial water pollution : Bakteriyel su kirliliği.

Chemical pollution : Suya istenmeyen kimyasal maddelerin karışması. Kimyasal kirlenme. Kimyasal kirlilik.

Sea pollution : Deniz kirlenmesi.

Genetic pollution : Genetik kirlilik. Genetik kirlenme. Kültür ortamlarından kaçan türlerle aynı türün yaban formunun eşleşmesi ve bunun sonucunda yaban hayatına daha az dayanıklı bireylerin meydana gelmesi olayı.

 

Harmonic pollution : Harmonik kirlenmesi.

Industrial pollution : Endüstriyel kirlenme. Endüstriyel atıklarla oluşan kirlenme.

Point source pollution : Nokta kaynaklı kirlenme. Belli bir kaynaktan gelen ve bir ortama yayılan kirlenme. Nokatasal kirlilik. Noktasal kaynaklı kirlilik.

İngilizce Pollutions Türkçe anlamı, Pollutions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pollutions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corrosion : Rüzgar aşındırması. Çürüyüş. Çürüklük. Çürüme. Bir gözlemcinin beklentilerine ve eğilimlerine uygun düşmediği için belli olguları görmezlikten gelmesinden ya da çarpıtmasından doğan yanlılık. Kimyasal aşınma. Suyun ya da çözeltilerin, kimyasal etkisiyle aşınma. Sürekli bitki örtüsünden yoksun kurak ve yarı kurak bölgelerde, rüzgarların yerden kaldırıp savurduğu ya da sürüklediği katı özdeklerin de yardımıyla, yeryüzünde oluşturdukları kendine özgü biçimlerin tümü. Madenlerin havadaki ya da sudaki oksijenle tepkimeye girmeleri sonucu yüzeylerinde oluşan aşınma. Aşındırma.

Atmospheres : Çevre. Basınç birimi. Ortam. Atmosfer.

Airs : Çalım. Havalar. Gösteriş. Özel. Fiyaka. Kurum. Caka.

Defilements : Lekeleme. Pisletme. Bozma. İffetsizlik.

Soiling : Dört yaşın üstünde olan çocukların bilerek veya bilmeyerek dışkı yaparak giysilerini kirletmeleri (tıp veya medikal terimi). Ahırdaki sığırı yeşim yem vererek besleme (tarım). Lekeleme. Dışkı çıkarma. Altına yapma. Enkoprezi. İrade dışı bir şekilde dışkı yapma. Bir şeyi kirletme.

 

Desecration : Kutsal bir şeye karşı saygısızlık. Kutsal şeye saygısızlık. Saygısızlık. Hürmetsizlik. Tecavüz.

Aromas : Koku. Ortam. Koku (kuvvetli ve hoş). Aroma. Hoş koku. Aroma (güzel) koku. Itır. Güzel koku. Rayiha.

Being impaired : Hasarlı olma. Bozulmuş olma. Yaralanmış olma. Hasarlanmış olma. Yaralanma.

Befoulment : Batırma. Lekeleme. Berbat etme.

Contaminations : Atık. Bulaşım. Bulaştırma. Kirlenme (mikrop veya zehir vb ile). Kirletilme (mikrop veya zehir vb ile). Kirletme (mikrop veya zehir vb ile). Bulaşma.

Pollutions synonyms : sound pollution, biodegradable pollution, dust contamination, nonbiodegradable pollution, soilure, environmental condition, blighter, thermal pollution, filthiness, ambiences, dinginess, contamination, asshole, grunge, deflorations, defloration, aero, ambiance, impurity, dirtiness, messing, atmosphere, grubbiness, cruds, grimed, cockhead, defilement, breakdown, aethers, debauchedness, griming, decay, crapped.

Pollutions zıt anlamlı kelimeler, Pollutions kelime anlamı

Purity : Saflık. Temizlik. Bir olayın başka olayların etkileri ya da ikincil özelliklerinden yalıtılmış olma ya da bir ölçme aracının çeşitli uygulamalarında aynı boyuta ilişkin ölçümler verme özelliği. Arılık.

Decontamination : Bir maddedeki zararlı radyoaktif cisimleri ayırmak. Zehirlenmeye neden olan maddelerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması. Dekontaminasyon. Zararlı maddelerden arındırma. Kir giderme. Dezenfekte. Bulaşmayı giderme, temizleme. Arıtma. Arındırma.

Pollutions antonyms : nonbiodegradable pollution, biodegradable pollution.