Contrive türkçesi Contrive nedir

Contrive ile ilgili cümleler

English: He contrived a means of speaking to Nancy privately.
Turkish: O, Nancy ile özel olarak konuşmanın bir yolunu buldu.

English: He contrived a new engine that does not use gas.
Turkish: O, benzin kullanmayan yeni bir motor icat etti.

Contrive ingilizcede ne demek, Contrive nerede nasıl kullanılır?

Contrived : Uyduruk. Zoraki. Danışıklı. Zahmetli. Uydurma. Bulunmuş. Yapmacık. Başarılmış. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış. Yapay.

Contrivedly : Büyük uğraşlarla. Uyduruk bir şekilde. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış olarak. Zor bir şekilde. Yapay olarak. Yapmacık olarak.

Contriver : Entrikacı. Bir şeyi tasarlayan veya icat eden kimse. Çizici. Plan yapan kimse. Komplocu.

Contrivers : Entrikacı. Bir şeyi tasarlayan veya icat eden kimse. Komplocu. Çizici. Plan yapan kimse.

Contrives : Başarmak. Yapmak. Yolunu bulmak. Planlamak. Ev idare etmek. Becermek. Akıl etmek. Bulmak. Uydurmak. Tasarlamak.

Contriving : İcat etmek. Yapmak. Tasarlamak. Yolunu bulmak. Bulmak. Uydurmak. Ev idare etmek. Başarmak. Akıl etmek. Planlamak.

Contribute to : Katkıda bulunmak. Bağış yapmak. Bir amaç için yardım etmek. Sebep olmak. Gerçekleştirerek katılmak.

 

Contrivances : İcat. Buluş. Düzenek. Entrika. Mekanizma. Tertip. İcat yapmak. Cihaz. Kurma. Hüner.

Contributed : Katkıda bulunmak. Yazı vermek. Bağışta bulunmak. Payı olmak. Katılmak. Vermek.

Contribution : Prim. Aidat. Destek. Mükellefiyet. Makale. İştirak. Bağış. Yardım. Muavenet. Yazı.

İngilizce Contrive Türkçe anlamı, Contrive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contrive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blue print : Mavi baskı. Ozalit baskısı. Plan. Mavi ozalit.

Conjure : Afsunlamak. Büyülemek. Rica etmek. El çabukluğu ile çıkarmak. Hokkabazlık yapmak. Büyü yoluyla ruh çağırmak. Ruh çağırmak. Yalvarmak. Büyü yoluyla çağırmak (ruh vb).

Arrange : Düzeltmek. Sıraya koymak. Saptamak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Aranje etmek. Yoluna koymak. Dizmek. Halletmek.

Calibrate : Çaplamak. Kalibrasyon yapmak. Ayarlanmış. Düzeltmek. Ayar etmek. Kalibresini bulmak. Çapını ölçmek. Derecelendirmek.

Blueprint : Taslak. Ozalit. Ayrıntılı tasarı. Proje. Mavi kopya. Mavi kopya çıkarmak. Ozalit kopya. Kılavuz.

Calibre : Kalibre. Kalite. Ölçü. Yetenek. Çap. Kabiliyet. Kapasite.

Assayed : Kalkışmak. Analiz etmek. Ayar etmek. Tahlil etmek. Değerli maden içermek. Ayarını belirlemek. Denemek. Çözümlemek. Yoklamak.

Rake in : Çok para kazanmak. Avanta kazanmak. Büyük para kazanmak. Parayı bulmak.

Fucks : Düzmek. Sikmek. Düzüşmek. Berbat etmek. İlişkiye girmek. İçine etmek.

Cast about : Sıkıntıyla aramak. Çare aramak. Düşünmek. Arayıp sormak. Araştırmak. Dolanıp aramak. Aranıp durmak. Volta vurmak.

 

Contrive synonyms : create by mental act, come through, cogitating, ascertain, assimilate, plan, detects, cogs, coin, create mentally, calibres, charts, devised, attemper, concert, forge, father, acquit oneself, contrives, act, bring home the bacon, assembly, arrives, come up with, achieve, adjusts, build up, fathered, invent, design, carry it off, devises, chart.

Contrive ingilizce tanımı, definition of Contrive

Contrive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To invent. To devise. To form designs. To design. To scheme. To form by an exercise of ingenuity. To plot. To plan. To plan. To make devices.