Blue print türkçesi Blue print nedir

Blue print ingilizcede ne demek, Blue print nerede nasıl kullanılır?

Blue : En iyi doğrusal yansız tahminci. Kederli. Sınav. Umutsuz. Canı sıkkın. Müstehcen. Morali bozuk. Çürümüş. Maviye boyamak. Çarçur etmek.

Print : Çap etmek. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). Damga. Tabetmek. Desen basmak. Kalıp. Matbaada basmak. İz. Yayınlatmak. İşlemek (beynine).

Blue print stage : Planlama aşamasında. Tasarı aşamasında.

Blue and black : Mavi ve siyah.

Blue and the grey : Mavi ve gri. İç savaş'taki birlik (mavi üniforma giyen) ve müttefik (gri üniforma giyen) orduları.

Blue andalusian hen : Yumurta veriminin yüksekliğinden ziyade vücut tüylerinin rengindeki kalıtım şeklinin özelliğinden dolayı yetiştirilen, değişik tonlarda görülen mavi tüyleriyle tanınan, ana vatanı ispanya olan yumurtacı bir tavuk ırkı. Mavi endülüs tavuğu.

İngilizce Blue print Türkçe anlamı, Blue print eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blue print ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Diag : Diagram (diyagram). Bir açıklama ifade eden çizim. Diyagram halinde. Diyagram. Çizelge. Şema.

Cast about : Aranıp durmak. Arayıp sormak. Düşünmek. Çare aramak. Volta vurmak. Araştırmak. Sıkıntıyla aramak. Dolanıp aramak.

Chart : Çizelge. Karmaşık sayısal çizelgeleri kolayca kavranır biçimde sunmaya yarayan çizimsel anlatım. Çizelge ile göstermek. Çizim. Haritasını çizmek. Harita. Taslağını çıkarmak. Grafik. Grafiğini çıkarmak. Haritaya almak.

Cadre : Kadro. Kurmay heyeti. Çekirdek kadro elemanı. Hücre. Çekirdek kadro. Kadre. Çerçeve. Pentastomidlerin ağzını astarlayan dayanıklı yapı.

Arrangement : Düzen. Sıra. Sözleşme. Düzenlenmiş şey. Aranjman. Anlaşma. Sıralama. Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. Kombinezon. Tanzim.

Concerting : Dinleti. Konser. Bir araya gelerek karar almak. Birlikte hareket etmek. Ahenk. Kararlaştırmak. Birlik. Ses bütünlüğü. Anlaşmak.

Drawing : Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Karakalem resim. Tersim. Keşidecinin değerli kağıtları düzenleme işlemi. Tasar. Tecimsel bir belgiti düzenleyerek imza ettikten sonra işleme koyma. Resim. Resim sanatı. Çizim. Eskiz.

Blueprinting : Dizayn etmek. Tasarlama. Motorun şartnamelere tam uygun olarak sökülmesi ve montajı. Karalamak.

Diagramed : Diyagram ile göstermek. Şema. Çizem. Diyagramını çizmek. Diyagram. Resim. Grafik. Taslak. Çizge.

Calculates : Tahmin etmek. Endazeye vurmak. Hesap kitap yapmak. Güvenmek. İhtimal vermek. Saymak. Bel bağlamak. Hesap yapmak.

Blue print synonyms : conceives, cogitating, blueprinted, conspectuses, ozalid print, charts, cogitates, concert, blueprints, contrives, designment, casting, calculate, cyanotype, cogitate, architect, arranges, conceptualise, arrange, contriving, charted, diagram, cogitated, design, cast around, device, conspectus, conceive, blueprint, contrive.