Blue türkçesi Blue nedir

  • Sınav.
  • Morali bozuk.
  • Üzgün.
  • En iyi doğrusal yansız tahminci.
  • Çivit.
  • Deniz.
  • Har vurup harman savurmak.
  • Açık saçık.
  • Kederli.
  • Keyifsiz.
  • Maviye boyamak.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Hüzünlü.
  • Muhafazakar partili.
  • Çarçur etmek.
  • Blue.
  • Umutsuz.
  • Mavi yapmak.
  • Morarmış.
  • Mavi.
  • Çürümüş.
  • Çivitlemek.
  • Canı sıkkın.
  • Müstehcen.

Blue ile ilgili cümleler

English: A chance like this only comes along once in a blue moon.
Turkish: Böyle bir fırsat ancak kırk yılda bir gelir.

English: A white cloud is floating in the blue summer sky.
Turkish: Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.

English: Ali always wears a blue shirt.
Turkish: Ali her zaman mavi gömlek giyer.

English: A heart attack often comes like lightning from a blue sky.
Turkish: Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.

 
 

English: A green carpet won't go well with these blue curtains.
Turkish: Bu mavi perdelerle yeşil bir halı güzel gitmez.

Blue ingilizcede ne demek, Blue nerede nasıl kullanılır?

Blue and black : Mavi ve siyah.

Blue and the grey : İç savaş'taki birlik (mavi üniforma giyen) ve müttefik (gri üniforma giyen) orduları. Mavi ve gri.

Blue andalusian hen : Mavi endülüs tavuğu. Yumurta veriminin yüksekliğinden ziyade vücut tüylerinin rengindeki kalıtım şeklinin özelliğinden dolayı yetiştirilen, değişik tonlarda görülen mavi tüyleriyle tanınan, ana vatanı ispanya olan yumurtacı bir tavuk ırkı.

Blue annealing : Mavi tavlama.

Blue baby : Mavi hastalık.

Blue blooded : Asil. Soylu. Soylu bir geçmişten gelen. Aristokrat.

Blue bottle fly : Gök et sineği. Böcekler (ınsecta) sınıfının, iki kanattılar (diptera) takımından, 7-13 mm kadar uzunlukta, karnı mavi renkli olan, yumurtalarını etlere bırakan bir eklem bacaklı türü.

Blue background : Mavi artalan.

Blue boy : Gözde. Gözbebeği.

Blue blood : Soylu. Asillik. Asil. Soyluluk. Asilzade. Soylu kan. Asalet. Asil kan. Soylu kimse. Aristokrat.

İngilizce Blue Türkçe anlamı, Blue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissipate : Harcanmak. Yok olmak. Yaymak. Boşa harcamak. Aptalca harcamak. Dağıtmak. Gidermek. Yok etmek.

Bluing : Çivitleme. Silaha renk verme. Menevişleme. Mavileştirme. Meneviş.

Browned off : Çileden çıkmış. Usanmış. Gına gelmiş. Bıkmış usanmış. Bıkıp usanmış. Kafası bozuk. Bıkmış.

Disillusioned : Farkına varmış. İllüzyon olmayan. Bozulmuş. Gerçek. Realistik. Hayal kırıklığına uğramış. Kırık. İlüzyon olmayan. Gözü açılmış.

Blacker : Karalayıcı. Siyah. Pis. Koyu. Zenci. Kızgın. Kara. Kötü. Uğursuz.

Cheerlessness : Kasvet. Neşesizlik. Kasvetlilik. İç karartıcılık.

Mains : Horoz dövüşü. Ana boru. Şehir şebekesi. Kentlerde belirli bir merkezden bir elektrik ağıyla dağıtılan elektrik akımı. Dağıtım şebekesi. Okyanus. Ana besleme. Elektrik şebekesi. Kuvvet. Toplayıcı hat.

A error : A-hatası.

Abject : Tam. Sefil. İğrenç. Aşağılık. Alçak. Bedbaht. Miskin. Acınası. Perisan.

Blue synonyms : bluest, chopfallen, fool away, decadent, a priori analysis, play ducks and drakes with money, furnaces, bluer, direful, northern, contusioned, a level, frittered, sea, depressing, decadents, aggrieved, indigotic, naval, bleakest, bleaker, testings, depressed, feelthy, addled, ecchymosed, decomposed, bluings, harried, afflicted, maritime, degenerated, dirtier.

Blue zıt anlamlı kelimeler, Blue kelime anlamı

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akromatik. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksiz.

Southern : Güney. Güneyli. Güneye ait.

Blue ingilizce tanımı, definition of Blue

Blue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Blue violets. A pigment having such color. Sometimes, poetically, the sky. One of the seven colors into which the rays of light divide themselves, when refracted through a glass prism. The color of the clear sky, or a color resembling that, whether lighter or darker. As, the deep, blue sea. Having the color of the clear sky, or a hue resembling it, whether lighter or darker. To dye of a blue color. As blue as a sapphire. To make blue. To make blue by heating, as metals, etc.