Mains türkçesi Mains nedir
- Kuvvet.
- Dağıtım şebekesi.
- Kentlerde belirli bir merkezden bir elektrik ağıyla dağıtılan elektrik akımı.
- Ana kablo.
- Elektrik şebekesi.
- Ana boru.
- Ana besleme.
- Okyanus.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Zor.
- Deniz.
- Toplayıcı hat.
- Şehir şebekesi.
- Kanalizasyon.
- Şebeke girişi.
- Kent akımı.
- Horoz dövüşü.
Mains ile ilgili cümleler
English: The water mains burst due to the earthquake.
Turkish: Su şebekesi deprem nedeniyle patladı.
English: A dead deer being pecked by vultures, remains partly eaten by other animals, that sort of rotten meat is called 'carrion'.
Turkish: Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.
English: Overseas food exports are one of the mainstays of agribusiness.
Turkish: Yurtdışı gıda ihracatları tarım dayanaklarından biridir.
English: A cunt remains a cunt!
Turkish: Bir pislik her zaman bir pislik kalır!
English: Ali doesn't listen to mainstream music.
Turkish: Ali ana akım müzikleri dinlemez.
Mains ingilizcede ne demek, Mains nerede nasıl kullanılır?
Mains antenna : Şebeke anteni.
Mains fluctuations : Şebeke gerilim dalgalanması.
Mains frequency : Şebeke frekansı.
Mains switch : Şebeke kesicisi.
Mains unit : Şebeke ünitesi. Şebeke unitesi.
Service mains : Yaşam etkinliklerinin sonucu olarak ortaya çıkan sıvı ve atıklarla hertürlü pisliğin, insan sağlığına dokunca vermeyecek bir biçimde konutlardan ve öteki yapılardan toplanarak arıtma ve yoketme duralgalarına taşınmasını sağlayan dizge. Arkdüzen. Kanalizasyon sistemi.
Water mains : Bir kent ya da kasabada suyu kaynağından alarak konut ve işyeri gibi tüketicinin bulunduğu yerlere ulaştırmak amacıyla kurulmuş bulunan borulardan oluşan dizge. Su dağıtım ağı. Su şebekesi. Ana su borusu.
Mainsprings : Baş neden. Asıl neden. Esas sebep. Büyük zemberek. Baş etken. Başlıca etken. Ana ateşleme yayı. Ana yay.
Mainspring : Büyük zemberek. Ana yay. Baş etken. Ana ateşleme yayı. Asıl neden. Bir hareketin arkasındaki esas neden. Baş neden. Esas sebep. Başlıca etken.
All mains : Her voltaja ayarlanan (alıcı).
İngilizce Mains Türkçe anlamı, Mains eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sea row : Dekorda deniz görünümünü sağlayan taban.
Bluest : Mavi yapmak. Açık saçık. Müstehcen. Hüzünlü. Çivit. Keyifsiz. Sınav. Çivitlemek. Çürümüş.
Exponent : Misal. Örnek. Üst. Taraftar. Beyan eden kimse. İfade eden şey. Bir niceliğin sağ üst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı. Bir kayan ayrımlı gösterimde, gerçek sayı elde edilmek üzere, değişmez ayrımlı parça ile çarpılmadan önce, belirtilmemiş kayan ayrım tabanının yükseltileceği gücü gösteren sayıt. örn. 0,0001234 sayısının kayan ayrımlı gösterimi şudur: 0,1234 -3. burada -3. üst'tür. Sembol. Üs.
Wiring : Kablaj. Çıngı tertibatı. Kablo şebekesi. Telle bağlama. Elektrik hatlarını döşeme. Elektriği iletmek üzere yalıtılmış iletken tel veya teller kümesi. Elektrik hatları (binadaki). Elektrik kabloları (binadaki).
Oceans : Derya.
Constrainment : Baskı. Mecburiyet. Zorlama.
Sewer : Lağım suyu. Geriz. Lağım. Kanalizasyon kanalı. Çirkef. Dikişçi. Keriz. Atık su kanalı. Dikici.
Dinted : Ufak çukur. Çizik. Çizgi. Ufak çukur açmak. İz. Çentik.
Energy : Mecal. Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi. Çalışmada, her türlü üretimin yaratılmasında, ulaşımda sayılı bir dayanak olan, bir bölümü elektrik, akaryakıt, kömür vb.; bir bölümü de rüzgar, su, güneş ısısı gibi kaynaklar ya da insan ve hayvandan sağlanan güçlerin tümü. Gayret. Özdeğin iş yapabilme yeteneğinin ölçüsü olan nicelik. (konumsal görelikten doğan gizilgüç ya da konum değişiminden doğan kinetik erke gibi biçimleri, ısı ve iş gibi bir dizge ile çevresi arasında aktarım türleri; ışınım, elektrik, yüzey erkeleri gibi türleri vardır.). Kudret. Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlı erke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdeksel erkelerdir. Derman. Güç.
Mains synonyms : cock fighting, canalisation, complicated, rivered, power supply system, naval, sewages, sewerage, main, sewage system, canalization, ocean, brines, nautical, oceanic, saltwater, lead wire, adaptable, compulsion, deep, the deep, drainage, compulsions, faculty, emphasis, river, doughtiness, activity, difficult, action, ardous, cruel, exacting.
Mains zıt anlamlı kelimeler, Mains kelime anlamı
Unadaptable : Uyarlanamayan. Kullanışsız. Uygun olmayan. Uyumsuz.
Mains ingilizce tanımı, definition of Mains
Mains kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The farm attached to a mansion house.

Bu kısımda Mains kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mains ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mains anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mains ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.