Drawing türkçesi Drawing nedir

  • Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarını resimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
  • Taslak.
  • İşleme koyma.
  • Çekme.
  • Keşide etmek.
  • Tecimsel bir belgiti düzenleyerek imza ettikten sonra işleme koyma.
  • Resim sanatı.
  • Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Resim.
  • Kroki.
  • Keşidecinin değerli kağıtları düzenleme işlemi.
  • Tasar.
  • Plan.
  • Eskiz.
  • Resim taslağı.
  • Tasarı.
  • Karakalem resim.
  • Resim çizme sanatı.
  • Çizim.
  • Çizme.
  • Çizgi.
  • Tersim.

Drawing ile ilgili cümleler

English: After dinner, we all went into the drawing room.
Turkish: Akşam yemeğinden sonra, Hepimiz çizim odasına gittik.

English: Ali is drawing something.
Turkish: Ali bir şeyler çiziyor.

English: Ali is drawing a sketch of the house.
Turkish: Ali evin bir krokisini çiziyor.

English: Ali is drawing a picture of a small boy and his dog.
Turkish: Ali küçük bir çocuk ve onun köpeğinin bir resmini çiziyor.

English: Ali is drawing a picture.
Turkish: Ali bir resim çiziyor.

 

Drawing ingilizcede ne demek, Drawing nerede nasıl kullanılır?

Drawing a bow at venture : Boş atıp dolu tutmak.

Drawing a line : Çizgi çizme. Çizgi uzatma. Çizgi yapma.

Drawing account : Vadesiz mevduat. Ortaklıklarda ortaklar için açılan şahsi hesap. Süresiz sayışım ya da yatırım. Vadesiz cari hesap. Vadesiz mevduat hesabı. Vadesiz hesap. Açık hesap. Mevduat hesabı. Çek sayışımı.

Drawing bench : Hadde tezgahı.

Drawing block : Resim kağıdı.

Drawing compasses : Resim pergeli.

Drawing compass : Resim pergeli.

Drawing in blank : Üzerinde bulunması zorunlu bazı unsurlara ilişkin bilgiler yazılmadan düzenlenerek lehtara verilen poliçe veya bono. Açık keşide.

Drawing defaults : Çizim varsayılanları.

Drawing conclusions : Sonuçlara varma. Dersler çıkarma. Son fikirlere veya yargılara varma. Sonuçlar çıkarma. Neticeler çıkarma.

İngilizce Drawing Türkçe anlamı, Drawing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drawing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rough copy : Müsvedde. Karalama.

Trace : Dayandırmak. İzinden gitmek. İzlemek. Ortaya çkmak. Kopya etmek. Tasarlamak. Keşfetmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İz. İz sürmek.

Draft plan : Taslak plan.

Scrabble : Çiziktirmek. Tırmalanmak. Aramak. Acele ile yazmak. Çızıktırmak. Tırmalamak. Karalama. Karalamak. Eşelemek. Kargacık burgacık yazmak.

Figure : Endam. Görünmek. Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü. Şekillendirmek. Rakam. İnsan tasviri. Sayar. Yer almak. Desen.

Illustration : İlüstrasyon. Görünüleme. Verileri görsel kavramaya elverişli biçimde sunma. Açıklama. Tanım. Örnek. Örnekleme. İllüstrasyon.

 

Device : Nisan. Cihaz. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Eğilim. Aygıt. Makine. Araç. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Hile.

Design : Planlamak. Tasar çizim. Tasarım. Çizmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Desen. Josparını çizmek. Bir yapının ya da bir yerleşmenin düzentasarının tümünün ya da belli bölümlerinin, uygulayımsal çizim kurallarına uygun olarak, tasar, kesit, görünüş ve görünge biçiminde çizilmesi işlemi. bu işlem sonunda ortaya çıkan çizem. Ölçülendirmek. Tasarlamak.

Boot : İşe yaramak. Bagaj. Çizme giydirmek. Sepetleme. Potin. Futbol tekme atmak. Tekme atmak. Ön yükleme. Ayak ile vurmak.

Sketch : Ön taslak. Eskizini çizmek. Taslağını yapmak. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Taslağını çizmek. Kısa öykü ya da piyes. Kısaca tarif etmek. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Taslak yapmak. Dekor taslağı.

Drawing synonyms : silverpoint, nontextual matter, stick figure, image, dinting, constructions, conspectuses, idea, buskin, representation, intention, abducts, value, blueprinted, furrows, rendering, allures, depiction, drafting, grain, due, abduct, construction, proformas, graphics, diagramed, abducting, chaussures, ichno, proforma, designment, contracting, crossing out.

Drawing ingilizce tanımı, definition of Drawing

Drawing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of pulling, or attracting.