Contribute to türkçesi Contribute to nedir

  • Katkıda bulunmak.
  • Sebep olmak.
  • Bir amaç için yardım etmek.
  • Bağış yapmak.
  • Gerçekleştirerek katılmak.

Contribute to ile ilgili cümleler

English: I hope this treaty will contribute to peace in the world.
Turkish: Bu antlaşmanın dünya barışına katkı sağlayacağını umuyorum.

English: I appeal to you to contribute to the new clinic.
Turkish: Yeni kliniğe katkıda bulunmanı rica ediyorum.

English: How many people contribute to Tatoeba?
Turkish: Tatoeba'ya kaç kişi katkıda bulunuyor?

English: I contribute to this forum almost every day.
Turkish: Neredeyse her gün bu foruma katkıda bulunuyorum?

English: Can Tatoeba contribute to the saving of endangered languages?
Turkish: Tatoeba, yok olma tehlikesinde olan dillerin korunmasında katkıda bulunabilir mi?

Contribute to ingilizcede ne demek, Contribute to nerede nasıl kullanılır?

Contribute : Katılmak. Yazı hazırlamak. -de payı olmak. Katkısı olmak. Vermek (bağış olarak). Katkı koymak. Yardım etmek. Katkı yapmak. Neden olmak. Bağışta bulunmak.

To : Karşı. Oranla. İle. Ya. Göre. -e göre. Arasında. Kadar. -mek -mak (mastar). İla.

Contributed : Vermek. Bağışta bulunmak. Katılmak. Payı olmak. Yazı vermek. Katkıda bulunmak.

Contributed surplus : Ortaklarca işletmede bırakılan karlar. Bırakılmış kar. Paydaşlar tarafından ortaklığa bırakılan kar. İşletmede bırakılan karlar.

 

Contributes : Yardım etmek. Vermek. Katılmak. Vermek (bağış olarak). Yazı vermek. Bağışlamak. Katkı yapmak. Payı olmak. Katkısı olmak. Bağışta bulunmak.

Ab intestato : (latince) vasiyet bırakmadan vefat (louisiana medeni yasası, abd).

İngilizce Contribute to Türkçe anlamı, Contribute to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contribute to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inclines : Eğmek. Yönlendirmek. Eğilmek. Çalmak. Baş eğerek selamlamak. Yöneltmek. Eğilimi olmak. Yatmak. Meyletmek. Sürüklemek.

Redound : Yararı olmak. Kazandırmak. Arttırmak. Sonuçlanmak. Neticelenmek. Artırmak. İyi etkilemek. Gerektirmek. Gerilemek.

Lends : Ödünç vermek. Vermek. Borç vermek.

Begetting : Baba olmak. Babası olmak. Neden olmak. Yaratmak. Peyda etmek. Peydahlamak. Yol açmak.

Caused : Mütevellit. Sebep oldu. Yol açmak. Yol açtı. Doğurmak. Neden olmak. Sebep olan. Meydan vermek. Sebep olmuş.

Bring forth : Vermek. Neden olmak. Hasıl etmek. Meydana getirmek. Doğurmak. Ürün vermek. Getirmek.

Conducing : Neden olmak. Gerektirmek. Götürmek. Yol açmak. Yardım etmek.

Bring along : Getirmek. Gelişmesini hızlandırmak. Beraberinde getirmek. Yanında getirmek. Neden olmak.

Give away : Ele vermek. Hibe vermek. Sırrı dışarı vermek. Açığa vurmak. Feda etmek. Armağan etmek. Sırrını açıklamak. Hediye olarak vermek. Dağıtmak. Hibe etmek.

Incline : Eğim yapmak. Çalmak. Eğilimi olmak. Bayır. Yatırmak. Yöneltmek. Sapmak. Eğilmek. Meyletmek. Baş eğerek selamlamak.

Contribute to synonyms : breed, causes, conduces, donates, promotes, contributes, donate, contribute, conduce, lend, make a contribution, beget, subscribe to, bring about, induce, bring on, accommodate with, conduce to, induces, contributed, inspire, conduced, cause, promote.