Give away türkçesi Give away nedir
- Sırrı dışarı vermek.
- Sırrını açıklamak.
- Bağışlamak.
- Dağıtmak.
- Açığa vurmak.
- Feda etmek.
- Armağan etmek.
- Bağış yapmak.
- Açık etmek.
- Hediye etmek.
- Hibe vermek.
- Vermek.
- Hediye olarak vermek.
- Hibe etmek.
- Ele vermek.
Give away ile ilgili cümleler
English: I can't believe you're going to give away all your money.
Turkish: Bütün paranı bağışlayacağına inanamıyorum.
English: Don't give away my secret.
Turkish: Sırrımı verme.
English: Do you really want me to give away all your stuff?
Turkish: Bütün eşyanı hediye olarak vermemi gerçekten istiyor musun?
English: Jale has a ton of old dresses to give away, about ten of which have never been worn.
Turkish: Jale'nin bir sürü bağışlayacak elbiseleri var, bunlardan yaklaşık on tanesi hiç giyilmemiş.
English: Tom has many things to give away.
Turkish: Tom'un hediye olarak vereceği çok şeyi var.
Give away ingilizcede ne demek, Give away nerede nasıl kullanılır?
Give : Vermek. Eğilmek. Hediye etmek. Ödemek. Koparmak. Tanımak. Bulaştırmak. Doğruluğunu kabullenmek. Düzenlemek. Armağan etmek.
Away : Buradan. Deplasmanda. Yok. Durmadan. Uzak. Deplasman maçı. Devamlı. Yola çıkmış. Deplasmanda oynanan. Uzakta.
Give a bad name : Adını karalamak. Ad takmak. Adını kötüye çıkarmak.
Give a beating : Dövmek. Dayak atmak. Ayağının altına almak. Sopa çekmek. Yenmek.
Give a bias to : Peşin hüküm vermek.
Give a black eye : Gözünü morartmak.
İngilizce Give away Türkçe anlamı, Give away eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Give away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bestrewed : Kaplamak. Saçmak. Yayarak kaplamak.
Denouncing : İhbar etmek. Şiddetle aleyhinde bulunmak. Kınamak. İfşa etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Geçersizliğini duyurmak. Aleyhinde olmak. Kehanette bulunmak.
Let on : Ağzından kaçırmak. Sırrı ifşa etmek. Açıklamak. Söylemek. Belli etmek. Sezdirmek. Yapar gibi görünmek. Sırrı başkasına söylemek.
Betrays : İhanet etmek. Hıyanet etmek. Hiyanet etmek. Hainlik etmek. Aldatmak. Kötüye kullanmak. Yanlış yola sevk etmek. Ağzından kaçırmak.
Disclosing : İfşa etmek. Ortaya çıkarmak. Göstermek. Açmak.
Blab : Sır vermek. Geveze. Boşboğazlılık. Çenesi düşük. Gevezelik etmek. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Boşboğaz. İspiyonlamak.
Blow the whistle on : İtiraz etmek. İlan etmek. Sona erdirmek. İhbar etmek. Herkese duyurmak. Durdurmak. Kesmek. Islıklamak.
Disclose : Göstermek. Meydana çıkarmak. Keşfetmek. Söylemek. Ortaya çıkarmak. İfşa etmek. Sır vermek. Açmak. Tebliğ etmek.
Sacrifices : Kurban etmek. Zararına satmak. Kıymak. Fedakarlıkta bulunmak.
Give away synonyms : bargain away, blabbed, gift, condoning, blabbing, concede, accorded, be on the rampage, assign, fingers, bestowing, accord, barter away, subscribe to, deal, ascribes, allocate, sell, condoned, sacrifice, contribute, gave, discloses, crack up, come clean, allows, give, absolving, settle upon, disclosed, be on the loose, deal out, denounces.

Bu kısımda Give away kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Give away ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Give away anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Give away ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.