Let on türkçesi Let on nedir
- Açık etmek.
- Yapar gibi görünmek.
- Ağzından kaçırmak.
- Açıklamak.
- Belli etmek.
- Açığa vurmak.
- Sırrı başkasına söylemek.
- Sezdirmek.
- Söylemek.
- Sırrı ifşa etmek.
Let on ile ilgili cümleler
English: You don't want to let on how rich you really are.
Turkish: Gerçekten ne kadar zengin olduğunu belli etmek istemiyorsun.
English: You don't want to let on how smart you really are.
Turkish: Gerçekten ne kadar zeki olduğunu belli etmek istemiyorsun.
English: Ali found a wallet on the sidewalk.
Turkish: Ali kaldırımda bir cüzdan buldu.
English: Wow, you have 2 girlfriends? Don't let one see you with the other.
Turkish: Vay, iki tane kız arkadaşın var ha? Biri seni diğeriylekyen görmese iyi.
English: Ali didn't let on that he knew about the surprise party.
Turkish: Ali sürpriz partiyi bildiğini belli etmedi.
Let on ingilizcede ne demek, Let on nerede nasıl kullanılır?
Let : Kiraya vermek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Koyvermek. İhale etmek. Vermek. Yenile. Bırakmak. Gevşetmek. Dürmek. Koyuvermek.
On : Olmakta olan. Yanmak. Hazır. Civarında. Yönünde. Devrede. Çakırkeyif. İle. Esnasında.
Let one be : Karışmamak. Kendi haline bırakmak. Yalnız bırakmak.
Let one have : Ulaştırmak.
Let one know : Haber vermek. Söylemek. Bildirmek.
Let oneself in : Kapıyı anahtarla açıp içeriye girmek.
Let oneself go : Kendini bırakmak. Kendini kapıp koyuvermek. Kendini koyvermek. Kendini bırakıp coşmak. Taşkınlık yapmak. İplerini kopartmak. Rahatlamak. Kendine özen göstermemek. Coşmak. Kafa dağıtmak.
İngilizce Let on Türkçe anlamı, Let on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Let on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Play on : Oynaşmak. Üzerine tutmak. Çalmakta devam etmek. Tutmak ( ye). Oynamak. Durmadan çalmak. Çalmaya devam etmek.
Apprised : Bilgi vermek. Bildirmek. Haber vermek. Haberdar etmek.
Fake it : Yalandan yapmak. Blöf yapmak. (argo) numarası yapmak.
Clarified : Durulmak. Belirginleşen. Aydınlanmış. Arınmak. Süzmek. Aydınlanmak. Temizlemek. Berraklaştırmak. Temizlenmek.
Allege : Mazeret olarak göstermek. İddia etmek. İtham etmek. Kanıt olarak göstermek. Bahane etmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. İleri sürmek.
Apprising : Bilgi vermek. Haberdar etmek. Haber vermek. Bildirmek.
Affirming : Bildirmek. Onaylamak. İddia etmek. Doğrulamak. İleri sürmek. Beyan etmek.
Blatted : Melemek. Kabadayıca bir gürültü çıkarmak. Yumurtlamak. Kuzu veya keçi biri ağlamak.
Account : Pusula. Hesaplaşma. Hesap. Değer. Yarar. Gözüyle bakmak. Göz önünde tutma. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Avantaj. İtibar.
Disclosing : Göstermek. İfşa etmek. Açmak. Ortaya çıkarmak.
Let on synonyms : blats, make feel, clear up, affirms, apprize, publish, evincing, clearing up, blabbed, pretend, suggesting, articulate, clears, shadow out, assert, manifest, divulge, evince, brought out, lay bare, express, articulates, implicates, made as if to, argues, give vent to, babble out something, clarifies, account for, cleared, suggest, betray, attests.

Bu kısımda Let on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Let on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Let on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Let on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.