Play on türkçesi Play on nedir
- Tutmak ( ye).
- Üzerine tutmak.
- Çalmakta devam etmek.
- Oynaşmak.
- Oynamak.
- Yapar gibi görünmek.
- Durmadan çalmak.
- Çalmaya devam etmek.
Play on ile ilgili cümleler
English: Never play on the road.
Turkish: Asla yolda oynama.
English: Ali and his brother play on the same team.
Turkish: Ali ve onun erkek kardeşi aynı takımda oynuyor.
English: Go play on the highway, kids!
Turkish: Karayolunda oynamaya gidin, çocuklar!
English: Don't let the children play on the street.
Turkish: Çocukların caddede oynamalarına izin verme.
English: She warned the children not to play on the street.
Turkish: Çocukları, sokakta oynamamaları için uyardı.
Play on ingilizcede ne demek, Play on nerede nasıl kullanılır?
Play : Rol almak. Oynaşmak. Turneye çıkmak. Numarası yapmak. Oyun. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Oynatmak. Kımıldanmak. Sunmak.
On : Yönünde. Devrede. Esnasında. De. Civarında. Yanmak. Giyilmiş. Üzerinde. İle. E doğru.
Play on words : Cinas. Kelime oyunu yapmak. Sözcük oyunu. Kelime oyunu.
A play on words : Kelime oyunu.
Play a part : Bir rolü oynamak. Rol yapmak. Rol almak. Yer almak. Rol oynamak. Payı olmak. Katılmak.
Play a role : Rol oynamak. Payı olmak. Rol yapmak.
İngilizce Play on Türkçe anlamı, Play on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Play on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cavorted : Hoplamak. Zıplamak. Sıçramak. Tepinmek. Hoplayıp sıçramak.
Dally with : İlişkiye girmek. Eğlenmek. Ciddiye almamak. Cilveleşmek.
Made as if to : Gibi yapmak.
Shamming : Taklidi yapmak. Hasta takliti yapma. Numara yapmak.
Frisks : Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Koşuşmak. Zıplamak. Üst araması yapmak. Kuyyruk sallamak. Sıçramak. Üzerini aramak. Oynatmak.
Shams : Sahtelik. Ayak yapmak. Yapar gibi yapmak. Taklidi yapmak. Hile. Yalandan yapmak. Rol yapmak. Dolandırıcı. Danışıklı dövüş.
Bill and coo : Fingirdeşmek. Sevişmek. Sevişip koklaşmak. Öpüşüp koklaşmak. Kumrular gibi sevişmek. Koklaşmak.
Budges : Kımıldamak. Yerinden oynatmak. Hareket ettirmek. Oynatmak. Kıpırdatmak. Kıpırdamak. Kımıldatmak. Hareket etmek. Kımıldanmak.
Daff : Oyalanmak. Bir kenara atmak. Gözünü korkutmak. Kenara koymak. Mankafa. Başından atmak. Yıldırmak. Üstünden atmak. Bir kenara koymak.
Play at : Katılmak. Oynamak (çocuk dilinde).
Play on synonyms : pretending, sail under false colors, make as if to, make pretense of doing, dallied, budged, pretends, played, capering, acted, frisked, dance, let on, dally, frisk, capered, frisking, have it off, be on, act, cavort, budge, caper, budging, disport, plays, carry on with, play, fake it, dallies, dances, act a part, cavorts.

Bu kısımda Play on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Play on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Play on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Play on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.