Denouncing türkçesi Denouncing nedir

  • Kehanette bulunmak.
  • (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek.
  • Ele vermek.
  • Geçersizliğini duyurmak.
  • İlan etmek.
  • Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın).
  • Kınamak.
  • Şiddetle aleyhinde bulunmak.
  • Kötü yönlerini açığa vurmak.
  • Suçlamak.
  • İfşa etmek.
  • İhbar etmek.
  • Aleyhinde olmak.

Denouncing ile ilgili cümleler

English: The politician pushed for reform by denouncing the corruption of the government officials.
Turkish: Siyasetçi devlet memurlarının yolsuzluğunu kınayarak reformu ısrarla istedi.

Denouncing ingilizcede ne demek, Denouncing nerede nasıl kullanılır?

Denounce : Ele vermek. Alenen suçlamak. Kınamak. Suçlamak. Geçersizliğini duyurmak. İfşa etmek. Kehanette bulunmak. İhbar etmek. Aleyhinde olmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek.

Denounce strongly : Şiddetle telin etmek. Ağır bir şekilde eleştirmek. Şiddetle ayıplamak. Ağır bir şekilde karşı gelmek.

Denounced : Kınamak. Kötü yönlerini açığa vurmak. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Ele vermek. İlan etmek. Suçlamak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. Aleyhinde olmak. İhbar etmek. Kehanette bulunmak.

Denouncement : Jurnalcılık. İptal. Fesih. Suçlama. İhbar. İhbar etme. İfşa. İptal duyurusu. Sona erme. Kehanet.

Denouncements : İptal duyurusu. İhbar etme. İhbar. Fesih. Eleştiri. Jurnalcılık. İfşa. Suçlama. Kınama. Kehanet.

 

Denouncers : Muhbir. Jurnalcı. İhbarcı. İhbar eden.

Denouncer : İhbarcı. Muhbir. Jurnalcı. İhbar eden.

Denounces : Aleyhinde olmak. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Ele vermek. İlan etmek. Kehanette bulunmak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. Kınamak. Suçlamak. İfşa etmek.

İngilizce Denouncing Türkçe anlamı, Denouncing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denouncing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advertize : Tanıtım yapmak. Reklam yapmak. İlan vermek. Reklamını yapmak. Duyurmak.

Argue against : Yanlış olduğunu göstermek. Ayak diremek. Aleyhinde konuşmak. Karşı çıkmak. Yalanlamak. İtiraz etmek. Şiddetle karşı çıkmak. Boyun eğmemek. Tersini göstermek.

Augurate : Tahmin etmek.

Divulges : Deşifre etmek. Ortaya dökmek. Açıklamak. Söylemek. İfşaat. Yaymak. Açığa vurmak.

Fink on : İspiyonlamak. İspiyon etmek.

Discloses : Ortaya çıkarmak. Tebliğ etmek. Keşfetmek. Göstermek. Açığa vurmak. Sır vermek. Meydana çıkarmak. Açığa çıkarmak. Açıklamak.

Assailing : Saldırmak. Dil uzatmak. Hücum etmek.

Denouncing synonyms : blazon abroad, denounces, blaze abroad, betray, impugns, put the finger on, cast blame on, advertise, auguring, castigates, arraigning, be against, augur, bring an accusation against somebody, divulging, divulge, announced, impugning, charge, divulgate, blames, divining, censuring, divined, censure, grassing, give away, delate, nark, advertises, impugned, forerun, castigating.