Accounter türkçesi Accounter nedir

Accounter ingilizcede ne demek, Accounter nerede nasıl kullanılır?

Accounters : Atfetmek. Tahsis etmek. Atamak. Belirlemek.

Accounted : Avlamak. Açıklamak. Saymak. Gözüyle bakmak. Yakalamak (av). Açıklamasını yapmak.

Be accounted of : Sayılmak.

Unaccounted : Açıklanamaz. Açıklanmamış. Anlaşılmamış.

Unaccounted for : Hesaba katılmamış. Anlatılmamış. Açıklanmamış. Kayıp (haber alınamıyor).

Account activity : Hesap hareketi. Hesap aktivitesi. Bir hesaptaki değişiklikler veya işlemler (bankada, vs.). Hesabın işleme sıklığı.

Account auditing : Hesap denetimi. İşletme ve kurumların hesaplarının yasalar gereği maliye bakanlığınca denetlenmesi.

Account data : Hesap bilgileri. Bir banka hesabının kayıtlarında görünen bilgi.

Account agreed upon : Üç, altı, ayda ya da yılda bir alış veriş ettiği kişilere ilişkin sayışımların bankalarca çıkartılarak kendilerine verilmesi (bu sayışım karşı tarafça incelenir ve sonuçlarda beraberlik sağlanarak imzalanır ve bir tıpkısı düzenleyen bankaya geri verilir). Kesin sayışım. Üzerinde anlaşmaya varılmış hesap.

Account closing : Hesap kapatma. Bir hesabın sonlandırılması (bankada, vs.).

İngilizce Accounter Türkçe anlamı, Accounter eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Accounter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemble : Birleştirmek. Montaj yapmak. Çevirmek (bilgisayar). Toplanmak. Toplaşmak. Toplamak. Birleşmek. Çevirmek. Bir araya toplamak. Çevirmek (program).

Consign : Göndermek. Tevdi etmek. Teslim etmek. Konsinye satış. Sevketmek. Bırakmak. İrsal etmek. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi.

Arrogated : Benimsemek (haksız yere). İçselleştirmek. Üzerine atmak. Haksız iddiada bulunmak.

Apportions : Paylaştırmak. Taksim etmek. Bölüştürmek. Tevzi etmek. Eşit olarak taksim etmek. Dağıtmak. Pay etmek. Paylaştırma.

Co opt : Oybirliği ile seçmek. Seçmek. Üye olarak kabul etmek.

Constitute : Seçmek. Tayin etmek. Teşkil etmek. Oluşturmak. Kurmak. Tevkil etmek. Yürürlüğe koymak.

Appointing : Kararlaştırmak. Saptamak. Atama. Tayin eden. Döşemek. Tayin etmek. Dayayıp döşemek.

Run into : Girmek. Ulaşmak. -e çarptırmak. Toslamak. Şans eseri biri ile karşılaşmak. Düşmek. Bindirmek. Karşılaşmak. - ile kafa kafaya gelmek. Rast gelmek.

Appoint : Tayin etmek. Memur etmek. Kararlaştırmak. Nasbetmek. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Görevlendirmek. Döşemek. Düzenlemek. Saptamak. Kurmak.

Find : Arayıp bulmak. Bulunan şey. Sezmek. Buluş. Bulgu. Bulma. Sağlamak. Anlamak. Bulmak. Erişmek.

Accounter synonyms : meet, come across, assesses, arrogating, foregather, consigns, accredit, assign, define, allotting, commission, ascribe to, attribute to, ascribe, cross, allot, accredits, consecrates, accounters, happen, chance, decides, run across, bump, allocate, ascertains, allots, assess, adjust, apportion, intersect, arrogates, decide.