Appointing türkçesi Appointing nedir

Appointing ile ilgili cümleler

English: It was very disappointing.
Turkish: Bu çok hayal kırıcıydı.

English: Last night's concert was disappointing.
Turkish: Geçen geceki konser hayal kırıklığıydı.

English: It was disappointing.
Turkish: O, hayal kırıklığına uğratıcıydı.

English: That movie was a bit disappointing.
Turkish: O film biraz hayal kırıklığına uğratıcı.

English: His new movie is disappointing.
Turkish: Onun yeni filmi hayal kırıklığına uğratıcıdır.

Appointing ingilizcede ne demek, Appointing nerede nasıl kullanılır?

Be dealt a disappointing defeat : Beyhude bir yenilgi yaşamak. Hayal kırıklığına uğratan bir yenilgiyle cebelleşmek.

Disappointing : Hayal kırıklığına uğratıcı. Ters. Düş kırıklılığına uğratıcı. Hayal kırıklığına uğratan. Umudunu boşa çıkaran. Umut kırıcı. Moral bozucu. Düş kırıklığına uğratıcı. Heves kırıcı. Hayal kırıklığı yapan.

Disappointingly : Moral bozar bir şekilde. Hayal kırıklığına uğratarak. Hayal kırıklığına uğrayarak. Üzücü bir şekilde. Ümit kesen bir şekilde.

Reappointing : Yeniden atamak.

Appointive : Atama veya görevlendirme ile ilgili. Tayine bağlı.

 

Appointiveness : Görevlendirilmiş olma. Göreve atanmış olma. Tayin edilmiş olma.

Appointed committee : Tayin edilmiş olan kurul. Seçilmiş olan komite. Atanmış komite.

Appointed council : Atanmış kurul. Belirlenmiş olan komite.

Appoint : Kurmak. Döşemek. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Görevlendirmek. Saptamak. Atamak. Dayayıp döşemek. Düzenlemek. Nasbetmek. Belirlemek.

Appoint a committee : Komisyon görevlendirmek.

İngilizce Appointing Türkçe anlamı, Appointing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appointing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determine : Karar verdirtmek. Kesmek. Karara bağlanmak. Karara bağlamak. Azmetmek. Amaçlamak. Sabitleştirmek. Karara varmak. Neden olmak.

Constitutes : Oluşturmak. Teşkil etmek. Seçmek. Kurmak. Yürürlüğe koymak. Tevkil etmek.

Establishes : Pekiştirmek. Kanıtlamak. Tanıtmak. Kurmak. Kabul ettirmek. Yerleştirmek. Doğruluğunu ortaya koymak. Yapmak.

Coopts : Üyeliğe seçmek. Benimsenmek. Oybirliğiyle seçmek. Üye olarak seçmek. Seçmek. İçine almak. Asimile etmek. Sistemin parçası haline getirmek.

Call the shots : İdare etmek. İpler elinde olmak. Kontrolü elde tutmak. Kararları vermek. Borusu ötmek. Yönetmek. Sözü geçer olmak. Sözü geçmek. Dinlenilir olmak.

Adjudicates : Hüküm vermek. Hükme bağlamak. Hükmüne varmak. Kararına varmak. Hakemlik etmek. Halletmek. Karar vermek. İhale etmek. Yargıcılık yapmak.

Co optation : Seçme. Oybirliği ile seçme.

Commissioning : Kabul etme. Görevlendirme. İşletmeye alma. Devreye alma. Ismarlamak. Yetkilendirmek. Görevlendiren. Görevlendirmek. Hizmete alma.

 

Concert : Birlik. Ses bütünlüğü. Dinleti. Ahenk. Bir araya gelerek karar almak. Elbirliği. Planlamak. Konser. Anlaşma.

Appointer : Paylaştıran kimse. Atayan kimse. Tayin eden kimse. Atayan.

Appointing synonyms : nonelected, non elective, decretive, furnish, co opt, determining, appoint, determines, upholster, inlays, assignation, designation, assesses, floors, appointment, install, ascertain, paves, agrees, arrange, defines, appointed, inlaying, establisher, coopted, accredit, assignments, nonelective, ascribing, assigns, concerting, assignations, determinant.

Appointing zıt anlamlı kelimeler, Appointing kelime anlamı

Elective : Seçmeli ders. Seçilen. Seçimli. İsteğe bağlı. Seçmeli. Seçilmiş. İntihaplı. Elektif. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçimle ilgili.