Constitutes türkçesi Constitutes nedir

Constitutes ile ilgili cümleler

English: Music constitutes a part of me.
Turkish: Müzik benim bir parçamı oluşturuyor.

English: The European Union has 24 official languages. But important texts are often available only in three languages: English, French and German. This constitutes a disadvantage for anyone who isn't versed with any of these languages. It's already high time to think about a neutral, common bridge language.
Turkish: Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.

English: The river Maritsa constitutes a border between Turkey and Greece.
Turkish: Meriç Nehri, Türkiye ile Yunanistan arasında bir sınır oluşturur.

Constitutes ingilizcede ne demek, Constitutes nerede nasıl kullanılır?

Reconstitutes : Sulandırmak. Yeniden yapılandırmak. Parçaları birleştirip sonuca varmak. Yeniden düzenlemek. Yeniden oluşturmak. Su katmak. Yeniden kurmak.

Constitute : Seçmek. Tayin etmek. Kurmak. Yürürlüğe koymak. Tevkil etmek. Oluşturmak. Teşkil etmek. Atamak.

 

Constituted : Oluşturulmuş. Kurulmuş. Biçimlenmiş. Belli bir pozisyon için atanan. Oluşmuş. Yapılmış. Kurulan. Yerleşmiş.

Constituted authorities : Tayin edilmiş yetkililer. Seçilmiş memurlar. Atanmış yetkililer.

Reconstitute : Yeniden oluşturmak. Parçaları birleştirip sonuca varmak. Su katmak. Yeniden yapılandırmak. Sulandırmak. Yeniden kurmak. Yeniden düzenlemek.

Constitutio : Konstitüsyo. Konstitüsyon.

Constitutional amendment : Anayasal değişiklik.

Constituting : Seçmek. Oluşturmak. Atamak. Kurmak. Yürürlüğe koymak. Teşkil etmek.

Constitutional : Yasal. Bünyesel. Sağlık için yapılan yürüyüş. Meşrutiyet. Meşruti. Bünye ile ilgili. Esaslı. Anayasal. Yapısal.

Constitutional court : Anayasa mahkemesi.

İngilizce Constitutes Türkçe anlamı, Constitutes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constitutes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choose : Uygun görmek. Karar vermek. Tercih etmek. Ayırt etmek. Üstün tutmak. Ayırmak. İyi bulmak. İçinden seçmek.

Enter into forces : Yürürlüğe girmek. Geçerlilik kazanmak (yasa vb).

Administer : Uygulamak. İcra etmek. Hizmet etmek. Yönetmek. Vermek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Ettirmek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç, ceza vb).

Build : Toparlanmak. Yapmak. Bina etmek. Beden yapısı. İnşaatçılık yapmak. Güvenmek. Yapı. Geliştirmek.

Cast a ballot : Sineyimillete dönmek. Oy kullanmak. Oy atmak. Sandığa gitmek. Oy vermek.

Coopting : Sistemin parçası haline getirmek. Asimile etmek. Benimsenmek. Oybirliğiyle seçmek. İçine almak. Üye olarak seçmek. Üyeliğe seçmek.

 

Cogs : Çark dişi. Hile yapmak. Dişli çark. Kertik. Hile. Önemsiz veya değersiz kimse. Küçük sandal. Diş. Tutmak.

Appoint : Memur etmek. Döşemek. Saptamak (tarih veya gün vb). Donatmak. Görevlendirmek. Saptamak. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Dayayıp döşemek. Düzenlemek.

Plant : Yapıştırmak. Bitkilendirmek. Yüklemek. Vurmak. Yerleştirmek. Yeşillendirmek. Koymak. Saklamak. Dikmek (bitki). Kök salmak.

Range : Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Gidim. Uzanmak. Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Mesafe (görüş veya atış). Ulaşı. Akıp gitmek. Silsile. Boyunca gitmek. Yemek pişirmekte kullanılan ocak.

Constitutes synonyms : comprise, fall under, brew, bring into being, chuse, builds, define, ascertains, confects, defines, deputes, co opt, chooses, organize, confect, ascertain, clean out, assembled, constitute, cast a vote, supplement, institute, be particular about, present, chew, pack, coopt, being particular about, confecting, coopts, name, represent, ascribe to.

Constitutes zıt anlamlı kelimeler, Constitutes kelime anlamı

Unestablished : Yerleştirilmemiş. Oluşturulmamış. Kurulmamış.