Plant türkçesi Plant nedir

  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Yüklemek.
  • Yutturmak.
  • Gizlemek.
  • Bitki.
  • İndirmek.
  • Bırakmak.
  • Sıkıca yerleştirmek.
  • Tesis.
  • Kurmak.
  • Bitkilendirmek.
  • Ağaçlandırmak.
  • Yapımevi.
  • Ağaç olmak.
  • Adam koymak.
  • Yapımı sağlayan makineli kuruluşların tümü. (aletler, avadanlıklar, makineler ve diğer durağanlardan kurulu işletme).
  • Vurmak.
  • Ekmek.
  • Dikmek.
  • Saklamak.
  • Aşılamak (fikir).
  • Çarpmak.
  • Koymak.
  • Yeşillendirmek.
  • Yapıştırmak.
  • Yerleştirmek.
  • İktisadi etkinlik kapsamında yeralan işlem veya süreçler bütününün aynı binada olmasa bile aynı merkezde yer aldığı bir işletmeye ait üretim birimi. krş. sermaye malları.
  • Dikmek (bitki).
  • Kök salmak.

Plant ile ilgili cümleler

English: Ali told Mary where to plant the roses.
Turkish: Ali Mary'ye gülleri nereye dikeceğini söyledi.

English: Ali couldn't decide where to plant the tree.
Turkish: Ali ağacı nereye dikeceğine karar veremedi.

English: Did you plant pumpkins this year?
Turkish: Bu yıl kabak ektin mi?

English: Before that, there was no plant life in this region.
Turkish: Bundan önce, bu bölgede bitki yaşamı yoktu.

English: Biodynamic farmers plant according to the moon phases.
Turkish: Biodinamik çiftçiler ayın evrelerine göre ekerler.

Plant ingilizcede ne demek, Plant nerede nasıl kullanılır?

 

Plant association : Yeryüzünün belli bir bölgesinde, az çok ortak doğal koşullar altında gelişen ve yaşayan bitkilerin oluşturduğu topluluk. Bitki topluluğu.

Plant based storage diseases : Bitkisel depo hastalıkları. Geviş getiren hayvanlarda, kimi bitkilerin içerdiği swainsonine adlı alkaloidin, alfa-mannosidaz adlı lizozomal enzimi baskılaması sonucu, beyinde sinir hücrelerinin lizozomlarında iç kaynaklı polimerik maddelerin birikmesiyle belirgin özel bir hastalık grubu.

Plant breeding : Bitki ıslahı. Bitki yetiştirme.

Plant bug : Yarım kanatlılardan olup, kan ve bitki özsuyu emerek yaşayan pis kokulu böcek; ağaç biti. Ağaç tahtakurusu. Bitki biti.

Plant bugs : Başta süne ve kımıl olmak üzere, birçok türü, tarım bitkilerinde önemli zararlara yol açan pis kokulu böcekler familyası. Ağaç tahtakuruları. Bitki biti.

Plant eater : Fitofag. Fitofaj. Bitkilerle beslenen canlı. Bitkilerle beslenen, fitofagos.

Plant geography : Bk. canlılar coğrafyası. Bitki coğrafyası.

Plant kingdom : Bitkiler dünyası. Bitkiler alemi. Bitki evreni.

Plant hair : Trikom. Tüy. üst deri üzerindeki tüysü çıkıntılar. mavi yeşil alglerdeki (cyanophyta) iplikçikler. Tüy veya jelatinli kıl. mavi-yeşil alglerdeki ipliksi yapı.

Plant cell : Bitki hücresi.

İngilizce Plant Türkçe anlamı, Plant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flora : Yeşil örtü. Bitey. Flora. Belli bir bölgede yetişen bitki. Bir bölgenin bitki örtüsü topluluğu. Vücudun belirli bir yerinde bulunan mikroplar. Bitkiler. Belli bir organdaki mikroplar. Bitki örtüsü.

 

Wilding : Yabani bitki. Yabani ağaç. Yabani fidan.

Bashed : Kuvvetle vurmak. Şiddetle vurmak. Hızla vurmak. Geçirmek. Sert vuruş. Eğlence. Sertçe vurmak. Deneme.

Be reflected : Yansıtılmak. Yansımak.

Buffoon : Maskara. Muzip. Soytarı. Şakacı. Kaşmer. Dalgacı. Şaklaban. Palyaço.

Institution : Tımarhane. Kurum binası. Hapishane. Dernek. Belirli düşüncelerin, davranış kalıplarının, bireyler arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı görevlerin oluşturduğu, kökü birtakım törelere dayalı toplumsal örgenleşme (örneğin: din, aile vb.). Tanınan kimse. Yerleşmiş gelenek. Kurma. Kuruluş. Enstitü.

Packinghouse : Büyük mezbaha.

Inseminates : Döllemek. (tohum) ekmek. Tohum ekmek. Kafasına sokmak. Aşılamak. Tohumlamak. Telkin etmek.

Factory : İmalathane. Üretimlik. Atölye. İşgücü kullanılarak, makine veya teknik yöntemlerle aramalların başka bir mal haline dönüştürüldüğü mekan. Fabrikada. Dış ticari temsilcilerin çalıştığı işhanı. İşleyimselleştirilmiş bir üretim süreci içinde üretilen bir nesnenin yapıldığı, araç ve gereçlerin topluca bulunduğu, işlenmemiş özdekler için ayrı yerleri bulunan yapı. Fabrika.

Burdens : Sırtına yüklemek.

Plant synonyms : kingdom plantae, non flowering plant, garden plant, autophytic plant, plant part, monocarp, industrial plant, houseplant, autotrophic organism, plant structure, plantae, monocarpous plant, plant life, pot plant, monocarpic plant, holophyte, poisonous plant, myrmecophyte, autophyte, air plant, sewage disposal plant, epiphytic plant, tracheophyte, disposal plant, establishment, cultivating, vegetable, closured, root, clouting, birch, build, packing plant.

Plant ingilizce tanımı, definition of Plant

Plant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To perform the act of planting. As, to plant maize. An organized living being, generally without feeling and voluntary motion, and having, when complete, a root, stem, and leaves, though consisting sometimes only of a single leafy expansion, or a series of cellules, or even a single cellule. A vegetable. To put in the ground and cover, as seed for growth.