Choose türkçesi Choose nedir
- Yeğlemek.
- Saylamak.
- İçinden seçmek.
- İyi bulmak.
- Beğenmek.
- Uygun görmek.
- Karar vermek.
- İstemek.
- Ayırt etmek.
- Seçmek.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Tercih etmek.
- Üstün tutmak.
- Ayırmak.
Choose ile ilgili cümleler
English: Ali didn't choose the same thing Mary did.
Turkish: Ali Mary'nin seçtiği aynı şeyi seçmedi.
English: Ali pulled out some necklaces from his bag and told Mary to choose the one she liked.
Turkish: Ali çantasından bazı kolyeler çıkardı ve Mary'ye beğendiği birini seçmesini söyledi.
English: Ali must choose between honor and death.
Turkish: Ali şeref ve ölüm arasında seçim yapmalı.
English: Ali may choose whichever color he likes.
Turkish: Ali beğendiği herhangi bir rengi seçebilir.
English: Ali must choose the second-best policy according to the circumstances.
Turkish: Ali şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeli
Choose ingilizcede ne demek, Choose nerede nasıl kullanılır?
Choose a category : Kategori seç.
Choose a topic : Bir konu seçin.
Choose address book : Adres defterini seç.
Choose an application : Bir uygulama seçin.
Choose an autolayout : Otomatik düzen seçin.
Choose new deck back : Yeni deste deseni seç.
Choose button image : Düğme resmini seç.
Choose map data directory : Harita veri dizinini seçin.
Choose database : Veritabanı seç.
Choose instead : Yerine seçmek.
İngilizce Choose Türkçe anlamı, Choose eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Choose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Go for : Saldırmak. Hoşlanmak. Geçerli olmak. Gayret etmek. Takdir etmek. Sevmek. İçin geçerli olmak. Elde etmeye çalışmak. Sataşmak. Çabalamak.
Limit : Daraltmak. Tahdit etmek. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Sınırlamak. Kısıtlamak. Sınır koymak. Sınırlama getirmek. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Tavan sınır.
Cull out : Koparmak. Seçip ayırmak veya almak. Ayıklamak. Çıkarmak.
Absolute loader : Salt yükleyici. Mutlak yükleyici.
Approve : Hoş karşılamak. Kabul etmek. Doğru bulmak. Razı gelmek. Razı olmak. Onamak. Onaylamak. Uygun bulmak.
Abort sequence : Durdurma dizisi.
Had rather : -tercih eder. - tercih eder. Tercih etme. Bir şeye öncelik verme.
Differentiates : Farkı görmek. Ayrı seçi yapmak. Fark gözetmek. Farklılaştırmak. Farklı yapmak. Ayrım yapmak. Ayırdetmek. Farklı olmak.
Decide : Aklı kesmek. Azmetmek. Karar verdirmek. Kararlaştırmak. Seçim yapmak. Belirlemek. Hüküm vermek. Sonuca varmak. Karar vermesini sağlamak.
Choose synonyms : vote in, make up one's mind, chooses, set apart, feel inclined, acception, awarded, see fit, think of, field, absolute device, adopt a decision, adjudge, compare, pick over, accent char, appropriates, access mechanism, asks, impanel, adjuring, would sooner, adjudicate, anoint, adjudicates, differentiate, opted, applaud, nominate, allocate to, allot, descries, propose.
Choose ingilizce tanımı, definition of Choose
Choose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to choose the least of two evils. To elect. To decide. To select. To make choice of. To take by way of preference from two or more objects offered. To make a selection.

Bu kısımda Choose kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Choose ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Choose anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Choose ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.