Constitute türkçesi Constitute nedir

Constitute ile ilgili cümleler

English: It does not constitute an investment advice.
Turkish: Yatırım tavsiyesi değildir.

English: Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Turkish: Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.

English: Six professors constitute the committee.
Turkish: Komite altı profesörden oluşur.

English: These things constitute a balanced meal.
Turkish: Bu şeyler dengeli bir öğün oluşturur.

English: Twelve musicians constitute the society.
Turkish: On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.

Constitute ingilizcede ne demek, Constitute nerede nasıl kullanılır?

Constituted : Oluşmuş. Kurulan. Yerleşmiş. Yapılmış. Belli bir pozisyon için atanan. Kurulmuş. Biçimlenmiş. Oluşturulmuş.

Constituted authorities : Seçilmiş memurlar. Tayin edilmiş yetkililer. Atanmış yetkililer.

Constitutes : Tayin etmek. Yürürlüğe koymak. Oluşturmak. Teşkil etmek. Atamak. Kurmak. Seçmek. Tevkil etmek.

Reconstitute : Yeniden oluşturmak. Su katmak. Parçaları birleştirip sonuca varmak. Yeniden kurmak. Yeniden düzenlemek. Yeniden yapılandırmak. Sulandırmak.

 

Reconstituted : Yeniden düzenlemek. Yapısı geri kazandırılmış. Rekonstitüye. Yeniden yapılandırılmış. Yeniden yapılandırılan. Parçaları birleştirip sonuca varmak. Yeniden kurmak. Sulandırmak. Su katmak. Yeniden oluşturmak.

Constitutio : Konstitüsyon. Konstitüsyo.

Constitutional : Esaslı. Bünye ile ilgili. Anayasal. Yasal. Sağlık için yapılan yürüyüş. Meşruti. Meşrutiyet. Yapısal. Bünyesel.

Constitution : Temel yapı (bünye). Meydana getirme. Yapı. Tıynet. Yaradılış. Hayvanların morfolojik yapısı ve fizyolojik işlevlerinin karşılıklı ve uyumlu olması sonucu vücudun çevre etkilerine gösterdiği direnç ve uyum yeteneği, konstitüsyo, konstitüsyon. Anayasa. Oluşum. Esas kanun. Karakter.

Reconstituted milk : Süt tozunun sulandırılmasıyla elde edilen ürün. Yeniden yapılandırılmış süt.

Reconstitutes : Su katmak. Yeniden kurmak. Parçaları birleştirip sonuca varmak. Sulandırmak. Yeniden oluşturmak. Yeniden düzenlemek. Yeniden yapılandırmak.

İngilizce Constitute Türkçe anlamı, Constitute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constitute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Organize : Düzen sağlamak. Tertip etmek. Organize etmek. Teşkilatlandırmak. Örgütlemek. Düzenini sağlamak. Tertiplemek. Organize olmak.

Ascertain : Tespit etmek. Bulmak. Doğrusunu bulmak. Anlamak. Saptamak. Araştırmak. Doğrusunu öğrenmek. Soruşturmak. Aslını öğrenmek.

Present : Vermek. Adamla getirtme. Şimdiki zaman. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Halihazır. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Takdim etmek. Temsil etmek. Bugünkü.

 

Build up : Büyümek. Güçlenmek. Kuvvetlendirmek. Birikim. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yama. Geliştirmek. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması.

Cast a ballot : Oy kullanmak. Sineyimillete dönmek. Oy atmak. Sandığa gitmek. Oy vermek.

Appointing : Belirlemek. Döşemek. Dayayıp döşemek. Saptamak. Kararlaştırmak. Atama. Tayin eden.

Appoint : Saptamak. Düzenlemek. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Kararlaştırmak. Görevlendirmek. Saptamak (tarih veya gün vb). Nasbetmek. Memur etmek.

Cog : Önemsiz veya değersiz kimse. Çark dişi. Hile. Hile yapmak. Diş. Dişli çark. Küçük sandal. Kertik. Tutmak.

Accounter : Atfetmek. Tahsis etmek. Belirlemek.

Straddle : Apışıp kalmak. Bacaklarını açarak durmak. Her iki tarafında bulunmak. Üstünde ata binmiş gibi oturmak. İki arada bir derede kalmak. Eline bakmadan potu iki katına çıkarmak (poker). Bacaklarını ayırarak yürümek. Düz atlayış. Ata biner gibi oturmak. Çıtayı, üstüne oturur gibi aşma temeline dayanan bir yüksek atlama biçimi.

Constitute synonyms : fall under, comprise, builds, choose, accredit, form, coopt, carve out, be, pack, chuse, appoints, coopts, administers, confect, building up, co opt, organises, constituting, make, bottom, commission, cockler, clean out, advance, coopted, defines, define, accounters, ascribe to, assembly, accrediting, assembled.

Constitute ingilizce tanımı, definition of Constitute

Constitute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to stand. To establish. To enact. An established law.