Disappointing türkçesi Disappointing nedir

  • Ters.
  • Hayal kırıklığına uğratan.
  • Düş kırıklılığına uğratıcı.
  • Umut kırıcı.
  • Heves kırıcı.
  • Düş kırıklığına uğratıcı.
  • Umudunu boşa çıkaran.
  • Moral bozucu.
  • Hayal kırıklığına uğratıcı.
  • Hayal kırıklığı yapan.

Disappointing ile ilgili cümleler

English: That movie was a bit disappointing.
Turkish: O film biraz hayal kırıklığına uğratıcı.

English: It was very disappointing.
Turkish: Bu çok hayal kırıcıydı.

English: His new movie is disappointing.
Turkish: Onun yeni filmi hayal kırıklığına uğratıcıdır.

English: It was disappointing.
Turkish: O, hayal kırıklığına uğratıcıydı.

English: Last night's concert was disappointing.
Turkish: Geçen geceki konser hayal kırıklığıydı.

Disappointing ingilizcede ne demek, Disappointing nerede nasıl kullanılır?

Be dealt a disappointing defeat : Hayal kırıklığına uğratan bir yenilgiyle cebelleşmek. Beyhude bir yenilgi yaşamak.

Disappointingly : Üzücü bir şekilde. Hayal kırıklığına uğratarak. Moral bozar bir şekilde. Hayal kırıklığına uğrayarak. Ümit kesen bir şekilde.

Disappoint about : Umduğunu bulamamamak.

Disappoint with : Umduğunu bulamamamak.

Disappoint : Altüst etmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Umudunu boşa çıkarmak. Üzmek. Bozmak. Umudunu kırmak. Hayal kırıklığı yaşatmak. Ümidini boşa çıkarmak. Yüzünü kara çıkarmak. Sözünü tutmamak.

 

Disappointed : Üzgün. Ümidi kırılmış. Hüsrana uğramış. Hayal kırıklığı uğramış. Bozuk. Sukutu hayale uğramış. Hayal kırıklığına uğramış. Kırgın. Düş kırıklığına uğramış.

Disappointedly : Ümidi kesilmiş bir şekilde. Üzgün bir şekilde. Kırgın bir biçimde. Hayal kırıklığına uğramış bir şekilde. Morali bozuk bir şekilde.

Be disappointed of something : Ümidi boşa çıkmak.

Disappoints : Düş kırıklığına uğratmak. Bozmak. Boşa çıkarmak. Altüst etmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Umudunu boşa çıkarmak. Sözünü tutmamak. Yüzünü kara çıkarmak. Üzmek. Hayal kırıklığı yaşatmak.

Be disappointed : Sükutu hayale uğramak. Hayal kırıklığına uğramak. Üzülmek. Düş kırıklığına uğramak. Hüsrana uğramak.

İngilizce Disappointing Türkçe anlamı, Disappointing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disappointing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissatisfactory : Uygunsuz. Tatmin etmeyen. Uygun olmayan. Tatminkar olmayan. Hoşnutsuz eden.

Depressing : İç karartıcı. Düşürme etkisi yapma. Can sıkan. Kasvetli. Kasvet verici. Acıklı. Üzücü. Hüzünlü. Bunaltıcı.

Unnerving : Sinirleri çıkarma. Sinirlendirmek. Sinirini bozmak. Cesaretini kırmak. Sinir bozucu. Cesaret kırıcı. Yıldırıcı.

Enervating : Zarar veren. Cesaret kırıcı. Güçsüzleştirme. Zayıflatan. Zayıflatma. Kuvvet veya cesaretini kırma. Güçten düşüren. Güçten düşürücü. Güçten düşmesine sebep olan. Gevşeklik verme.

 

Unsatisfactory : Umulduğu gibi olmayan. Tatmin edici olmayan. İstenilen düzeyde olmayan. İstenildiği gibi olmayan. Tatminkar değil. Tatminkar olmayan. Kifayetsiz. Kafi gelmeyen. Tatmin etmeyen. Sudan.

Backward : Geç kavrayan. Geriye yönelmiş. Geri kalmış. Geri. Geç öğrenen. Geriye doğru yapılan. Çekingen. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Başlangıca yönelmiş. Geç.

Agin : Zıt konumda olan. Karşı.

Dispiriting : Moralini bozmak. Üzücü. Cesaret kırıcı. Keyfini kaçırmak. Cesaretini kırmak. İç karartıcı.

Anticlimactic : Yıldırıcı. Hayal kırıklığına sebep veren. Beklenenden daha az. Hayal kırıklığına sebep olan. Hayal kırıcı.

Adverse : Muhalefet. Karşı. Zıt. Elverişsiz. Karşıt. Muhalif. Olumsuz. Aleyhte. Menfaatine aykırı.

Disappointing synonyms : back, discouraging, antis, anti, demoralising, bilious, acrimonious, amiss, awkward, the pits, disheartening, abrupt, bad tempered, awry, backwards, frustrating, alien, unsatisfying, badtempered.

Disappointing zıt anlamlı kelimeler, Disappointing kelime anlamı

Satisfactory : Makbul. Memnuniyet verici. Yeterli. Dolgun. Talebi karşılayan. Kabul edilebilir. Tatminkar. Doyurucu. Memnun edici. Tatmin edici.