Agin türkçesi Agin nedir

Agin ile ilgili cümleler

English: Ali can't imagine living without Mary by his side.
Turkish: Ali yanında Mary olmadan yaşamayı düşünemiyor.

English: Physical changes are directly related to aging.
Turkish: Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir.

English: A man touched down on the moon. A wall came down in Berlin. A world was connected by our own science and imagination.
Turkish: Bir insan aya indi. Berlinde bir duvar yıkıldı. Bir dünya kendi bilimimizle ve hayal gücümüzle bağlandı.

English: She was aging quickly.
Turkish: O, hızla yaşlanıyordu.

English: 'Managing' simply means taking the blame for everyone's mistakes.
Turkish: 'Yönetme' sadece herkesin hataları için suçlamayı üstlenme anlamına gelir.

Agin ingilizcede ne demek, Agin nerede nasıl kullanılır?

Aging : Eskime. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yaşlanan. Bir kimseyi yaşlı göstermek için yapılan makyaj. Yaşlanma. Yıpranma. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. İhtiyarlama. İhtiyarlayan. Olgunlaştırma.

Aging ear : Yaşlanmanın neden olduğu özellikle tiz sesler. Yaşlanan kulak.

Aging furnace : Yaşlandırma fırını.

Aging interval multiplier : Eskime aralığı çoklayıcısı.

Aging of wine : Şarabın yaşlanması. Tadını iyileştirmek için şarabın depolanması.

 

Aging process : Yaşlanma süreci. İhtiyarlama süreci. Yıpranma süreci.

Anti aging drug : Yaşlanma etkilerini azaltmak için kullanılan ilaç. Yaşlanmayı geciktiren ilaç. Yaşlanmayı geciktirmek için kullanılan ilaç.

Anti aging : Yaşlanmayı geciktiren. Yaşlanma etkilerini geciktiren. Yaşlanama etkisini azaltmak için kullanılan. Yaşlanma etkilerini geciktirmek için kullanılan. Yaşlanma etkilerini yavaşlatmada etkisi olan.

Accelerated aging : Hızlandırılmış yaşlanma. Hızlandırılmış yaşlandırma işlemi. Eskime. Hızlandırılmış eskitme.

Aging test : Yaşlanma testi. Yaşlandırma testi.

İngilizce Agin Türkçe anlamı, Agin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Once more : Bir defadan fazla. Bir kez daha. Yine. Yeniden. Bir kere daha. Bir daha.

Once again : Tekrar. Bir kez daha. Yine. Bir daha. Bir kere daha. Son olarak. Yeniden. Yalnız bir defa. İlk ve son olarak.

Backwards : Geriye doğru. Geri geri. Geçmişe. Geriye. Arkaya. Geri. Tersine. Ters olarak. Arka tarafa.

Contra : Kontra. Hesabın alacak bölümü. Aksine. Aksi. Zıt. Karşıt. Karşı, zıt.

 

Counter : Karşı çıkmak. Karşılık vermek. Döner çelgi eyleminin yapılması için verilen komut. Karşılıkta bulunmak. Karşısında olmak. Karşı koymak. Karşı atak yapmak. Karşılamak. Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç. Sayıcı.

Alien : Yabancı. Aktarma (dilbilgisi terimi). Başka bir ülkeden gelen kişi. Değişik. Zıt. Yabancı kelime. Yabancı uyruklu kimse. Uymayan. Başka bir ülkeye ait. Farklı.

Back : Savunucu. Önce. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Geride. Arka çıkmak. Ayak arkası. Sırt. Ciro etmek. Arkaya. Geçmişe.

Awkward : İdaresi güç. Hantal. Dik başlı. Uygunsuz. İyi yapılmamış. Yöndemsiz. Kullanımı zor. Anlaşılması zor insan. Zorluk çıkaran.

Bilious : Huysuz. Safraya ait. Öd ile ilgili. Safra ile ilgili. Öde ait. Köpeklerde, kusmuğun içerisinde safranın bulunması. uyku sırasından safranın oniki parmak bağırsağından mideye geri akmasından kaynaklanır ve genellikle sabahları görülür. Aksi. Safralı.

Antis : Muhalif. Aksi. Karşıt. Aykırı. Karşı olan kimse. Zıt. Anti.

Agin synonyms : awry, similar, con, backward, derogated, derogate, averse, badtempered, over again, amiss, adverse, contrary, bad tempered, kindred, before, against, contras, acrimonious, derogates, athwart, abrupt, anti.

Agin zıt anlamlı kelimeler, Agin kelime anlamı

Dissimilar : Değişik. Ayrı. Benzemez. Farklı. Benzer olmayan. Ayrımlı. Başka.

Unrelated : Alakasız. Bağlantısız. Na-mahrem. İlgisiz. İlişkilendirilmemiş. Akraba dışı. Akraba olmayan. Namahrem. İlişkisiz. Birbiri ile ilişkisi olmayan.