Aksi nedir, Aksi ne demek
Aksi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Aksi" ile ilgili cümle
- "Salıncağın ipini sallandığı istikametin aksine çekti." - O. C. Kaygılı
- "Kusura bakma abla! Aksi zamana rastladı. Gazozları yetiştiremedik." - A. K. Tecer
- "Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim." - R. N. Güntekin
Aksi tanımı, anlamı:
Aksi gibi : İstenmediği hâlde, aksilik olarak.
Aksi şeytan : İşler yolunda gitmediği zaman "ne kadar ilgisiz, münasebetsiz" anlamında kullanılan bir söz.
Aksi tesadüf : "şanssızlığa bak" anlamında kullanılan bir söz.
Aksi aksi : Ters ve kızgın olarak.
Aksi halde : Yoksa, öyle olmazsa, aksi takdirde.
Aksi takdirde : Aksi hâlde.
Aksilenme : Aksilenmek işi.
Aksilenmek : Aksileşmek, huysuzlanmak.
Aksileşme : Aksileşmek işi.
Aksileşmek : Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
Aksiliği tutmak : Güçlük çıkarmak, inadında direnmek.
Aksiliği üstünde : Olumsuz davranış içerisinde (olmak).
Aksilik : Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk. Terslik, zıtlık, karşıtlık.
Aksilik çıkmak : Engel ortaya çıkmak.
Aksilik etmek : Huysuzluk etmek. inatçılık etmek. güçlük çıkarmak, uyuşmaya yanaşmamak. ters davranmak.
Aksine : Tersine.
Aksiseda : Yankı.
Aksiyom : Belit.
Aksiyon : İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması. Hareket, iş. Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Hisse senedi. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Sermayenin belirli bir bölümü.
Aksiyon potansiyeli : Etkinleşebilir gizil güç.
Aksiyoner : Hisse sahibi, hissedar.
İşi aksi gitmek : İstenilen sonucu elde edememek.
Ters : Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Hayvan pisliği. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Bir şeyin aksi, karşıtı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Olumsuz : Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan. Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi.
Menfi : Negatif. Her şeyi olumsuz ve kötü yanlarıyla ele alan. Olumsuz. Olumsuz, negatif.
Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
İnatçı : Ayak direyen, inat eden, anut, muannit, direngen.
Hırçın : Belirli bir sebebi olmadan sinirlenip huysuzluk eden (kimse). Tiz, öfkeli (ses).
Zıt : Karşıt, ters.
Huysuz : Huyu iyi olmayan, kötü huylu.
Aksi hamur : Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot.
Aksicim : Kırklareli şehrinde, Kıyıköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Aksidental parazit : Tesadüfi parazit.
Aksik atak : Eksik etek, kadın, genç kız.
Aksiliği üstünde : olumsuz davranış içerisinde (olmak). İlgili cümle: "Hacı Ömer'in bütün aksiliği üstündeydi." R. N. Güntekin.
Aksilla : Koltuk altı.
Aksillar ak zar : Mm. pectorales superficiales ile latissimus dorsi'nin yan kenarını birleştiren ak zar, fasya aksillaris.
Aksillar meristem : Yaprak tabanında bulunan koltuk altı tomurcuklarının uç (apikal) meristemi.
Aksillaris : Koltuk altına ait, koltuk altıyla ilgili olan.
Aksinekler : Tarım ve süs bitkileri için özellikle son yıllarda çok önem kazanan ufacık eşkanatlılar familyası.
Aksi ile ilgili Cümleler
- Kullanıcıları engellemek çözüm değildir aksine çözümden kaçmaktır. İletişim kurmalısınız onlarla.
- Yöneticiler tarafından aksi kararlaştırılmadıkça, şirket kaşesi varsa ve bir belgeye basılmışsa, belge ayrıca en az imzayı onaylayan bir tanığın huzurunda bir yetkili kişi tarafından imzalanmış olmalıdır.
- Mutlu olmak her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmez fakat aksine eksikliklerin ötesine bakmaya karar vermenizdir.
- Kurutucuyu çalıştırmadan önce lif filtresini temizlediğinden emin ol. Aksi takdirde bir yangını başlatabilirsin.
- Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.
- Takeo'nun sınavı geçtiğini ve Kunio'nun da başarısız olduğunu düşünüyordum ama sonuç tam aksine çıktı.
- Ahbaplarım sessizce beni izliyorlardı ve şaşkınlığımın onları güldürdüğü diğer zamanların aksine bu defa ciddiyetlerini bozmadılar.
- Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
- İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.
- Arkadaşlarım beni sessizce izliyorlardı ve, benim şaşkınlığımın onları güldürdüğü diğer zamanların aksine , onlar ciddi kaldılar.
Diğer dillerde Aksi anlamı nedir?
İngilizce'de Aksi ne demek? : [Aksi] n. echo, reflection, mirror image, converse, reverberation, inversion, reflex, reflexion
adj. unlucky, adverse, unfortunate, opposite, contrary, perverse, peevish, cross, reverse, awkward, stubborn, bad tempered, ill-natured, ill-humored, moody, bilious, bloody-minded, cantankerous, counter, crabbed, crabby, cross grained, crotchety
pref. contra
Fransızca'da Aksi : contraire, contrariant/e, massacrant/e, pète-sec adj
Almanca'da Aksi : adj. griesgrämig, widrig
Rusça'da Aksi : adj. противоположный, обратный, упрямый


Bu kısımda Aksi nedir? Aksi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aksi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aksi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.