Huysuz nedir, Huysuz ne demek
Huysuz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Huysuz" ile ilgili cümle
- "Yeni edindiği bu huysuz ve kavgacı tabiatı, küçükken masum hâllerinin ona sağlamış olduğu hoşgörüyü çabucak yok etti." - Y. N. Nayır
Huysuz hakkında bilgiler
Sezer Huysuz (d.20 aralık 1977, Ordu), Türk judocu. 2005 Akdeniz Oyunları'nda 2. olmuştur.
2008 Yaz Olimpiyatları'nda 1. turda Avustralyalı rakibini yenmesine rağmen 2. turda Çinli rakibine yenirelek elenir. Şu anda Beyoğlu Fındıklı Lisesi'nde beden öğretmeni olarak görev yapmaktadır.2012 Londra Olimpiyatlarında Türkiye'yi temsil eden Huysuz, 1. Turda İsrailli rakibi Josef Palelashvili'ye yenilenerek elenmiştir.
Huysuz ile ilgili Cümleler
- Ali bu gece çok huysuz, değil mi?
- Ali son derece huysuz.
- Sen huysuzsun.
- Ali çok huysuzdu.
- Sen sık sık huysuz musun?
- Ali bugün huysuz, değil mi?
- Kesinlikle huysuz görünüyorsun.
- Huysuz değilim.
Huysuz tanımı, anlamı:
Huysuzca : (huysu'zca) Huysuz bir biçimde. Biraz huysuz.
Huysuzlanış : Huysuzlanma işi.
Huysuzlanma : Huysuzlanmak işi.
Huysuzlanmak : Huysuzluk etmek, huysuzca davranmak.
Huysuzlaşma : Huysuzlaşmak işi.
Huysuzlaşmak : Huysuz bir duruma gelmek.
Huysuzluk : Huysuzca davranış. Huysuz olma durumu.
Huysuzluk etmek : Huysuzca davranışlarda bulunma.
Huylu : Ürkek, sinirli (binek hayvanı). İşkilli, kuşkulu. Herhangi bir huyu olan.
Aralık : Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Tuvalet. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Ara. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yarı açık, tam kapanmamış. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
Ordu : Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Çok sayıda insan, kalabalık. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü.
Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.
Judo : Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.
Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
İyi : Doğru olan. Yerinde, uygun. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Esen, sağlıklı. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Yeterli, yetecek miktarda olan. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Bol, çok, aşırı.
Kötü : Aşırı, çok. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Korku, endişe veren.
Huysuzlaşıverme : Huysuzlaşıvermek durumu.
Huysuzlaşıvermek : Çabucak veya ansızın huysuzlaşmak. İlgili cümle: "Fakat bilmem neden, o anda birdenbire tepem atmıştı, huysuzlaşıvermiştim." Y. K. Karaosmanoğlu.
Diğer dillerde Huysuz anlamı nedir?
İngilizce'de Huysuz ne demek? : adj. bad tempered, ill-tempered, ill-natured, grumpy, moody, cranky, peevish, difficult, acrimonious, bilious, cantankerous, churlish, crabbed, crabby, cross grained, crotchety, crusty, cursed, disagreeable, disgruntled, farouche, thrawn, fractious
n. crosspatch, crank, splenetic, wildcat
Fransızca'da Huysuz : rageur/euse, méchant comme la grêle, hargneux/euse, acariâtre, acrimonieux/euse, massacrant/e, mauvaise humeur
Almanca'da Huysuz : adj. bärbeißig, grämlich, grantig, grätig, griesgrämig, grillenhaft, grillig, krötig, muffelig, muffig, sauer, säuerlich, ungenießbar, verdrießlich, verdrossen, zänkisch
Rusça'da Huysuz : adj. вздорный


Bu kısımda Huysuz nedir? Huysuz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Huysuz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Huysuz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.