Judo nedir, Judo ne demek
Judo; bir spor terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu

Judo hakkında bilgiler
Judo 柔道 jūdō) (jū:kibar,nazik; dō:yol, öğreti : nezaket yolu) Japonya kaynaklı bir dövüş sanatı ve bir spor dalıdır. Judo, Jujutsu dan geliştirilmiş ve temel ilkeleri 1882'de Dr. Jigoro Kano tarafından tanımlanmıştır. Judo Japon modern dövüş sanatlarının ilk örneği olmuştur. Gendai Budo (Modern Dövüş Sanatları) geleneksel Japon dövüş sanatları okullarının (Koryu) ilkelerinden geliştirilmiştir.
Judonun ilk dönemlerinin ve onun temellerini atmış olan matematik öğretmeni Jigoro Kano (1860-1938) (Japonca'da soyadı önce gelir) tarihçesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kano yapılacak işi olan bir ailede doğmuştu. Dedesi Japonya merkezindeki Shinto Bölgesinde kendi geçimini sağlayan bir sake üreticisiydi. Kano'nun babası en büyük evlat olmağı için işi devralmadı ve bir Shiton Rahibi ve Devlet Memuru olup, oğlunun Japonya İmparatorluk Üniversitesindeki ikinci senesine devam etmesini sağlayacak yeterli feyzi oğluna verdi.
Kano 17 yaşında iken Jujutsu ile başladı, o zamanlarda bayındır bir sanattı, ama kendisini ciddiye alacak bir hoca bulmanın da zorluğu ile az bir ilerleme gösterdi. 18 yaşında edebiyat öğrenmek için gittiği üniversitede, dövüş sanatı çalışmalarını sürdürdü, sonunda yaşayan en yaşlı Kano öğrencisi ve sayılı bir Japon/Amerikalı Judoka olan Keiko Fukuda'nın Atası ve Tenjin Shinyo Ryu ustası Hachinosuke Fukuda'nın öğretilerini benimsedi. Fukuda Judo'da biçimsel idmanların üzerine önemli bir tekniğe sahip olmanın, Kano'nun vurguladığı randori veya serbest judo çalışmanın tohumlarını ektiğini söylemiştir.
Kano, Fukuda'nın Okuluna katıldıktan bir yılı aşkın bir süre sonra Fukuda hastalandı ve öldü. Sonrasında Kano, biçimsel katalara Fukuda'dan daha çok önem veren Masatomo Iso'nun Tenjin Shinyo okuluna katıldı. Kano kendisini adayıp kısa zamanda shihan yani usta unvanını alıp Iso'nun yardımcısı olduğunda 21 yaşında idi. Iso'nun da hastalanması üzerine daha öğrenmesi gereken çok şey olduğunu düşünen Kano, başka bir stil daha edindi, Kito Ryu hocası Tsunetoshi Iikubo'nun öğrencisi oldu. Fukuda gibi likubo da serbest çalışmadan daha önemli olduğuna inanıyordu ve diğer yandan Kito Ryu fırlatma tekniklerine Tenjin Shinyo Ryu dan çok daha üst derecede önem veriyordu.
Judo ile ilgili Cümleler
- Judo çalışıyorum.
- Judoyu daha çok pratik yapmam gerekiyor.
- Judoda teknik, güçten daha önemlidir.
- Ben judo çalışıyorum.
Judo tanımı, anlamı:
Fırlatma : Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması. Fırlatma işi.
Japon : Japonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse. Japonya'ya özgü olan.
Dövüş : Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga. Dövme işi.
Spor : Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü.
Judocu : Judo yapan kimse.
Jiujitsu : Güçten çok yönteme dayanan, çıplak elle yapılmış olan Japon savunma tekniği.
Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.
Tutma : Destekleme. Tutmak işi. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Yanaşma.
Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.
Bırakma : Bırakmak işi.
Köken : Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe.
Silah : Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.
Öğreti : Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin. Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.
Diğer dillerde Judo anlamı nedir?
İngilizce'de Judo ne demek? : n. Japanese form of martial arts which emphasises the use of speed and leverage in defeating one's opponent (developed from Jujitsu)
n. judo, Japanese form of martial arts which emphasises the use of speed and leverage in defeating one's opponent (developed from Jujitsu)
n. judo, Japanese form of martial arts which emphasises the use of speed and leverage in defeating one's opponent (developed from Jujitsu)
Fransızca'da Judo : [le] judo
Almanca'da Judo : n. Judo
Rusça'da Judo : n. дзюдо (N)

Bu kısımda Judo nedir? Judo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Judo tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Judo hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.