Olumsuz nedir, Olumsuz ne demek
Olumsuz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif.
- Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan.
- Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi.
- Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi

- Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.
"Olumsuz" ile ilgili cümle örnekleri
- "İnsan, içinde olumsuz duyguların oluşmasını önlemeli." - H. Taner
Felsefi anlamı:
Değilleyici; öne sürülen bir savın yanlışlığını ortaya koyan (yargı).
Bir şeyi yadsıyan.
Bilimsel terim anlamı:
Olumsuzluk anlatan (Kelime, söylem, cümle...)
İngilizce'de Olumsuz ne demek? Olumsuz ingilizcesi nedir?:
negative
Osmanlıca Olumsuz ne demek? Olumsuz Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
menfi
Olumsuz anlamı, kısaca tanımı:
Olumsuz cümle : Yüklemi olumsuzluk kavramı veren cümle, olumsuz tümce: Çocuk hasta değilmiş. Parası yok. Gelmezseniz biz de gitmeyiz gibi.
Olumsuz eylem : Olumsuz fiil.
Olumsuz fiil : Olumsuzluk kavramı veren fiil, olumsuz eylem: Söylememeliydi, hastalanmaz, gelmeyince, yorgun değildir gibi.
Olumsuz tümce : Olumsuz cümle.
Olumsuzluk : Biçimsel olarak fiillerde "-ma/-me" ekiyle, isimlerde "değil" ile gösterilen "gerçekleşmeme, olmama, bulunmama" gibi anlamların ifadesi. Olumsuz olma niteliği veya durumu, menfilik, nefiy.
Olumsuzluk eki : Kökü fiil olan bir kelimeye olumsuzluk kavramı veren -ma, -me eki: sevmemek, sevmeyecek, okumamış gibi.
Olumsuzluk kelimesi : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan değil kelimesi.
Yapıcı : Yapı ustası. Olumlu. Önemli ve yararlı işler yapan. Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren.
Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.
Ulaşma : Ulaşmak işi.
Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı.
Menfi : Negatif. Her şeyi olumsuz ve kötü yanlarıyla ele alan. Olumsuz. Olumsuz, negatif.
Negatif : Eksi, pozitif karşıtı. Olumsuz. Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi.
Onaylama : Onaylamak işi, tasdik, tasdikleme, konfirmasyon, sertifikasyon.
Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Akseptans. Bir yere alınma.
Olumsuz aktarım : (Ruhsal çözümleme) Hastanın ruhsal çözüm yapana karşı düşmanca bir tutum geliştirmesi.
Olumsuz alacak : Alınması, ele geçirilmesi olumsuz alacak.
Olumsuz başa tepki : Bir uyarıdan sonra sinir ucundan salıverilen birçok nöromediyatör maddenin bu uç zarında bulunan almaçları (oto-almaçlar) etkileyerek kendi salıverilmesini azalması biçiminde düzenlemesi, negatif başa tepki.
Olumsuz büyü : Halkın; uygulandığında istenmeyen kimi sonuçlar vereceğine inandığı büyüsel eylemlerden her biri. bk. büyü. krş. olumlu büyü.
Olumsuz dönem : Özellikle üç-beş yaşları arasıyle, ergenliğin ilk yıllarında olanların, toplumdan kaçınma, yetişkinlerin kural ve isteklerine karşı gelerek direnme eğilimi gösterdikleri dönem.
Olumsuz durum : Bir yasanın, özdeş başçığında yer alan sınır içinde olmak üzere cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesi.
Olumsuz etki : Yargıtayca incelenmeden kesinleşen yargılara karşı verilen yazılı buyruk üzerine yargıtay, yargılıya daha çok ceza verilmesi gerekirken az verilmiş olduğu gerekçesiyle ve ancak yasaya aykırı olması nedeninden dolayı yargıyı bozarsa, bu bozmanın, yargılının cezasının artması biçiminde bir sonuç ortaya koymaması.
Olumsuz geçiş : Önceden edinilmiş herhangi bir bilgi, beceri ya da alışkanlığın aynı türden sonraki öğrenme etkinlikleri üzerinde olumsuz etki yapması. Başka bir konuyu öğrenmek ya da başka bir işi yapmanın yeniden öğrenilecek ya da yapılacak iş üzerinde öğrenimi zorlaştırıcı etki yapması.
Olumsuz istem : Tüketicilerin bir malın fiyatından daha fazlasını ödemeye hazır iken, mala ilişkin piyasada oluşan memnuniyetsizlikler yüzünden o malı almak istememesi.
Olumsuz önerme : Yükleminin önünde değilleme eklemi geçen özne-yüklem önermesi. || Anl. değilleyici önerme. Örn. ( )
Olumsuz ile ilgili Cümleler
- Sonuçlar olumsuz.
- Kötü anıları anımsamak insanı olumsuz etkiler.
- Böylesine olumsuz bir cümleyi çevirmeyeceğim.
- Benim cevabım olumsuzdu.
- Olumsuzca düşünmek alışkanlık haline gelebilir.
- Yine olumsuzlaşıyorsun.
- Cevabım hâlâ olumsuz.
- Neden ani tepkin her zaman çok olumsuz?
Diğer dillerde Olumsuz anlamı nedir?
İngilizce'de Olumsuz ne demek? : adj. negative, negatory, unfavorable, unfavourable [Brit.], deprecating
adv. poorly
adj. immortal, eternal, deathless, undying, everlasting, endless, imperishable
Fransızca'da Olumsuz : négatif/ive
Almanca'da Olumsuz : adj. negativ, ominös
adv. absprechend
Rusça'da Olumsuz : adj. неблагоприятный, неодобрительный

Bu kısımda Olumsuz nedir? Olumsuz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Olumsuz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Olumsuz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.