Privative türkçesi Privative nedir

  • Olumsuz.
  • Menfi.
  • Mahrum eden.
  • Olumsuzluk belirten sözcük.
  • Olumsuzluk eki.
  • Olumsuz şekle çeviren.
  • Yoksun bırakan.

Privative ingilizcede ne demek, Privative nerede nasıl kullanılır?

Privation : Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin belli bir süre spor yarışmaları, okul gezileri gibi etkinliklere katılmaktan alıkonması. Yoksulluk. Yoksunluk. Privasyon. Sıkıntı. İhtiyaç. Yoksundurma. Yokluk. Mahrumiyet.

Privations : Yoksunluk. Mahrumiyet. Yokluk. Sıkıntı. Yoksulluk. İhtiyaç. Privasyon.

Privatisation : Özelleştirme. Rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulması, kamu iktisadi teşebbüslerine bütçeden yapılan transfer harcamalarının azaltılması, sermayenin tabana yayılarak sermaye piyasasının geliştirilmesi ve atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması gibi gerekçelerle, kamu iktisadi teşebbüslerinin varlık veya hisse satışı, kiralama gibi yollarla devredilmesi ve/veya kamu hizmeti üretiminden devletin çekilmesiyle kamunun iktisadi etkinlik alanının daraltılması. türkiye’de özelleştirmeye ilişkin ilk yasal düzenleme 1984 yılında yapılmıştır.

Privatisations : Özelleştirme.

Privatise : Özel sektöre açmak. Özelleştirmek. Özelleştirme yapmak.

Privatizing : Özelleştirme.

Privatize : Özelleştirmek.

Privatises : Özelleştirmek. Özel sektöre açmak. Özelleştirme yapmak.

 

Deprivation : Mahrum etme. Yoksunluk. İhtiyaç. Azletme. Kayıp. Mahrumiyet. Mahrum bırakma.

Privatized : Özelleştirilmiş. Özelleşmiş. Özelleştirilen.

İngilizce Privative Türkçe anlamı, Privative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Privative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Negation : Doğru olmadığını kanıtlama. Red. Hükümsüzlük. İnkar. Cümlede yüklemin bildirdiği oluş ve kılışın olumsuz olarak gerçekleştiğini gösteren dilbilgisi kategorisi. türkçede fiile olumsuzluk kavramı -ma- ekiyle, ad cümlelerinde değil kelimesinin eklenmesiyle verilir: gözlerini pencereden ve kulaklarını kapıdan ayırmıyordu (p. safa, mahşer, s. 267). hiç bir zaman etrafındaki terkibin bir parçası olduğumu o günler kadar duymamıştım (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 80). benim gördüğüm ev bu sokakta değil. sen iyi bir okuyucu değildin vb. Boşa çıkarma. Olumsuzlama. Yokluk. Nehiy.

Privy : Abdesthane. Ayakyolu (su tesisatı olmayan kulübe içindeki). Eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet. Mahrem. Özel. Kapalı. Tuvalet. Yazlık ev. Binadışı hela. Gizli.

Negatived : Olumsuz söz. Kabul etmemek. Reddetmek. Negatif. Etkisiz hale getirmek. Menetmek. Çürütmek. Geri çevirmek. Olumsuz cevap vermek.

Insular : Dar görüşlü. Tecrit edilmiş. Ayrı. Adaya ait. Ada ile ilgili. Ayrılmış. Adaya özgü. Adalı. Ada.

Tete a tete : Özel görüşme. Başbaşa. Karşılıklı. Yüz yüze.

Reclusive : Toplumdan elini eteğini çekmiş. Münzevi. Dini nedenlerden ötürü toplumdan uzaklaşma. Toplumdan izole bir biçimde yaşayan. Toplumdan uzaklaşmış.

 

Offstage : Sahne arkası. Sahnenin ya da dekorun dışı. Kulis. Sahne dışı. Sahne arkasında olan.

Confidential : Zata mahsus. Gizli. Mahrem. Gizli kalması gereken. Güvenilir. Özel. Kişiye mahsus. Emin. Güven veren.

Deprecating : Aşağılayıcı. Küçümseyen. Karşı koyan. İtiraz eden. Küçük düşürücü.

Exact opposite : Tamamen zıt. Bilakis. Tam zıttı. Aksine. Tam tersi.

Privative synonyms : cloistered, nonpublic, negatives, closed door, poorly, unfairable, excommunicators, unfavorable, clannish, excommunicator, favourless, negators, negative, favorless, negation particle, secluded, adverse, close, clubby, backstage, head to head, negator, personal, negativing, early, secret, snobby, negatory, particle, semiprivate, sequestered, cliquish, damaging.

Privative zıt anlamlı kelimeler, Privative kelime anlamı

Exoteric : Sıradan. Dışrak. Harici. Kolay anlaşılır. Genel. Anlaşılır. Eksoterik.

Impersonal : Gayrı şahsi. Kişilerüstü. Kişisiz. Kişilikdışı. Gayri şahsi. Kişilik dışı. Şahsi olmayan. Kişisel olmayan. Kişidışı. Kişiliksiz.

Public : Herkese ait. Otel. Herkesçe bilinen. Devlete ait. Genel. Kamuya ait. Halka açık. Kamusal. Herkesin bildiği. Seyirci.

Privative antonyms : late.

Privative ingilizce tanımı, definition of Privative

Privative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That of which the essence is the absence of something. Depriving. Causing privation.