Backwards türkçesi Backwards nedir

  • Geriye doğru.
  • Ters.
  • Geri geri.
  • Geçmişe.
  • Ters olarak.
  • Arka tarafa.
  • Geriye.
  • Arkaya.
  • Tersine.
  • Geri.

Backwards ile ilgili cümleler

English: It's backwards compatible.
Turkish: Bu geriye doğru uyumlu değil.

English: "I can count from 1 to 100 in French now." "Wow that's great. How about counting backwards from 100 to 1?" "No, that's still impossible for me."
Turkish: "Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim." "Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin?" "Hayır, o benim için hala imkansız."

English: Ali bends over backwards to please Mary.
Turkish: Ali Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.

English: The nurse told Tom to count backwards from ten as she administered the anaesthetic.
Turkish: Hemşire Tom'a anestezi uygularken 10'dan geriye doğru saymasını söyledi.

English: Ali bends over backwards to make Mary happy.
Turkish: Ali Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.

Backwards ingilizcede ne demek, Backwards nerede nasıl kullanılır?

Backwards and forwards : İleri geri. Bir o yana bir bu yana. Oradan oraya. Baştan sona kadar.

Backwards compatibility : Eski ile uyumluluk. Öncekileri destekleme. Geriye uyumluluk. Geri uyumluluk. Öncekini desteklemek.

Backwards compatible : Önceki bir teknolojiyle uyumlu olarak çalışabilme. Dosyalarda veya sistem yapılandırmasında çok az değişiklikle eski bir donanım veya yazılım versiyonuyla uyumlu bir şekilde çalışabilme (bilgisayar). Geriye doğru uyumlu.

 

Know something backwards and forwards : Bir şeyi çok iyi veya tamamen anlamak veya bilmek. Bir şeyin için dışını bilmek. Çok iyi bilmek. Bir şeyin içini dışını bilmek. Bir şeyi kusursuzca bilmek.

Bend over backwards : Daha fazla önlem almak. Çırpınmak. Uğraşmak. Çok çaba harcamak. Çok hevesli olmak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Aşırı çaba sarfetmek. Aşırı önlem almak. Çok uğraşmak. Elinden geleni yapmak (bir şeyin gerçekleştiğinden emin olmak için).

Skip backwards : Geri sar.

Backward compatible : Öncesiyle bağdaşır. Geçmiş versiyonla uyumlu. Geçmişle bağdaşır. Yeni versiyonun eski versiyonla uyumlu bir şekilde çalışabilmesi özelliği. Öncesiyle uyumlu.

Backward country : Geri giden ülke (teknolojide, eğitimde, vatandaşlık haklarında vs). Geri kalmış gelişmiş ülke. Geri kalmış ülke. Gelişmemiş ülke.

Backward channel : Ters yönde kanal. Geriye oluk. Geriye doğru kanal.

Lean over backwards : Çırpınmak. Varını yoğunu ortaya koymak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Kıçını yırtmak. Elinden geleni yapmak. Yardımcı olmak için elinden geleni yapmak.

İngilizce Backwards Türkçe anlamı, Backwards eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backwards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Astern : Arkada. Geminin kıçına. Kıçta (gemi) (argo terim). Kıçında. (geminin) kıçına. Geride. Kıç tarafında. Gerisinde.

 

Dorsa : Sırt. Arka.

Awry : Çalık. Eğri. Aynasız. Yamuk. Çarpık. Yanlış. Yan.

Back : Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Önce. Arka. Vazgeçmek.

Aft : Kıça doğru. Arka. Arkaya doğru (gemi). Gerisinde. Kıçta (gemi). Arka taraf. Kıç tarafta (gemi). Kıçta.

Agin : Karşı. Zıt konumda olan.

Widdershins : Saatin tersi yönde. Güneşin tersi yönünde. Doğal gidişatın tersi yönde.

Abrupt : Terbiyesiz. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı). Kesik. Pürüzlü. Dik. Beklenmedik. Ani. Birdenbire oluveren. Baş aşağı.

Rearward : Arka. Arkadaki. Arkada. Arkaya doğru.

Backwards synonyms : back to, counter to, contrarily, dorsad, alien, background, dorsally, anti, bad tempered, around, backward, antis, retroactive, acrimonious, behinds, backspace, rearwards, wrongly, bilious, backspaced, headward, if anything, dorsum, backwardly, retro, against the grain, invertedly, about, inversely, awkward, in comparison with, badtempered, adverse.

Backwards zıt anlamlı kelimeler, Backwards kelime anlamı

Forward : İleriye yönelik. İleri. Şımarık. Yönlendirmek. Göndermek. Yeni adrese göndermek. Yollamak. İletmek. Gelişmiş. Küstah.