Accelerated aging türkçesi Accelerated aging nedir

  • Hızlandırılmış yaşlandırma işlemi.
  • Hızlandırılmış yaşlanma.
  • Eskime.
  • Hızlandırılmış eskitme.

Accelerated aging ingilizcede ne demek, Accelerated aging nerede nasıl kullanılır?

Accelerated : Hızlandırılmış. İvmelenmiş. Hızlı. Hızlanmış.

Aging : Eskime. Yıpranma. Bir kimseyi yaşlı göstermek için yapılan makyaj. İhtiyarlama. Kocayan. Yaşlandırma. Yaşlanma. Olgunlaştırma. Yaşlanan. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması.

Accelerated circulation : Tulumbalı dolaşım. Suyun döşemde tulumba yardımıyla dolaştırılması.

Accelerated cooling : Hızlandırılmış soğutma.

Accelerated course : Hızlandırılmış kurs. Hızlı tempoyla öğrenim görülen kurs.

Accelerated depreciation : Gittikçe çoğalan amortisman. Olağanüstü amortisman. Ağır işlerde kullanılması nedeniyle çabuk yıpranan durağan değerler için uygulanan aşınma payı. Hızlandırılmış amortisman. Mülkiyet değerinin ilk aktif olduğu yıllarda büyük ölçüde düşmesi (muhasebe). Süratli aşınma. Sabit kıymetlerin çabuk aşınması. Büyük oranlı aşınma payı.

İngilizce Accelerated aging Türkçe anlamı, Accelerated aging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accelerated aging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Becoming worn : Yıpranmış olma. Kullanım veya yaştan dolayı yıpranma veya aşınma. Yıpranmış hale gelme. Eskimiş olma. Aşınmış hale gelme. Aşınmış olma.

Ageing : Gelişme. Olgunlaştırma. Zamanla eskime. Yaşlandırma. Yaşlanma. Geliştirme. İhtiyarlama. Olgunlaşma. Buharlama.

Antiquation : Geçerliliğini yitirme. Yaşlanma.

Agings : Olgunlaştırma. Yıllanma. Yıpranma. Yaşlanma. Yaşlanan. Kocayan. Yaşlandırma. İhtiyarlayan. İhtiyarlama.

Wear : Elbise. Giyme. Aşındırmak. Dayanıklılık. Filmin çeşitli sinema aygıtlarında çok kullanılmasından doğan aşınma ve eskime. Giyinme. Takınmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aşınmak. Kullanma.

Wearing : Yorucu. Usandırıcı. Bezdirici. Yıpratıcı. Giyme. Giyim. Yıpranma. Aşınma. Bıktırıcı.

Aging : Olgunlaştırma. Kocayan. İhtiyarlayan. İhtiyarlama. Yıllanma. Yaşlanma. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yaşlandırma. Bir kimseyi yaşlı göstermek için yapılan makyaj.

Dilapidation : Onarım masrafları. Aşınma. Bakımsızlık. Bakımsızlıktan yıkılma. Harap olma. Harap. Bir yapının toplumsal, işlevsel ve sağlamlık yönlerinden yeni olmaktan çıkmasını, sağladığı yararların azalmasını ya da yok olmasını içeren süreç. yapı birimleri bu nitelikleri kazanan bir komşuluğun, içine girdiği varsayılan yıpranma süreci.

Underestimating : Küçümseyen. Hor görme.

Accelerated aging synonyms : becoming old, obsolescence, ageings.