Accelerated türkçesi Accelerated nedir

  • Hızlandırılmış.
  • Hızlanmış.
  • Hızlı.
  • İvmelenmiş.

Accelerated ile ilgili cümleler

English: The driver accelerated his car.
Turkish: Sürücü arabasını hızlandırdı.

English: Suddenly, he accelerated the car.
Turkish: O, birden arabayı hızlandırdı.

English: She accelerated her car.
Turkish: O, arabasını hızlandırdı.

English: He accelerated his car and overtook me.
Turkish: Arabasını hızlandırdı ve beni geçti.

English: The yen's appreciation accelerated the decline of that company.
Turkish: Yenin değerlenmesi o şirketin düşüşünü hızlandırdı.

Accelerated ingilizcede ne demek, Accelerated nerede nasıl kullanılır?

Accelerated aging : Hızlandırılmış yaşlanma. Eskime. Hızlandırılmış yaşlandırma işlemi. Hızlandırılmış eskitme.

Accelerated circulation : Suyun döşemde tulumba yardımıyla dolaştırılması. Tulumbalı dolaşım.

Accelerated cooling : Hızlandırılmış soğutma.

Accelerated course : Hızlı tempoyla öğrenim görülen kurs. Hızlandırılmış kurs.

Accelerated depreciation : Ağır işlerde kullanılması nedeniyle çabuk yıpranan durağan değerler için uygulanan aşınma payı. Hızlandırılmış amortisman. Süratli aşınma. Büyük oranlı aşınma payı. Gittikçe çoğalan amortisman. Mülkiyet değerinin ilk aktif olduğu yıllarda büyük ölçüde düşmesi (muhasebe). Sabit kıymetlerin çabuk aşınması. Olağanüstü amortisman.

 

Accelerated motion : İvmeli devinim. Hızlandırılmış devinim. İvmeli devim. Fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zamana bağlı olarak hız vektörü değişen devim. Alıcının olağan hız altında çalıştırılıp, elde edilen filmin olağan gösterici hızıyla oynatılması sonucu, bir filmin herhangi bir görünçlüğündeki devinimin, gerçektekinden daha hızlı görünmesi durumu. yavaşlatılmış devinimin karşıtı. Hızlanan ya da yavaşlayan devinim. Hızı sabit olmayan hareket.

Accelerated importance sampling procedure : Hızlandırılmış önemlilik örnekleme yordamı.

Accelerated particle : Hızlandırılmış tanecik.

Accelerated failure time model : Hızlandırılmış durma zamanı modeli.

Accelerated life model : Hızlandırılmış yaşam modeli.

İngilizce Accelerated Türkçe anlamı, Accelerated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accelerated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrowy : Çabucak. Ok biçiminde. Ok şekline sahip olan. Süratli. Ok gibi. Oklardan yapılmış olan. Okla dolu.

Hastiest : En süratli. İvedi. Aceleci. Telaşçı. Çabuk sinirlenen. Düşüncesizce yapılmış. Çabuk. Tez. Acele.

Precipitated : Çöktürülmüş. Yoğunlaşıp yağmak. Atmak. Yüksekten atmak. Çökelmiş. Yoğunlaşmak (yağış). Çökelmek. Çökeltmek. Acele eden.

Frequent : Dadanmak. Sık görülen. Yaygın. Devamlı. Sık sık gitmek. Kapısını aşındırmak. Sık geçen. Takılmak. Sık sık gitmek (bir yere).

 

Fastest : Hızla. Su gibi. Değişmez. Eli çabuk. Seri. İleri (saat). Sağlam. Dayanıklı. Sabit. Çabuk.

Breezily : Düşüncesizce. Rüzgarlı bir şekilde. Canlı bir biçimde. Umursamaz bir şekilde. Uluorta. Neşeli. Lakayıt bir şekilde. Canlı bir şekilde.

Expeditious : Tez. İşbilir. Süratli. Çabuk. Eli çabuk.

Hastier : Aceleci. Süratli. Düşüncesizce yapılmış. Çabuk sinirlenen. Tez. Daha süratli. Telaşçı. Acele. Çabuk.

Expedited : Hızlandırmak. Kolaylaştırmak. Yollamak. Göndermek.

Fast : Geriye sarmanın hızlı olanı. Dayanmak. Yapışmak. Sabit (renk). Perhiz yapmak. Çabuk. Hızlı geriye sarma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Rengi atmaz.

Accelerated synonyms : express, speeded, alertly, fleet of foot, fastmoving, crashing, fasted, aligerous.

Accelerated zıt anlamlı kelimeler, Accelerated kelime anlamı

Slow : Acelesiz. Ağır. Geç anlayan. Geri. Sıkıcı. Hızı azaltan. Uzun süren. Yavaşlatmak. Yavaşlamak.