Fastest türkçesi Fastest nedir

  • Sabit.
  • Sağlam.
  • Seri.
  • Sıkı.
  • En hızlı.
  • Süratli.
  • İleri (saat).
  • Çabuk.
  • Dayanıklı.
  • Eli çabuk.
  • Değişmez.
  • Ayrılmaz.
  • Tez canlı.
  • Hızlı.
  • Rengi atmaz.
  • Su gibi.
  • Uçarı.
  • Solmaz.
  • Hızla.

Fastest ile ilgili cümleler

English: Bamboos are one of the fastest growing plants on the planet.
Turkish: Bambular gezegendeki en hızlı büyüyen bitkilerden biridir.

English: China is a major economic power, with one of the fastest growing economies in the world.
Turkish: Dünyada en hızlı büyüyen ekonomilerden biri ile Çin büyük bir ekonomik güç.

English: At a moment when our economy is growing, our businesses are creating jobs at the fastest pace since the 1990s, and wages are starting to rise again, we have to make some choices about the kind of country we want to be.
Turkish: Ekonomimizin büyüdüğü bir anda bizim işletmelerimiz 1990'lardan beri en hızlı tempoda işler yaratıyorlar ve ücretler tekrar yükselmeye başlıyor, bizim olmak istediğimiz ülke türü hakkında bazı seçimler yapmak zorundayız.

English: Bill can run the fastest in his class.
Turkish: Bill sınıfında en hızlı koşabilir.

English: China has had the fastest economic growth rate in the world in the last decade.
Turkish: Çin, son on yılın dünyadaki en hızlı büyüme oranına sahip.

 

Fastest ingilizcede ne demek, Fastest nerede nasıl kullanılır?

Fastest growing : En hızlı büyüyen.

Fastest mine sweepers : En hızlı mayın tarayıcılar.

Fasted : Hızlı. Çabuk. Sıkı. Dayanmak. Süratli. Yapışmak. Perhiz yapmak. Rengi atmaz. Oruç tutmak. Sabit (renk).

Fasten : Yüklemek. Raptiyelemek. Çengelle bağlamak. Tutturulmak. Kilitlemek. Takmak. Yapıştırmak. Gözünü dikmek. İliklemek. Gözünü ayırmamak.

Fasten down : Sağlamlaştırmak.

Fasten on : Kullanmak. Kavramak. Üstünde durmak. Tutunmak. -e saplanmak. Dikmek (gözü). -i kafasına takmak. Hedef almak. Saplanmak. Üzerine atmak.

Fasten with pins : İğneyle bağlamak. İğneyle tutturmak.

Fasten with latch : Mandallamak.

Fasten seat belts : Emniyet kemeri takmak. Kemerlerinizi bağlayın.

Fasten your seat belt : Emniyet kemerinizi takınız.

İngilizce Fastest Türkçe anlamı, Fastest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fastest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fleetest : Donanma. Yürük. Fani. Alay. Park. Seyretmek. Filo. Çevik.

Double quick : Jet gibi. Çabuk yürüyüş. Çok hızlı. Çok çabuk yürümek. Çabucak. İkili hızlı hücum. Hemencecik.

Apodictic : Zorunlu. Şüphesiz olarak doğru. Su götürmez. İnkar edilemez. (matematik). Örnekle açıklanmış olması nedeniyle tartışılmaz olan. Bariz gerçek. Mantıklı bir bakış açısından kesin olan. Belli.

Soppier : Duygusal. Sentimental. Santimantal. Yağmurlu. Sulugöz. Aşırı duygusal. Islak. Ipıslak. Sırılsıklam.

Swift handed : Tezel.

Ready : Hazır, elde bulunan para. Müsait. Apiko. Amade. Hazırlamak. Tamam. Akımlı anamal. El altındaki. Razı.

 

Expeditious : İşbilir. Tez.

Sweaty : Ter kokan. Terletici. Zorlu. Ter kokulu. Terletici (hava). Terleten. Çok sıcak. Ağır. Terli.

Compacted : Yoğun. Konsantre edilmiş. Sıkıştırılmış. Kompakt şekle sıkıştırılmış.

Fleeted : Yürük. Park. Alay. Seyretmek. Donanma. Çevik. Fani. Filo.

Fastest synonyms : cursorily, pacey, fixed, dormant, firm as a rock, soppiest, rapid, consolidated, fastened, apace, accelerated, inseparable, firmed, concerted, express, lewd, equable, quick, zippiest, giddier, all right, at a clip, decided, by leaps, in a flash, enduring, hasty, expresses, cast iron, flightier, able bodied, impetuous, crashing.