Depressing türkçesi Depressing nedir

Depressing ile ilgili cümleler

English: I can't think of anything more depressing than that.
Turkish: Bundan daha iç karartıcı bir şey düşünemiyorum.

English: You're depressing me.
Turkish: Moralimi bozuyorsun.

English: Is that depressing?
Turkish: O bunaltıcı mı?

English: That's a depressing story.
Turkish: O bunaltıcı bir hikaye.

English: It's depressing in here.
Turkish: Burası iç karartıcı.

Depressing ingilizcede ne demek, Depressing nerede nasıl kullanılır?

Depressing of freezing point : Az nicelikte yabancı özdek katılmasıyla, arı bir kimyasal özdeğin donma noktasında görülen düşme. Donma noktası alçalımı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Depressingly : İç karartıcı bir şekilde. Kasvetlice. Hüzünlü olarak. Düşürücü bir şekilde. Kasvetli bir şekilde. Sıkıntı verici bir şekilde. İç karartıcı bir halde. Depresif bir şekilde. Hüzünlü bir şekilde.

Depressibilities : Bastırılabilirlik. Bastırılabilir olma durumu.

Depressibility : Bastırılabilir olma durumu. Bastırılabilirlik.

Depressible : Bastırılabilen.

Depressive : Bunaltıcı. Kasvetli. Can sıkıcı. Yılgın. Depresif.

 

Depression of the freezing point : Donma noktası alçalımı.

Depressional : Ekonomik gerilemeye özgü. Depresyonun. Ekonomik gerilemeyle ilgili. Depresyona özgü. Depresyonla ilgili.

Depressively : Depresif bir şekilde. Depresif olarak. Can sıkıcı bir şekilde. İç karartıcı bir şekilde. Hayal kırıklığına uğratarak. Hüzünlü bir şekilde. Cesaret kırıcı bir şekilde. Kasvetli bir şekilde.

Depression : Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal veya bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması. Ekonomik daralma. Kasavet. Alçak basınç alanı. Karalar üzerinde çevresi yüksekliklerle kapalı, tabanı kimi kez deniz yüzeyinden de aşağı inebilen yer biçimi, bk. çökme. Sensomotorik duyarlılığın azalması. Kasvet. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama. Çökkünlük. Bunalım.

İngilizce Depressing Türkçe anlamı, Depressing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depressing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheerless : Neşesiz. Keyifsiz. İç karartan. Sıkıcı.

Drearier : Ümitsiz. Kederli. Daha kederli. Sıkıntılı. Ahmak. Budala.

Bleaker : Rüzgar alan. Sevimsiz. Akkefal. Üzgün. Kötü. Rüzgara açık. Kara. Rüzgarlı. Umutsuz.

Down in the dumps : Üzüntülü. Bunalımda. Sıkıntıda. Depresyonda. Çökmüş. Mutsuz. Üzgün. Morali bozuk. Canı sıkkın.

Oppressive : Zalim. Can sıkıcı. Baskıcı. Ağır. Sıkıcı. Zulmedici. Basıcı. Ezici.

 

Disconsolate : Kahırlı. Tesellisiz. Acılı. Yüreği yanık. Çok üzüntülü. Çok kederli. Yıkılmış. Avunamaz. Tesellisi mümkün olmayan. Kederli.

Cut and dried : Önceden planlanmış. Eski. Hazır. Bayat. Sıradan. Sıkıcı. Yavan.

Dark : İzbe. Koyu. Siyaha yakın. Esmer. Bilgisizlik. Cehalet içinde. Belirsizlik. Karanlık. Gölge. Koyu renk.

Doleful : Mahzun. Üzüntülü. Kederli. Keyifsiz. Acılı. Efkarlı. Üzgün. Sıkıntılı.

Dreariest : Budala. Ümitsiz. Sıkıntılı. Kederli. Ahmak. En kederli olanı.

Depressing synonyms : haunting, enervating, dolefuller, atrabilious, mind bending, downcasts, deplorable, drab, bittering, melancholy, lachrymose, disappointing, closer, as dead as mutton, downcast, disheartening, darksome, gloomy, sunshine, depressive, bleakest, dejected, demoralising, blue, dismal, muggier, devouring, direful, grim, bitter, grievous, blackest, joyless.

Depressing zıt anlamlı kelimeler, Depressing kelime anlamı

Cheerful : İçten gelen. Şen. Güler yüzlü. Neşelendirici. Neşeli. Keyifli. Güleç. İstekli. Mutluluk veren. Neşe saçan.

Joyous : Keyifli. Sevinçli. Neşeli. Şen. Sevindirici.

Happy : Ongun. Çakırkeyif. Yerinde. Mutlu. Şen. İyi. Memnun. Kutlu. Sevinçli. Şad.

Depressing antonyms : uncheerfulness.