Acıklı nedir, Acıklı ne demek

Acıklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun
  • Acı görmüş, yaslı, kederli.

"Acıklı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum." - H. E. Adıvar
  • "Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı." - L. Tekin

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Dar anlamıyla tiyatroda, tragedyanın belirleyici yanı, temel özelliği ye felsefi özü.

Bir oyun içinde acıklı görünümü sağlıyan gelişim. 3 -Genel anlamı içinde, toplumsal gelişmede birey-toplum çelişkilerinin anlatımı olan estetik ulamı.

İngilizce'de Acıklı ne demek? Acıklı ingilizcesi nedir?:

tragic

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Samsun şehrinde, Çarşamba belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Acıklı tanımı, anlamı:

Acıklı başta akıl olmaz : "büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler" anlamında kullanılan bir söz.

Acıklı komedi : Trajediye özgü ciddi ve acı verici olaylarla geleneksel olarak komediye özgü yöntemlerin içinde karşıtlaştığı tiyatro eseri, trajikomedi.

Acıklılık : Acıklı olma durumu.

 

Verecek : Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Dokunaklı : Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik.

Üzücü : Üzüntü veren, acıklı.

Koygun : Dokunaklı, etkili, içli, acıklı.

Yaslı : Yas tutan (kimse), matemli.

Kederli : Acılı, üzüntülü, mükedder.

Acı : Tadı bu nitelikte olan. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap.

Acıklı güldürü : Tragedya ile komedya özelliklerinin bireşiminden ortaya çıkmış oyun türü. Acı bir görünümü gülünç bir durum ya da gülünç bir görünümü acı verici bir durum içinde gösteren oyun. Gülünç olaylar ile acıklı olayların birbirini izlediği, izleyicinin dikkatinin gülme ile acıma duyguları uyarılarak sürdürüldüğü, belirli kalıplara dayanan, büyük bir değer taşımayan sinema ya da televizyon yapıtı.

Acıklı komedya : Gülünç durumların birtakım acıklı durumlardan çıktığı tiyatro yapıtı türü. Acıklı durumları gülünç durumlarından daha sık olan komedya türü. Bu tür Fransa'da XVIII. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Acıklı opera : Konusu acıklı, sonu kötü biten opera türü.

 

Acıklı oyun : Eski konumuyla içinde müzikli geçişleri olan, konuşma örgüsü ezgisiz ,müzikli sahne yapıtı. Bugünkü anlamıyla, acıklı rastlantılar ve duygusal sahnelerden oluşan, iş gıcıklayıcı, kimi kez gülümsetici, çoğunlukla mutlu sonla biten, asal oyun türlerinden biri.

Acıklı ile ilgili Cümleler

  • Onun sürüşü acıklıydı.
  • Sadece beni yalnız bırak. Sen acıklısın.
  • Çok acıklıydı, neredeyse ağlıyordum.
  • Acıklı görüntü bizi gözyaşlarına boğdu.
  • Sen acıklı görünüyorsun.
  • Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.
  • Film öyle acıklı idi ki herkes ağladı.
  • Tom'un acıklı olduğunu düşünüyorum.
  • Bu acıklı bir kazaydı.
  • Çok acıklı bir durumla karşı karşıyayız.

Diğer dillerde Acıklı anlamı nedir?

İngilizce'de Acıklı ne demek? : adj. pathetic, sad, weepy, tearful, sorrowful, touching, piteous, distressing, distressful, deplorable, depressing, dolorous, hurtful, lugubrious, rueful, woeful

Fransızca'da Acıklı : triste, souffrante, attrisant, lamentable, attendrissant/e

Almanca'da Acıklı : adj. bitterlich, freudlos, kläglich, tragisch, traurig

Rusça'da Acıklı : adj. горестный, скорбный, прискорбный, плачевный, жалкий, жалобный, бедственный