Grievous türkçesi Grievous nedir

Grievous ingilizcede ne demek, Grievous nerede nasıl kullanılır?

Grievously : Ağır bir biçimde. Alçakça. Üzücü bir şekilde. Acı vey kedere neden olan bir şekilde.

Grievousness : Acı olma. Güç durum. Kötülük. Zor durum. Acıklılık.

Grievance : Sıkıntı. Kincilik. Şikayet. Şikayete sebep olan durum. Kindarlık. Sıkıntı sebebi. Dert. Yakınma. Sorun. Şikayete yol açan durum.

Grievance committee : İşçilerle işveren arasında çıkan anlaşmazlıkları ve yakınmaları çözümlemekle görevli kurul. Şikayet komitesi. Şikayeti inceleyen komite. Yakınma kurulu.

Grievance procedure : Bir iş anlaşmazlığının çözümlenmesinde izlenecek yöntem. Şikayet sistemi. Sorun giderme süreci. Yakınma dizgesi.

Grieve : Gam çekmek. Hüzünlenmek. Mutsuz etmek. Üzmek. Büyük üzüntü vermek. Üzülmek. İçlenmek. Çok üzmek. Istırap vermek. Dert vermek.

Grieves : Üzmek. Büyük üzüntü vermek. Kederlenmek. Hüzünlenmek. Yasa boğmak. Istırap vermek. Acı vermek. Kederlendirmek. İçlenmek. Bağrını delmek.

Grievances : Şikayet. Kincilik. Şikayeti gerektiren durum. Sorun. Yakınma. Kindarlık. Dert.

 

Grieving : Kederlendirme. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş. Matem tutan. Kederli. Yaslı. Üzülen. Matemli. Ağıt yakan.

Griever : Keder verici. Yaslı kimse. Üzgün olan kimse. Ağıt yakan kimse. Matem tutan kimse.

İngilizce Grievous Türkçe anlamı, Grievous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grievous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cataclysmic : Felaket gibi. Tüyler ürpertici. Tufan gibi. Sarsıntılı. Tufana ait. Kıyamet günü gibi. Katastrofik. Dehşet verici. Felaket.

Agony : Kıvranma. Sancı. Can çekişme. şiddetli ağrı, eziyet, acı, ızdırap veya etkilenme. Şiddetli ıstırap. İleri derecede acı, ağrı, keder, bitkinlik verici ızdırap, ölüm durumunda veya ölüm öncesi dönemde olma, agoni. Agoni. Acı çekme. Şiddetli acı.

Grievers : Yaslı kimse. Matem tutan kimse. Ağıt yakan kimse. Üzgün olan kimse.

Terrible : Dehşet verici. Korkunç. Sunturlu. Çok. Rezil. Berbat. Çok kötü. Müthiş.

Burdensome : Yük olan. Külfetli. Sıkıntı verici. Taşınması zor. Sıkıcı.

Affliction : Izdırap. Istırap. Üzme. Üzüntü. Felaket. Keder. Sıkıntı. Ağrı. Bela.

Ghastly : Dehşetli. Beti benzi atmış. Dehşetle. Zoraki. Berbat. Soluk. Ölü gibi solgun. Sarı benizli.

Acid : Lsd. Ekşime. Asit gibi. Ekşit. Dokunaklı. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek. Asit. Kırıcı. Akü elektroliti. Acı (söz).

Bitterest : Bitter (çikolata). Şiddetli. Acı (tat). Yakıcı. Acılık. Keskinlik. Keskin. Sert.

Devouring : Yiyip bitiren.

Grievous synonyms : life threatening, defacer, lamentable, clunky, pricklier, hurtful, evil, griever, debilitative, anguish, afflictions, distressful, cataclysmal, critical, moving, lachrymose, anguishes, ghastliest, brattiest, clarty, severe, bovine, acrid, astringent, cheerless, deplorability, enervating, bratty, brattier, eviler, blood and thunder, mournful, crying.

 

Grievous zıt anlamlı kelimeler, Grievous kelime anlamı

Noncritical : Kritik olmayan. Eleştirel olmayan. Ciddi olmayan. Tehlikeli bir noktada olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya).

Good : İyilik. Yarar. Sağlığa yararlı. Dolu dolu. Güzel. Yararlı. Menfaat. Doğruluk. Hayırlı. Çıkar.

Grievous ingilizce tanımı, definition of Grievous

Grievous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hard to bear. Harmful. Offensive. Painful. Causing grief or sorrow. Afflictive.