Hurtful türkçesi Hurtful nedir

Hurtful ile ilgili cümleler

English: That was very hurtful.
Turkish: O çok inciticiydi.

English: The glaring light is hurtful to the eyes.
Turkish: Parlak ışık gözleri bozar.

English: Sentences bring context to the words. Sentences have personalities. They can be funny, smart, silly, insightful, touching, hurtful.
Turkish: Cümleler kelimelere içerik getirir. Cümlelerin kişilikleri vardır. Onlar komik, akıllı, aptal, anlayışlı, dokunaklı, incitici olabilirler.

English: Jale found Tom's attitude hurtful.
Turkish: Jale Tom'un davranışını incitici buldu.

Hurtful ingilizcede ne demek, Hurtful nerede nasıl kullanılır?

Does it hurt when you chew : Çiğnediğiniz zaman acıyor mu.

Does it hurt when you swallow : Yutkunduğunuz zaman acıyor mu.

Would not hurt a fly : Çok yumuşak. Mülayim. Sineği bile öldürmez. Karıncayı bile incitmez.

Be hurt : Zarar gelmek. Zedelenmek. İncinmek. İçerlemek. Rencide olmak. Kırılmak. Canı yanmak. Gücenmek.

Being hurt : Aşağılanma. Aşağılanmış olma. Kırgın olma. Kırılmış olma. Yaralanmış olma. Yaralanma. Kırılma.

Hurtle : Hızla atmak. Kuvvetle uçurmak. Fırlatmak. Çarpmak. Hızla uçurmak. Hızla hareket etmek. Savurmak. Hızla atılmak. Hızla fırlatmak. Fırlamak.

 

Where does it hurt : Neresi acıtyor.

Hurting : İncinmek. Yaralamak. Zarar görmek. Acıtmak. Acımak. Rencide etmek. Kalbini kırmak. Yaralama. Küstürmek. Zarar vermek.

Deeply hurt : Kalbi çok kırılmış. Son derece kırgın.

Hurthle cell : Hurthle hücreleri. Hürtle hücresi. Oksifilik hücreleri.

İngilizce Hurtful Türkçe anlamı, Hurtful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hurtful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distressful : Izdıraplı. Tedirgin edici. Üzücü. Sıkıntılı.

Dolorous : Üzücü. Dolorus. Efkarlı. Kederli. Elemli. Hazin. Elem veren. Ağrılı.

Depressing : Bunaltıcı. Üzücü. Kasvetli. Hüzünlü. Düşürme etkisi yapma. Moral bozucu. Can sıkan. Kasvet verici. İç karartıcı.

Clunky : Elverişsiz. Hantal. Külfetli. Sakar. Aksi. Kullanışsız.

Harshest : (söz) acı. Dağlı. Kaba. Haşin. Göz kamaştırıcı. Acımasız. Kulakları tırmalayan. Sert. Şiddetli.

Bursting : Patlayan. Yıkıcı. Patlayacak veya altına edecek gibi (çişi gelmiş). Açılma (refrakter). Püsküren. Geçit açıcı. Patlak. Patlama.

Excruciating : Eziyetli. İşkence etme. Dayanılmaz. Dayanılmaz derecede acı veren. Büyük acı veren. İşkence edici. Şiddetli.

Deepest : En derin. Anlaşılmaz. Tok (ses). Şiddetli. Aşırı. İçten. Derin. Esrarlı. Keskin. Karışık.

Achings : Ağrıma. Acıca. Ağrılı. Acıyan. Acıma. Ağrıyan.

Bovine : Büyükbaş. Sıkıcı. Sığıra ait. Hantal. İnek gibi. Hissiz. Sığır gibi. Durgun. Uyuşuk.

Hurtful synonyms : aching, badly, hurting, harsh, impolite, destructive, agonising, hazardous, contemptuous, violative, damaging, cumbrous, doloroso, burster, galling, damnific, disadvantageous, arduous, breaker, indelicate, deplorableness, acutest, wounder, cosaque, distressing, baneful, mordant, offending, mournful, crusher, injurious, baleful, acid.

 

Hurtful zıt anlamlı kelimeler, Hurtful kelime anlamı

Kind : Çeşit. Yumuşak başlı. Nazik. Sevecen. İyiliksever. Tür. Cins. Kısım. Nevi. Yardımsever.

Harmless : Zararı dokunmayan. Temiz kalpli. Zararsız. Masum. Saf. Kendi halinde. Suçsuz.

Hurtful ingilizce tanımı, definition of Hurtful

Hurtful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to impair or damage. Injurious. Occasioning loss or injury. As, hurtful words or conduct. Mischievous.