Unnerving türkçesi Unnerving nedir

  • Cesaret kırıcı.
  • Sinir bozucu.
  • Umut kırıcı.
  • Sinirini bozmak.
  • Sinirlendirmek.
  • Sinirleri çıkarma.
  • Cesaretini kırmak.
  • Yıldırıcı.

Unnerving ile ilgili cümleler

English: Mary's unnerving to be around, because she's so finicky about everything.
Turkish: Her şeyde kılı kırk yaran biri olduğu için, Meryem'in etrafta olması sinir bozucu.

Unnerving ingilizcede ne demek, Unnerving nerede nasıl kullanılır?

Unnervingly : Tehdit eden bir şekilde. Korkuya sebep olacak şekilde. Cesaret kırıcı bir biçimde. Korkutucu bir tarzda. Cesaret kırıcı bir şekilde. Korkutucu bir şekilde.

Unnerve : Cesaretini kırmak. Sinirlendirmek. Güvenini sarsmak. Sinirini bozmak.

Unnerved : Cesareti kırılmış. Sinirlendirmek. Cesaretini kırmak. Sinirini bozmak. Cesaretini kırılmış.

Unnerves : Sinirini bozmak. Cesaretini kırmak. Sinirlendirmek. Güvenini sarsmak.

Aerial gunner : Hava atıcısı. Uçağa takılmış olan silahlar çalıştıran kimse.

Distance runner : Uzun mesafe koşucusu.

Dunner : Görevi alacakları toplamak olan kimse. Alacakları toplayan kişi. Alacak toplayan kişi.

Airgunner : Hava avcı eri.

Blockade runner : Abluka kaçağı. Ablukayı yaran kimse. Ablukayı aşmaya çalışan gemi.

Democratic frontrunner : Demokratik favori. Demokratik parti'nin adaylık için önde giden aday adayı (siyaset). Önde giden demokrat aday adayı.

 

İngilizce Unnerving Türkçe anlamı, Unnerving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unnerving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disappointing : Hayal kırıklığına uğratan. Moral bozucu. Hayal kırıklığı yapan. Heves kırıcı. Hayal kırıklığına uğratıcı. Ters. Düş kırıklığına uğratıcı. Düş kırıklılığına uğratıcı. Umudunu boşa çıkaran.

Peskiest : Belalı. Kıl. Rahatsız edici.

Angered : Darıltmak. Sinirlendirilmiş. Öfkelendirmek. Kızdırılmış. Kızdırmak.

Deterrent : Caydırıcı şey. Engelleyici. Önleyici. Caydıran kimse. Caydırıcı. Caydırıcı silah. Vazgeçiren şey.

Alarming : Endişe verici. Alarm verme. Panik yaratan. Telaşlandıran. Korku veren. Korkutucu. Ürkütücü. Endişelendirici.

Daunt : Sindirmek. Korkusuz. Yılmaz. Gözünü korkutmak. Yıldırmak. Korkutmak.

Buggering : Mahvetmek. Öfkelendirmek. Bozmak.

Angers : Hiddetlendirmek. Darıltmak. Fitil vermek. Hiddet. Öfkelendirmek. Kızdırmak. Kızgınlık. Sinir. Öfke.

Demoralise : Ahlakını bozmak. Moral bozmak. Mücadele gücünü kırmak. Ayartmak. Yıldırmak. Ahlaksızlaştırmak. Moralini bozmak. Moralini bozmak (demoralize olarak da yazılır).

Annoying : Can sıkıcı. Kızdırıcı. Sinirlendirme. Sıkıntılı. Göze batan. Taciz edici. Sinirlendirici. Sıkıntı veren. Başağrıtıcı.

Unnerving synonyms : disheartens, demoralised, rasp, dash, frustrating, be a disincentive to, set the teeth on edge, enervating, dispiriting, be a disincentive, itchings, dashes, nerve racking, unmanning, harries, rasped, discountenance, irritate, dishearten, deterring, harry, discouraging, annoy, irritating, roils, jangly, anticlimactic, aggravate, unman, daunts, acerbated, demoralizes, nerve wracking.

Unnerving zıt anlamlı kelimeler, Unnerving kelime anlamı

Unalarming : Endişe verici olmayan. Panik yaratmayan. Alarma sebep olmayan.