Sell türkçesi Sell nedir

  • Elinden çıkarmak.
  • Sattırmak.
  • Kazıklamak.
  • Ele vermek.
  • Dolap.
  • İnandırmak.
  • Kabul ettirmek.
  • Satmak.
  • Satış yapmak.
  • Aldatmak.
  • İkna etmek.
  • Kandırmak.
  • Alıcı bulmak.
  • Yutturmak.
  • Oyun.
  • Beğendirmek.
  • Üçkağıt.
  • Satılmak.
  • Benimsetmek.
  • Beğenilmek.
  • Dalavere.

Sell ile ilgili cümleler

English: A lot of people are now trying to sell their houses.
Turkish: Şimdi bir sürü insan evlerini satmaya çalışıyorlar.

English: Ali decided to sell his business and retire.
Turkish: Ali işini satmaya ve emekli olmaya karar verdi.

English: Ali could sell that for a lot of money.
Turkish: Ali onu bir sürü paraya satabildi.

English: Ali could sell anything.
Turkish: Ali herhangi bir şey satabilir.

English: Ali and Mary are trying to sell their house.
Turkish: Ali ve Mary evlerini satmaya çalışıyorlar.

Sell ingilizcede ne demek, Sell nerede nasıl kullanılır?

Sell a bargain : Aldatmak. Bir anlaşmayı satmak. Dolandırmak. Birinin bacağını çekmek.

Sell a drug over the counter : İlacı reçetesiz satmak.

Sell at a discount : İndirimli satmak. Ucuza satmak.

Sell at a loss : Zararına satış yapmak.

Sell at a premium : Yüksek kar ile satmak. Kar getirmek. Prim yapmak.

Sell by bulk : Toplu olarak satmak. Çok büyük miktarlarda satmak.

Sell by raffle : Çekilişle satmak. Rastgele çekilişle satmak.

 

Sell at a sacrifice : Zararla satmak. Zararına satmak.

Sell at the spear : Mezatta satmak.

Sell by auction : Haraç mezat satmak. Açık artırma. Açık artırma ile satmak.

İngilizce Sell Türkçe anlamı, Sell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resold : Tekrar satmak. Yeniden satılmış. Tekrar satılmış.

Chisels : Dolandırmak. Sızdırmak. Tornavida. Oymak. Yontmak.

Humbugged : Üçkağıtçılık yapmak. Dümen. Martaval. Şarlatanlık. Hile. Sahtekarlık. Kazık atmak. Riyakarlık.

Dirty trick : Hınzırlık. Alicengiz oyunu. Kancıklık. Pislik. Kötü amaçlarla tasarlanmış plan. Alavere dalavere. Kahpelik. Orospuluk. Adilik.

Went down : Üniversiteden ayrılmak. Geçmek. Kötüleşmek. Mahvolmak. Düşmek. Tatile çıkmak. Onaylanmak. Hastalanmak. Perişan olmak. Gitgide çökmek.

Grassing : Vurmak kuş. Çayıra salmak. Otlak. Vurmak (kuş). Çimlere yaymak. Yere sermek. Çim kaplamak. Otlatmak. Ot yemek.

Hokey pokey : El çabukluğu. Hile. Sokakta satılan dondurma. Hokus pokus.

Covin : Komplo. Anlaşma. Gizli ittifak. Hileli itilaf.

Clip : Kesmek. Koşmak. Maşa. Tutturmak. Vurmak. Kısaltmak. İliştirmek. Hile yapmak. Klipslemek.

Sell synonyms : negociate, sell somebody on, chiseling, give up, fiddles, deceits, convinces, bamboozle, chifforobe, cabinet, deceptions, delate, deceives, haves, carry an item, fobbed, dispose of, reselling, bring home to, satisfy, make believe, brings, be approved of, chicaning, change, dramas, marketed, chicanes, canard, deceive, acting, dispose, give.

 

Sell zıt anlamlı kelimeler, Sell kelime anlamı

Wholesale : Geniş çapta. Toptan olarak. Büyük çapta olan. Toptan alım satım. Toptancılık. Toptancı (tüccar). Toptan satış. Toptan satmak. Büyük çapta. Toptan.

Buy : İnanmak. Kabul etmek. Yutmak. Satın almak.

Take : Tutuş. Hasat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alınan taş. Yazmak. Pay. Alıntı. Avalanan hayvan miktarı. Kavramak. (fotoğraf) çekmek.

Sell antonyms : retail, dissuade.

Sell ingilizce tanımı, definition of Sell

Sell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An imposition. Self. To dispose of in return for something, especially for money. A hoax. To transfer to another for an equivalent. A saddle for a horse. To practice selling commodities. A house. A cell. A cheat. A sill. To give up for a valuable consideration.