Chisels türkçesi Chisels nedir

Chisels ingilizcede ne demek, Chisels nerede nasıl kullanılır?

Chisel bit : Düz matkap ağzı. Keski ucu.

Chisel drilling bit : Keski uç.

Chisel in : Salça olmak. Lafı kesmek. Lafa karışmak. Burnunu sokmak. Sözü kesmek. Maydanoz olmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Araya girmek.

Chisel off : Bie iskarpela (oyma bıçağı) ile kesip koparma. Keski ile kesmek veya koparmak.

Chisel steel : Keski çeliği.

Chisel teeth : Kemiricilerin küskü şeklindeki dişleri. Küskü dişleri.

Mortice chisel : Zıvana keskisi.

Carving chisel : Oymacı kalemi.

Tungsten chisel steel : Volframlı keski çeliği.

Cape chisel : Saplama kalemi. Yassı keski.

İngilizce Chisels Türkçe anlamı, Chisels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chisels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Character : Sıfat. Bir olay ya da bireyin ayırıcı özellikleri toplamı. İnsanın etkinliklerine, yaşama koşullarına bağlı olan ve eylemlerinde açığa vurulan durağan düşünüş özelliklerinin tümü. Nitelik. Özyapı. Karakteristik yapı. Kişilik. Rol. Ahlak. Tabiat.

Drips : Damlamak. Akıtmak. Sevimsiz kimse. Damlatmak. Damla damla akmak. Damlalıkla sıvı verme. Damla.

Carve : Oyma ile süslemek. Hakkaklık yapmak. Hakketmek. Sofrada eti kesip dağıtmak. Doğramak. Oymalarla süslemek. Tavuk vb kesmek. Kesmek. Oymacılık yapmak.

 

Edge tool : Keskin ağızlı alet. Ucu keskin keski. Keskin alet. Kenar aleti.

Bunco : Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Dolandırıcılık. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

Bleed : Boşaltmak (sıvı, gaz). Kaçırmak. Boyası akmak. Kan kaybetmek. Kanamak. Para sızdırmak. Akmak (boyası). Kan gelmek. Kan ağlamak.

Association : Olaylar ya da değişkenler arasında bir bağıntının bulunduğu izlenimini veren birlikte değişme. Tekizlerin eklenmesiyle çoğuz birleşiklerin oluşumu. İşbirliği. Aynı ekolojik ortamı işgal eden aynı ya da farklı türdeki bitkilerden oluşan topluluk. Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Ortaklık. Çağrıştırma. Birliktelik. Kafada birleştirme.

Dripped : Sevimsiz kimse. Damlamak. Damla damla akmak. Damlatmak. Damlalıkla sıvı verme. Akıtmak. Damla.

Drip : Damlamak. Sevimsiz. Damlayan su. Akıtmak. Damlalıkla sıvı verme. Damla damla akmak. Damlatmak. Damlama sesi. Damlama.

Effuses : Sızmak. Yayılmak. Açılmak. Akmak. Taşmak. Taşırmak. Dökmek. Dışarı akıtmak. Yaymak.

Chisels synonyms : set chisel, wood chisel, firmer chisel, drove chisel, caved, bilks, well defined, cavitates, exudes, chiseling, cut, effuse, effused, exuded, bamboozles, hacked, buncoed, clipped, bilk, bamboozling, bunkoed, burin, effusing, cavitate, boy scout troop, screwdriver, chip, distinct, cave, drove, fair, fine away, channel.

 

Chisels zıt anlamlı kelimeler, Chisels kelime anlamı

Indistinct : Ayırt edilemez. İyice görülmeyen. Bulanık. Belli belirsiz. Müphem. Silik. Belirli belirsiz. Belirsiz. Hayal meyal. Muğlak.

Undercharge : Değerinden az fiyat istemek. Değerinden az para istemek. Az şarj etmek. Gerekenden düşük fiyat vermek. Gerekenden az almak. İyi doldurmamak. Az para almak. Gerekenden düşük fiyat. Değerinden az fiyat. Gerekenden az para istemek.