Kazıklamak nedir, Kazıklamak ne demek
- Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak

- Kazık cezasına çarptırmak.
- Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.
Yerel Türkçe anlamı:
Bekletmek.
Arsayı bölümlere ayırmak, parsellemek.
Rahatsız etmek.
Kazıklamak kısaca anlamı, tanımı:
Kazık : Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Çok zor (soru, sınav vb.). Direk, sopa. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Aldatma.
Kazı : Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması. Hak. Bir yeri kazma işi, hafriyat.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Arsa : Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer.
Sınır : Uç, son. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.
Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.
Çakmak : Anlamak, bilmek. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. Vurarak sokup yerleştirmek. Sınavda başarısız olmak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İçki içmek. Çivi ile tutturmak. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Saplamak. Vurmak. Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Parıldamak, ışık vermek. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Değer : Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün nitelik, meziyet, kıymet.
Çarptırmak : Yankesiciye kaptırmak. Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak.
Diğer dillerde Kazıklamak anlamı nedir?
İngilizce'de Kazıklamak ne demek? : v. cheat, overcharge, skin, bunco, chisel, clip, fleece, fob, fob smb. off, gouge, have smb. on, Jew, nick, put it on, put it over on, rook, sell, soak, sting, stuff smb., rush
Fransızca'da Kazıklamak : empaler, carotter, étriller, estamper, duper
Almanca'da Kazıklamak : v. neppen

Bu kısımda Kazıklamak nedir? Kazıklamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kazıklamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kazıklamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.