Sell a bargain türkçesi Sell a bargain nedir

Sell a bargain ingilizcede ne demek, Sell a bargain nerede nasıl kullanılır?

Sell : Satılmak. Yutturmak. Satış yapmak. Alıcı bulmak. Aldatmak. Dolap. Beğendirmek. Kabul ettirmek. İkna etmek. Oyun.

A : Herhangi bir. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Miktar belirtir.

Bargain : Uzlaşma. Teklif (pol.). Teklif. Pazarlık etmek. Pazarlık. Karşılık (pol.). Anlaşma. Kelepir. Değiş tokuş etmek. Uyuşmak.

Sell a drug over the counter : İlacı reçetesiz satmak.

Sell at a discount : İndirimli satmak. Ucuza satmak.

At a bargain price : İndirimli özel fiyat. Düşük fiyata. İndirimde.

Sell at high rate : Yüksek fiyata satmak. Çok paraya satmak.

A bargain is a bargain : Söz bir kere verilir. Anlaşma anlaşmadır.

Clinch a bargain : İyi bir anlaşma yakalamak. İyi pazarlık etmek.

Sell at the spear : Mezatta satmak.

İngilizce Sell a bargain Türkçe anlamı, Sell a bargain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sell a bargain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chiseling : Sızdırmak. Oymak. Taraklama. Yontma. Kesme işlemi. Kazıklamak. Pürüzlendirme. Yontmak.

 

Blear the eyes : Gözleri kamaştırmak. Kandırmak. Zorla kabul ettirmek. Gözler. Sulandırmak. Empoze etmek. Hile ile kabul ettirmek.

Bilking : Dubara. Kandırmak. Borç takmak. Hile. Ödememek. Dolandırıcı.

Befooled : Aptal yerine koymak. Kandırmak. İşletmek.

Beguile : Çekmek. Büyülemek. Ayartmak. Kandırmak. Aklını çelmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Saptırmak. Eğlendirmek. Cezbetmek.

Cheats : Hileyle elinden almak. Kandırmak. Razı etmek. İhanet etmek. Kazıklamak. Kazık atmak. Keklemek. Hile yapmak.

Betrays : Kötüye kullanmak. İhanet etmek. Açığa vurmak. Ağzından kaçırmak. Hıyanet etmek. Hiyanet etmek. Ele vermek. Yanlış yola sevk etmek. Hainlik etmek.

Chisel : Heykeltıraş kalemi. Sızdırmak. Kalemle oymak. Keski. Kalem. Yontmak. Kazıklamak. Oymak.

Buncos : Kazıklamak. Dolandırıcılık. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

Bilks : Hile. Borç takmak. Dubara. Kandırmak. Ödememek. Dolandırıcı.

Sell a bargain synonyms : bamboozling, befool, befools, bamboozles, chiselling, bunkoing, bilk, bunkoed, bamboozle, cheat, buncoed, cheated, bilked, buncoing, beguiles, be unfaithful, betray, bunco.