In a delicate situation türkçesi In a delicate situation nedir

  • Hassas bir durumda.
  • Kırılgan bir halde.
  • Her an kötüye dönebilir bir şekilde.
  • Kolayca bozulabilir bir durumda.

In a delicate situation ingilizcede ne demek, In a delicate situation nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. İçeri doğru yönelen. İçine. Da. İç. İçinde. Tutulan. Mevsimi gelmiş. İktidardaki. Çok moda olan.

A : La (müzik terimi). Argonun simgesi. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Pek iyi. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Delicate : Leziz. İnce (iş). Hassas. Kibar. Yumuşak (dokunuş). Lezzetli. İnce. Nazik. Nazlı. Narin.

Situation : Halet. Vazife. Hal. Ekmek kapısı. Yer. Görev. Şartlar. Yağday. Memuriyet.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta. Kötü bir yolla. Negatif bir yolla.

In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Kötü bir ruh halinde.

In a bad temper : Öfkeli olarak. Sinirli. Kızgınca. Sinirli olarak. Burnundan soluyan. Kızgın. Öfkeli. Öfkesi burnunda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor bir halde. Zor durumda. Zor bir durumda.