Delicate türkçesi Delicate nedir

  • Kırılgan.
  • Düşünceli.
  • Nazik.
  • Tetik.
  • Leziz.
  • Lezzetli.
  • Kibar.
  • Güvenli.
  • Duyarlı.
  • Narin.
  • Kolay kırılabilen.
  • İnce.
  • Hassas (konu).
  • Yumuşak (dokunuş).
  • Nazlı.
  • İnce (iş).
  • Hassas.
  • Titiz.

Delicate ile ilgili cümleler

English: Can I ask you a delicate question?
Turkish: Size hassas bir soru sorabilir miyim?

English: A baby has delicate skin.
Turkish: Bir bebeğin hassas cildi vardır.

English: He was a weak and delicate child.
Turkish: Cılız ve narin bir çocuktu.

English: I am now in a delicate position.
Turkish: Şu anda hassas bir konumdayım.

English: Happiness is a delicate flower.
Turkish: Mutluluk narin bir çiçektir.

Delicate ingilizcede ne demek, Delicate nerede nasıl kullanılır?

Delicate balance : Çok kırılgan olan denge durumu. Hassas denge. İnce denge.

Delicate fabric : Narin çamaşırlar.

Delicate fabric of understanding : Üzerine ilişkilerin kurulu olduğu kırılgan iletişim ağı.

Delicate hint : Narin iz. Küçük iz. Çok açık ve anlaşılır olmayan ipucu. Küçük ipucu.

Delicate matter : İnce iş. Nazik konu. Hassas konu.

Delicates : Leziz. Kırılgan. Yumuşak (dokunuş). Hassas. Titiz. Kolay kırılabilen. Hassas (konu). Tetik. Kibar. Narin.

In a delicate situation : Her an kötüye dönebilir bir şekilde. Kırılgan bir halde. Hassas bir durumda. Kolayca bozulabilir bir durumda.

 

Delicately : İhtiyatla. Dikkatli bir şekilde. Büyük bir özenle. Kibarca. Duyarlı bir şekilde. Narince. Dikkatle. İncelikle. Hassasça.

Delicatessen food : Meze.

Kept the delicate balance : Hassas dengeyi devam ettirdi. Sabit durumu sürdürdü. Hassas dengeyi korudu.

İngilizce Delicate Türkçe anlamı, Delicate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delicate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aristocratical : Aristokrasi ile ilgili. Soylu. Asil.

Coyest : Cilveli. İsteksiz. Mahcup. Alabama eyaletinde şehir. Utangaç. El bebek gül bebek. Çekingen. Nazenin.

Watchful : Uyanık. Basiretli. Dikkatli. Tetikte. Sakıngan.

Feeling : His. Duyu. Acıma. Duyarlık. Farkında olma. Hassasiyet. Dokunum. Duyma. Duygu. Heyecan.

Agile : Hareketli. Kıvrak. Atik. Çevik. Becerikli. Levent. Faal.

Chivalric : Sadık. Cömert. Yürekli. Cesur. Saygıdeğer. Soylu. Yiğit.

Feeling heart : Duyarlı (bir insana ilişkin). Sempatik. Empatik.

Has a good taste : Lezzetli bir tadı var. Tadı iyi. İyi bir tadı var.

Frailest : Dayanıksız. Zayıf. Kolay kırılır. Nanemolla. Hafif ve kırılgan. Zayıf (şans vb). Tatsız. Hafif. Ahlaksız.

Appetizing : İstek uyandıran. İştahlandıran. İştah açıcı.

Delicate synonyms : difficult, light handed, blancmange, delicates, skilled, exorable, tricky, affable, rose water, careful, slipperier, delectable, appetising, chivalrous, secured, civiler, trickiest, forethoughtful, gustful, delicious, impressible, gossamer, frail, meditative, petted, detents, coy, arch, full bodied, safe from, favoured, breakable, mincing.

Delicate zıt anlamlı kelimeler, Delicate kelime anlamı

 

Weakness : Zayıf taraf. Dayanıksızlık. Kuvvetsizlik. Zaaf. Zayıflık. İnginlik. Hasta oluş. Cansızlık. Halsizlik. Sönüklük.

Strong : Demir gibi. Sert. Domuz gibi. Sağlam. İradeli. Koyu. Kesif. Yetenekli. Güçlü. İstikrarlı.

Rugged : Engebeli. Bet (ses). Yalçın. Sağlam. Cefakar. Sarp. Kuvvetli. Pürüzlü. Dayanıklı. İnişli çıkışlı.

Delicate antonyms : unbreakable, robust, unskilled.

Delicate ingilizce tanımı, definition of Delicate

Delicate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Addicted to pleasure. Voluptuous. Alluring. Luxurious. A choice dainty. A delicacy.