Frailest türkçesi Frailest nedir

  • Çelimsiz.
  • Yavan.
  • Kırılgan.
  • Zayıf (şans vb).
  • Narin.
  • Kolay kırılır.
  • Dayanıksız.
  • Hafif.
  • Tatsız.
  • Zayıf.
  • İnce ve güçsüz.
  • Nanemolla.
  • Ahlaksız.
  • Hafif ve kırılgan.

Frailest ingilizcede ne demek, Frailest nerede nasıl kullanılır?

Frailer : Kırılgan. Zayıf. Narin. Zayıf (şans vb). Hafif ve kırılgan. Ahlaksız. Tatsız. Yavan. Nanemolla. Dayanıksız.

Frail : Yavan. Sağlıksız. Hafif ve kırılgan. Kırılgan. Zayıf. Çelimsiz. Narin. Ahlaksız. İnce ve güçsüz. Kolay kırılır.

Frailly : Kolay kırılır bir şekilde. Zayıf fiziksel veya ruhsal durumda. Tatsız bir şekilde. Zayıf bir şekilde. Kırılgan bir şekilde. Ahlaksız bir şekilde. Dayanıksız bir biçimde. Kuvvetsizce.

Frailness : Zayıflık. Çelimsizlik. Güçsüzlük. Hafiflik. Narinlik.

Frails : Dayanıksız. Çelimsiz. Hafif ve kırılgan. İnce ve güçsüz. Zayıf (şans vb). Nanemolla. Narin. Kırılgan. Ahlaksız. Zayıf.

Afraid : Korkar. Korkmuş.

Frailties : Narinlik. Zayıflık (umut veya şans vb'nde). Zayıflık. Zaaf. Hafif ve kırılgan olma. İrade zayıflığı. Kolay kırılma. İnce ve zayıf nahif olma. İnce ve güçsüz olma.

Taffrails : Morfidar. Kıç küpeştesi. Geminin kıç tarafını çevreleyen tırabzanlar.

Fraise : Şarampol. Siper kazığı. Kırmalı yakalık. Freze.

Frailty : Kolay kırılma. Hafif ve kırılgan olma. Narinlik. İrade zayıflığı. Dayanıksızlık. Zayıflık. İnce ve güçsüz olma. Zaaf. İnce ve zayıf nahif olma. Zayıflık (umut veya şans vb'nde).

 

İngilizce Frailest Türkçe anlamı, Frailest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frailest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feeble : Güçsüz. Eli ayağı tutmayan. Kuvvetsiz. Çürük. Çıtkırıldım. Kötü.

Corrupted : Bozulmuş. Virüslü. Sapık. Bozuk. Sahtekar. Berbat olmuş. Lekelenmiş.

Bastardly : Dejenere olmuş. Sahte. Bozulmuş. Evlilik dışı doğan. Yozlaşmış. Alçak. Yolsuz. Evlilik dışı doğmuş. Taklit.

Finespun : Dayanıksız ve çürük (bir kumaş hakkında, vb.). Aşırı derecede rafine edilmiş. Arındırılmış. İnce. Saflaştırılmış. Çok ince. Zarif.

Depraved : Baştan çıkmış. Ahlakı bozuk. Bozulmuş. Bozuk. Bozulmaya uğramış.

Cachexia : Aşırı zayıflama. Genel durumun kötü beslenme, kronik hastalıklar ve tümör gibi nedenlerle ileri derecede ve belirgin olarak bozulması sonucu aşırı zayıflama, beden zayıflığı, azalan besi durumu, kaşeksi, emasiasyon. Kronik veya malignan bir hastalığın seyri sırasında meydana gelen ileri derecede zayıflama, sıskalık. Zafiyet. Kaşeksi. Zayıflama. Sıskalık. Beden zayıflığı.

Wasting : Harap eden. Boşa harcama. Boşa harca. Tükenen. Mahveden. Aşırı zayıflatan. Belirli bir ömre sahip sabit varlıklar.

Cruder : İlkel. Kaba. Ham. Basit. İşlenmemiş. Cırlak (renk). Nezaketsiz.

Puny : Ehemmiyetsiz. Önemsiz. Cılız. Güçsüz. Gelişmemiş. Saçma. Ufak. Aciz.

Disorderly : Azgın. Gürültülü. Nizamsız. Bakımsız. Başıbozuk. Dağınık. Allak bullak. Düzensiz. Karışık. Taşkın.

 

Frailest synonyms : astheny, dulcet, amoral, dainties, dirtier, anile, blandest, runtier, diluted, boniest, fragile, delicate, haggards, dull, cachexy, flimsy, brusk, airiest, nondurable, blander, feebleness, friable, baldest, eggshell, abandoned, frails, bonier, dry, finest, haggard, valetudinarianism, draggletailed, airy.

Frailest zıt anlamlı kelimeler, Frailest kelime anlamı

Fitness : Uygunluk. Form. Yetenek. Uygun olma. Sağlık. Formdalık. Zindelik. Formda olma. Fitnes. Bedenen formda olma.