Delly türkçesi Delly nedir

  • Şarküteri.
  • Peynir hazır salata ve pişmiş et satan dükkan.
  • Mezeci dükkanı.
  • Mezeci.
  • Bu tür dükkanlarda satılan ürünler (pişmiş et ve hazır salata gibi).
  • Hazır yemekçi.

Delly ingilizcede ne demek, Delly nerede nasıl kullanılır?

Dell computers : Texas (abd) merkezli iyi bilinen bir bilgisayar şirketi. Power edge 2300 sunucuları imalatçısı. Dell bilgisayar.

Michael dell : Teksas'ta (abd) bulunan dell bilgisayar şirketinin başkanı ve genel müdürü.

Dell : Vadi. Kuytu yer. Korulu vadi. Küçük vadi.

Dells : Kuytu yer. Vadi.

Aeromodelling : Uçak tasarımı. Uçak maketleri yapma hobisi. Uçak modelleri tasarlama ve yapma.

Agent oriented modelling technique : Ajan odaklı modelleme tekniği. Ajan programlar kurmaya yarayan teknoloji. Aomt.

Conceptual modelling : Kavramsal modelleme.

Benjamin of tudella : Benjamin of tudela. Ortaçağ musevi seyyah ve yazar (book of travels {seyahatler kitabı} yazarı).

Chandelle : Chandell (aynı zamanda hem irtifa kazanmak hem de rotasını değiştirmek bir uçağın yaptığı ani dikine tırmanıcı dönüş) gerçekleştirmek. Ani ve keskin tırmanarak dönüş. Şandel.

Bdellium : Bir çeşit kokulu reçine. Reçine üreten bitki. Hoş kokulu reçine.

İngilizce Delly Türkçe anlamı, Delly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Postpone : Ötelemek. Sonraya bırakmak. Tecil etmek. Rafa koymak. Ertelemek. Tehir etmek. Geciktirmek. Rafa kaldırmak.

Shelve : Şimdilik vazgeçmek. Hasıraltı etmek. Ertelemek. Rafa kaldırmak. Emekliye ayırmak. Meyletmek. Aldırmamak. Şevlenmek. Rafa koymak. Meyilli olmak.

Hypochondrium : Üst karın bölgesi (anatomi terimi). Üst karın bölgesi. Hipokondriyum.

Hold off : Yaklaştırmamak. Gecikmek. Geciktirmek. Mesafe koymak. Geri durmak. Uzak tutmak. Olmamak. Gerçekleşmemek. Beklemede kalmak. Beklemek.

Bowel : İç kısım. Bağırsak.

Torso : Yarım kalmış çalışma. Gövde. Gövde heykeli. Bacaksız. Kolsuz ve başsız gövde. Ve başsız insan vücudu. Gövde (insana ait). Heykel gövdesi. Kolsuz. İnsan gövdesi.

Intestine : Bağırsaklar. Ülke içi. İnce bağırsak. İç. Midenin pilor ucundan anüse kadar uzanan sindirim kanalı bölgesi. insanda ince bağırsak (duodenum, jejunum, ileum) ve kalın bağırsak (çekum, kolon, rektum) kısımlarından oluşur. diğer hayvanlarda bu bölgeye karşılık gelen sindirim kanalı bölgesi. Bağırsak. Midenin pilor ucundan anüse kadar uzanan sindirim kanalı, intestin. İntestin.

Omphalos : Göbek. Merkez. Orta yer.

Remit : Bağışlamak. Yatıştırmak. Vazgeçmek. Kolaylaştırmak. Mola vermek. İptal etmek. Para göndermek. Günah çıkarmak. Affetmek. (borç veya ceza vb'den) kurtarmak.

Bodega : Şarap mahzeni. Şarap dükkanı. Küçük bakkal. Şarap bodrumu. Küçük gıda dükkanı. Özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan. İspanyolca konuşulan ülkelerde şarap dükkanı.

 

Delly synonyms : drag one's heels, colic artery, body part, omphalus, arteria colica, abdominal muscle, drag one's feet, dilly dally, umbilicus, gut, set back, venter, hesitate, abdominal, bodegas, procrastinate, wait, shillyshally, defer, body, trunk, delis, abdominal cavity, hold back, belly button, stomach, dillydally, delicatessens, delicatessen, underbody, underbelly, navel, abdomen.

Delly zıt anlamlı kelimeler, Delly kelime anlamı

Rush : Hücum etmek. Telaş. Telaş etmek. Koşuşturmak. Sıkboğaz etmek. Acele etmek. Koşmak. Acele. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Yetiştirmek.

Accelerate : Tacil etmek. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. İvme kazandırmak. Hız kazanmak. Hızlandırmak. İvme vermek. Özendirmek. Süratini artırmak. Tesri etmek. İvdirmek.

Activity : Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Etki. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Meşguliyet. Faaliyet. Hareketlilik. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. İş. İşlem.