Rush türkçesi Rush nedir
- Yetiştirmek.
- Düşünmeden girişmek.
- Hızlı akmak.
- Koşmak.
- Üstüne çullanmak.
- Telaş etmek.
- Üstüne atılmak.
- Aceleye getirmek.
- Şiddetli esmek.
- Asılmak (amerikan ingilizcesi).
- Acele.
- Telaş.
- Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi).
- Koşturmak.
- Acele etmek.
- Atılmak.
- Sıkboğaz etmek.
- Kur yapmak (amerikan ingilizcesi).
- Acele ile göndermek.
- Acele ettirmek.
- Saldırmak.
- Çabucak halletmek.
- Koşuşturmak.
- Hücum etmek.
- Sıkıştırmak.
Rush ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't like to ride the subway during rush hour.
Turkish: Ali iş çıkış saatleri sırasında metroya binmeyi sevmez.
English: Don't rush me.
Turkish: Beni koşturmayın.
English: Don't rush me. I'm thinking.
Turkish: Sıkboğaz etmeyin. Düşünüyorum.
English: Don't rush into marriage.
Turkish: Evlenmek için acele etmeyin.
English: As soon as I have written the letter I will rush to the post office.
Turkish: Mektubu yazar yazmaz postaneye koşacağım.
Rush ingilizcede ne demek, Rush nerede nasıl kullanılır?
Rush a bill through : Bir kanun tasarısını acele ile meclisten geçirmek.
Rush hour : Kalabalık saat. Yoğun saat. İş gününde trafiğin en yoğun olduğu zaman. Trafiğin yoğun olduğu saatler. Kalabalık zamanı. Trafiğin en yoğun olduğu saatler. İşe gidiş-geliş sögenleri. İşe gidiş-geliş saatleri. İş çıkış saati. Paydos saati.
Rush in : Aceleye getirmek. Aniden gelmek. Acele ile girmek. Üşüşmek. Paldır küldür karar vermek. Dalmak.
Rush order : Acele sipariş.
Rush out of the room : Odadan fırlayıp çıkmak.
Sweet rush : Tatlı telaş.
Rush print : Deneme kopyası. Deneme eşlemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir basımda ilk elde edilen, kertelemesi yapılmamış, basım yanlışlarının düzeltilmesinde kullanılan eşlem.
Paper rush : Papirüs.
Fools rush in : Ahmaklar acele eder. Akılsız insanlar genellikle pervasız ve düşüncesizdir. Aptallar paldır küldür içeri dalar. Aptallar düşünmeden hareket eder.
In a mad rush : Telaş içinde. Alelacele. Çılgın gibi. Aceleyle.
İngilizce Rush Türkçe anlamı, Rush eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rush ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bucket along : Hızla katetmek. Acele ile gitmek. Boyunca hızla gitmek.
Flying : Ritmik jimnastik. Uçurma. Dövüş sporları. Payanda. Uçan. Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu. Havacılık. Uçuş. Hızla geçen. Savrulan.
Hurries : İvmek. Hızlandırmak. Çabuk olmak. Aceleyle götürmek.
Coached : Antrenman yaptırmak. Yetiştirilmiş. Hazırlamak. Araba ile gezmek. Özel ders vermek. Eğitmek. Özel hocalık yapmak. Yetiştirilen.
Be dismissed : Kovuldu. İşine son verildi. Açığa çıkarılmak. Görevden çıkarılmak. Görevlerinden azledildi. Görevden alınmak. Azledildi. Kovulmak. Salıverildi. Azledilmek.
Galloped : Dörtnala koşturmak. Dört nala koşmak. Dörtnala koşmak. At koşusu. Dörtnala gitmek. Eştirmek. Dört nala gitmek. Acele götürmek. Dörtnala gitme.
Swoop on : Saldırmak (kuş). Baskın yapmak.
Hotfoot : Gazlamak. Acele ile gitmek. Acele ile. Kibrit şakası. Hızlı hareket etmek. Hakaret.
Charge : Yüklemek (enerji veya elektrik). Şarj. Suçlamak. Uyarmak. Bilgi vermek. İtham etmek. Yüklemek. Üzerine atmak.
Rush synonyms : thrust ahead, locomote, rush along, cannonball along, rushing, bombarded, aggressed, drives, attack, begin singing, bombards, besets, cradled, importuning, leg, importunes, hustle, ferment, beating up, disturbances, dashes, scampers, disturbance, hustled, clipped, burst, bundle, scampered, bear against, hustles, get a move on, run, disciplining.
Rush zıt anlamlı kelimeler, Rush kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Linger : Uzamak. (ağrı) kolayca geçmemek. Durmak. Ayrılamamak. Kalmak (gitmesi gerekirken). Geçmişte kalmak. Oyalanmak. Gecikmek. Gitmemek. Geçmek bilmemek.
Delay : Yubanmak. Oyalanmak. Ertelemek. Savsaklamak. Yubatmak. Oyalamak. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Süre. Alıkoymak. Askıda bırakma.
Rush ingilizce tanımı, definition of Rush
Rush kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, armies rush to battle. A moving forward with rapidity and force or eagerness. A violent motion or course. A rush of water. To move forward with impetuosity, violence, and tumultuous rapidity or haste. A rush of winds. A name given to many aquatic or marsh-growing endogenous plants with soft, slender stems, as the species of Juncus and Scirpus. To hurry forward. To push or urge forward with impetuosity or violence. Waters rush down a precipice. As, a rush of troops.

Bu kısımda Rush kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rush ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rush anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rush ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.